Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '09

 
Kategori
Gelenekler
Okunma Sayısı
4609
 

Mardin folklorüne dair bazı tespitler

GİRİŞ: Güneydoğu Anadolu bölgesinin şirin illerinden biridir Mardin. Güney illerimizin orta kapısıdır. .Dicle bölümünde Diyarbakır, Siirt, Hakkâri, Şanlıurfa illeri arasında bir köprü olduğu gibi Irak ve Suriye arasında da komşuluk ilişkileri ileri derecede yüksek, tarihsel değerlere sahip kültürü ile bilinen, konuksever, yurtsever insanların yer aldığı adı dünyaca bilinen zengin bir ilimizdir. Milli Mücadele tarihimizde de düşmana yüz vermemiş, cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de yanında yer almıştır. Halk arasında gecenin altın gerdanlığı ve yiğitlerin, mertlerin diyarıdır Mardin. Taşa şekil veren, taş yapılı eserleriyle ünlenen bir kenttir .

Mardin tarihi M.Ö. üç bin senelik öncelere kadar gider. Bu şehirde, Hititler, Romalılar, Persler, Asurlular Selçuklular ve Artukoğulları hüküm sürmüşlerdir. Dicle ile Fırat’ın suladığı verimli, alüvyonlu Mezopotamya toprakları içinde yer alır..<ı>( 1 )

Mardin kenti ve civarı farklı dinlerin bir araya gelip kardeşçe yaşandığı bir yerdir.Süryani Cemaati Mardin Metropoliti Saliba Özmen, Mardin’de farklı dinler arasında yaşanan kardeşliğin tüm dünyaya örnek olması gerektiğini söyler.Hıristiyanlar, Müslümanlar, ve Yezidilerin Mardin’de ve yöresinde asırlar boyu beraber yaşadıklarını hatırlatır. Özmen; 2004 yılında Mardin’de düzenlenen bir diyalog platformunda Hz. İbrahim’ in aydınlığında :” <ı>Bizler din adamları olarak bölgemizde ve Türkiye genelinde barışın ve huzurun sağlanması için diğer Müslüman kardeşlerimiz olan din adamları ile birlikte dua ettik.Bence insanlar ne kadar çok birlikte dua ederlerse ortak değerleri ne kadar çok paylaşırlarsa dünyamız o derece daha da güzelleşir, huzur bulur.” diye ifade eder.

Her toplumun kendine özgü birlikte yaşadığı kültür değerleri vardır. İnsan bu değer ölçüleri ile toplum içinde yer alır. Atalarımızın bizlere bıraktığı kültür değerleri vardır.Bu değerlerimizi kuşaktan kuşağa, yaşatmalıyız.Korumalıyız. Kültür değerlerine sahip çıkmayan uluslar tarihin haşin realitesi içinde silinip gitmişlerdir. Ulusların çağdaş uygarlık düzeyinde yerleri almaları için her şeyden önce kendi öz değerlerine önem vermeleri gerekir. İşte bu gün, bir araya geldiğimiz MARDİN’İ tanıtmaya çalışan Uluslararası “Mardin Haftası Etkinliği” MAREV VAKFI’NIN amaçları doğrultusunda bu programı hazırlamışlardır.

Böylesine güzide ve değerli bir uluslararası bir bilgi şöleninde hepsinden söz etmek olası değildir. Ben bir Mardinli olarak 1970’lerden bu yana Yakından ve uzaktan Mardin Folkloru bağlamında gelenekleri, göreneklerini araştırdım ve yazdım.“<ı>Mardin Folkloru Gelenekler ve Görenekler “ adını taşıyan kitabımı Ankara ‘da Marev Vakfı yardımları ile ( 224 sayfalık ) bir kitapta topladım; kitabımı Marev vakfına bağışladım.( 1998.).

MARDİN FOLKLORUNU İNCELERKEN:

MARDİN ve yöresinde değişik dil, din, Kültür ortaklığı ve hoşgörü ortamında ulaşa bildiğim folklorik konular adetleri, görenekleri ve gelenekleri şu başlıklar altında toplayabiliriz:

Dini inanışlar ve batıl itikatlar, çocuklarda 40.gün, ölüm ve yas günlerinde adetler, bayramlarda gelenekler, görenekler, Mardin yöresinde sünnet olayı, kirvelik, yılbaşı eğlenceleri, mevlit okuma gelenekleri, yeni doğan çocuklarda kulağa ezan okuma, çocuklarda köstek bağlama, Kızıltepe İlçesi , Esenli Köyü’nde sağıma başlama adetleri ve törenleri, Mardin yöresinde düğünler, kız isteme kız kaçırma, başlık konusu, gelin getirme gelenekleri, kına gecesi, düğünlerde Şabaş olayı, düğünlerde bekâr oğlağı, Mardin ve yöresinde sofrada kelle geleneği, ACI KAHVE ( Mırra ) ikramı, Mardin yemekleri, Mardin Türküleri, Mardin Halk oyunları, Mardin’de söylenen Atasözleri, bilmeceler ve Mâniler , “Yola Çıktım Mardin’e” türküsünün öyküsü, Mardin’e has bazı ev eşyaları, Mardin’de kuyumculuk ve gümüş işleri, telkâri işleri, Mardin’de Daklar ve dövmeler, Tarihi eserler, Turizm, el sanatları, sepet ve sepetçilik, taşçılık, Mardin Bilâli Köyü’nde yapılan geleneksel şenlikler, Tarihi yerler ve yatırlar, Sultan Şeyhmus yatırı, Çelkâniler, kırk çeşmeler efsanesi, Melmetun Kızın Efsanesi, Mardin ve yöresinde tarihi camiiler ve hamamlar, Süryani Kadim Cemaati ve Deyrül Zaferan manastırı, diğer kiliseler, Kurtuluş savaşında Mardin ve Mardin’in Kurtuluşu ( 21 Kasım 1922). Mardin’in yetiştirdiği bilim adamları, şairler, yazarlar, ve müzisyenler. Mardinli hayırseverler ve Mardin’de İz bırakanlar. ( 2 )

Mahalli Kıyafetler :( Giysiler) : eski örf ve adetlerine, gelenek ve göreneklerine son derece bağlıdır. Bu gelenek ve göreneklerine göre de yaşayış tarzı, giyim ve kuşam bakımında yöresel özellikler taşır.Erkeklerin giydikleri meşlah ve başlarına sardıkları puşu her geçen gün biraz daha azalmaktadır.Bunun yerini kasket, şapka, ceket ve şalvar almaktadır. Kasaba ve şehirlerde halkın yüzde 70’şi modern tarzda giymektedirler.

Köylü kadın kıyafetleri ise bölgelere göre değişmektedir. Örnek olarak ova ve dağ köyleri arasında bile bu giyim tarzı bazı farklılıklar gösterir Dağ köylerinde denge denilmen bir çeşit fesin üzerinde birkaç eşarp ( eşarpların sayısı fazla olup kırmızı, yeşil, sarı, pembe ) gibi renklerle üzerine bağlanır.

Ova köylerinde kadınlar ise sadece başlarına renkli bir puşu sarmaktadırlar. Diğer beden ve ayak giysileri ise dağ köylerindeki gibidir. Ancak her iki kesimde de bekâr kızların değişik giyimleri vardır. Bekâr kızların kullandığı başörtülerinin hepsi renklidir. Evlendikten sonra başlarına keten veya şifondan yapılan beyaz renkte başörtüsü bağlarlar.( 3 )

Şehir ve kasabalardaki kadınların giysileri tamamen medeni ve çağdaş giyimlidir. Halkımız arasında giyim kuşam bağlamında bir söz vardır:”Moda Fransa’dan çıkar, ama ilk önce Mardin’de uygulanır” derler..

DİNİ İNANIŞLAR VE BATIL İTİKATLAR :

Her bölgenin ve her yörenin kendine özgü bazı inanışları vardır.Batıl itikatlara rastlamak olasıdır. Örneğin ağaçlara bez, çaput, renkli ipler bağlamak, Genel olarak kadınlar arasında bu tür batıl itikatlara rastlamak mümkündür..Cuma günleri iş yapmak, çarşamba günleri evleri süpürmek, cumartesi günleri hamama gitmek, geceliğin tırnak kesmek, yine geceliğin ev süpürmek gibi işlerin yapılması uğursuzluk getireceklerine inancı vardır. Yine erkek çocukları olmayan bazı ailelerin erkek çocukları olduğu zaman yedi yaşına kadar bu çocukların saçını hiç kesmezler. Çocuk yedi yaşına gelince özel bir törenle saçları bir berber tarafından tıraş edilir. Bu tıraş anında adeta bir merasim yapılır. Kesilen saçlar tartılarak ağırlığı kadar berbere bahşiş vermek adettendir.

BAYRAMLARDA ADETLER:

Mardin ve yöresinde bayramlar bir başka kutlanır. Bayram öncesi evlerde bir hayli hazırlıklar yapılır Evler baştanbaşa badana edilir, genel bir temizlik yapılır. Bayram için çocuklara giysiler, çeşitli hediyeler alınır. Sosyal ve toplumsal yaşantımızda özellikle Mardin ve çevresinde yaşanan

bayramların kendine özgü ayrı bir yeri vardır. Bayram namazından sonra bayramlaşma yapılır, büyükler, hastalar ziyaret edilir, büyüklerin elleri öpülür, küçüklere çeşitli armağanlar verilir. Bayram sabahı veya bayram akşamından önce mezarlıklar ziyaret edilir, mezarlıklarda Kur’an ‘ı Kerim okunur, .Burada çocuklara şeker, lokum dağıtılır, çorap, mendil gibi hediyeler de verilir, çocuklara harçlık vermek adettendir.

BAYRAM YEMEĞİ:

Köylerde genel olarak bütün evlerde bayram yemeği yapılır. Yemekler Mardin

Mutfağına uygun özel yemeklerdir. Bayram gezmesi sırasında ziyarete gelenlere ikram edilir. Yemeklerden sonra çay, isteyene kahve, ikram edilir.Tabi şeker kolonya da verilir.Bu bayram yemekleri çok külfetli ve ağır olarak yapılır. Yemeklerden sonra tekrar acı kahve ( mırra ) ikram edilir.

Köylerde yine herkes yemek yaptığı gibi bir de köyün ileri gelenleri, Makul, ağa, muhtar v.s.köyün ileri gelenleri gibi kişiler özel bir yemek şöleni hazırlıyorlar. Bu yemeğe tüm köy halkı ile birlikte komşu köylerden de davet edilenler olur.Yemek sırasında küskünler varsa barıştırılır. barış için bu fırsat değerlendirilir. Kimi zaman bu yemekler bir barış ve kardeşlik ortamı içinde hazırlanır. Bayram günlerinde kimliği, etnik kökeni, dili, dini, inancı ne olursa olsun hepsi sevgi ve saygı diyalogu içinde hoşgörü ile karşılanır, davetler sıcak bir iklim ortamı içinde hazırlanır. Konukları ağırlamada gençler arasında bir görev bölümü düzenlenir.

Köylerde ve şehirlerde bayramlaşma mutlaka yapılır, Köyde olsun, şehirde olsun hastalar ziyaret edilir, büyüklerin, yaşlıların hal ve hatırları sorulur.Ölü evi ziyaret edilir, taziyede bulunur., , vefat edenlerin ruhlarına fatiha veya kur’ an’ dan bir süre okunur. Köylük yerde bayramlaşma devam ederken eğlenceler düzenlenir, cirit oynanılır, davul, zurna eşliğinde birlikte halay çekilir;bayram üç gün devam eder.

MARDİN YÖRESİNDE KİRVELİK:

Mardin’de ve yöresinde kirvelik olayı başlı başına bir toplumsal olgudur.Genel de çocuklar sünnet edilirken bu kirvelik olayı meydana gelir. Kirvelik olayı uzun zamandan beri iyice yerleşmiş kökleşen bir gelenekten ibarettir..

Kirve olan kişi genelde düğünlerde, özellikle çocukların sünneti sırasında fazlasıyla katkıda ve yardımda bulunur. Kirve seçilen kişi önce bir aile içinde tartışılır ve seçimi daha sonra yapılır. Karşılıklı, davet ve ikramlar devam eder. Evlenme günlerinde, Sünnet törenlerinde ve hatta kan davalarında veya kız kaçırma olaylarında kirvelere büyük görevler düşer. Kirvelik müessesine giden her iki aile ve hatta iki aşiret dahi birbirlerine kardeş olurlar, birbirlerine kız alıp vermezler. Kirvelere “nikâh düşmez “inancı vardır..

Kirvelik Müessesesi ile ilgili birkaç yöresel atasözünü sunmak istemiyorum :

<ı>1- <ı>Kirve kirvenin can kardeşidir.

<ı>2- <ı>Kirve kirvenin evini bilir ( korur ).

<ı>3- <ı>Kirveden damat olmaz,

<ı>4- <ı>Kara günde bizim kirve akçedir.

<ı>5- <ı>Kirvesi olanın akrabası çok olur.

<ı>6- <ı>Kirve akrabadan ötedir.( 4 )

<ı>

<ı>MARDİN YEMEKLERİ:

Mardin mutfağının zengin olması, toplumun birçok milletlerin etkisi altında kalması, eskiden uzak doğunun kavşağında bulunması, ticaret yollarının buralardan geçmesi ( örneğin Halep Yolu, Şam, Bağdat yolunun buralardan geçmesi, farklı olan kültür ilişkilerinin zengin olması bağlamında yemeklerin çeşidi de bu yüzden ticari ve kültürel ilişkilerin zengin olmasına bağlıdır.Özellik gösteren başlıca yöresel yemek çeşitleri şunlardır :

Şehriyeli bulgur pilavı, işkembe dolması, çiğ köfte, kızarmış İçli köfte, ( Irok ), yine haşlanmış içli köfte, Kaburga, ( Mardin’inin en meşhur yemeklerinden biridir), mercimekli köfte, Çeşitli yöresel dolmalar ve yaprak sarması, Mardin pastırması, kavurma, çörek Küliçe ), zerde, muhallebi, sütlaç, Şam böreği ( Şam Börek ), Meftuna ( tırşık, Güveç, Türlü ), Üzüm Sucuğu, ( Harire ), Pestil, ( Bastık ), Burma Tatlısı, gibi belli başlı yemekleri vardır. ( 5 ).

MARDİN VE YÖRESİNDE ACI KAHVE ( MIRRA ) :

Yukarıda bayram kutlamalarında söz ederken yemekten sonra kahvenin de ikram edildiğini söz ettik.Genel olarak Anadolu’da kahvenin , kahve ikram etmenin ayrı bir geleneği vardır. Kahvenin türkülerimizde ve atasözlerimizde ayrı bir yeri olduğunu hepimiz biliyoruz. Ünlü halk ozanı Karaca oğlan’ı bir şiiriyle anmadan geçemeyeceğim:

Bana kara diyen dilber

İllerde konup göçerler <ı>

<ı>Ağalar, beyler içerler

Kahve de kara değimli?

Karaca oğlan bunu söylerken Diyarbakırlı ünlü ses sanatçısı Şark Bülbülü Celal Güzel Sesi’n sesini Gazi Köşkü sırtlarında duyar gibiyim ::

Odasına vardım kahve pişirir

Kınalı parmaklar fincan devşirir

O yârin bakışı aklım şaşırır.

Mardin Folkloru Gelenekler ve göreneklerini incelerken dikkatimizi en çok çeken ve adı ile ünlü Acı Kahve ( Mırra)’dan söz etmeden geçmek istemiyorum. Öyle sanıyorum ki bu etkinliğimiz sırasında sizlere geleneklerimiz arasında yer alan Acı kahve’den de bir ikram verilecektir.

Acı kahve yani mırra’nın özel bir yapılışı vardır. Daha çok düğün günleri, taziye ve yas günlerinde ikram edilir. Acı günlerimizde mırranın ikram edilmesi yas günlerimizde acının paylaşılmasına işaret edilir. Çünkü Mırra’nın anlamı da acı demektir. Mardin’in özellikle Kızıltepe Ova köylerinde acı kahvenin verilmesi daha yoğundur.Yıl 365 gün, 52 hafta ve 12 ay olarak devamlı köy odalarında özel tutulmuş kahveciler tarafından acı kahve yani mırra ikramı vardır.Mırranın verilmesi ailece devam eder. Bu babadan oğula gelenek halinde geçiyor.Acı kahvenin ( Mırra ) vermenin şartlar vardır.Hali, vakti yerinde olan, konukları seven, toplum arasında sözü geçen, aşiret reisleri tarafından bu acı kahve ikram edilir. Ağa, beg, makul gibi .Acı kahvenin malzemeleri, kulpsuz iki fincan, koca bir mangal, maşa, kürek, çeşitli, küçük büyük güğümler, Cezvelerden oluşur.Boy boy ibriklerden oluşuyor. ibrikler çinkodan Yapılır. Sözü kahveden açmışken Mardin ve yöresinde kahve ile ilgili birkaç yöresel ata sözlerden sunmak istiyorum :

<ı>Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır

<ı>Su gibi temiz, ama kahve gibi aziz ol, .

<ı>Taze elden, taze kahve içelim,

<ı>Kahve obadan, ekmek babadan,

<ı>Kahve acı, sohbeti tatlı,

<ı>Kahve gibi kavrulduk, dumanı ile savrulduk.( 6 )

<ı>

Bu güzel sözlerden başka birde halk edebiyatımız içinde yer alan ama Mardin ve yöresinde bilinen söylenen kahve ile ilgili mâniler de vardır. İki örnek mani sunmak istiyorum:

<ı>Kahvelerim pişti gel

<ı>Cezvelerim taştı gel

<ı>İyi günün dostları

<ı>Kötü günüm geçti gel. ( 7 ).

<ı>

Kahvenin faydalarını da unutmamak gerekir, Kahvenin ana vatanı Yemendir. Kahve insanı diri ve canlı tutar, bir çok hastalığa iyi gelir, sinirleri yatıştırır. Hafızayı zenginleştirir, hazmı kolaylaştırır. Tifüs, mantar ve nikotin gibi zehirlenmelere de iyi gelir. şabaş’tan söz etmek istiyorum ? Şabaş nedir ?

<ı>Şabaş’ın sözlük anlamı: Beğenme, kutlama, aferin deme, tebrik etme ( Mustafa Nihat Özon ); Şabaş, Şabaşi Farça birer sözcüktür.Özellikle Kızıltepe Ova köylerinde bu şabaş olayı daha yaygındır. Düğün ve nişan günlerinde daha çok yapılır.Şabaş düğünlerde sesi güzel olan bir kişi tarafından yapılır . düğüne gelenlere yapılır.Şabaşı edilen kişi tarafından davulcu veya zurnacıya para, bahşiş vermek adettendir..Rasgele herkese şabaş yapılmaz, ağa, bey, makul ve yörenin ileri gelenlerine şabaş yapılır.Şabaş bir kişiye sadece bir kez , Bunlardan başka askere gidenlere, askerden dönenlere, sünnet düğünlerinde, yılbaşı ve bayram günlerinde yörenin tanınmış kişilere yine şabaş yapılır..

NOT: Mardin ile ilgili bu yazım, bir bildiri halinde"Mardin'de Yaşayan Farklı Etnik ve Dinsel Yapının Geleneklerine toplu bir bakış" konulu Mardin'i tanıtım Haftasında Uluslararası bir sempozyumda 12-16 Nisan 2008 tarihleri arasında Ankara Türk-Amerikan Konferans salonunda tarafımdan sunulmuştur. Bildiride yer alan konular: Mardin Folkloruna toplu bir bakış, Gelenekler, Görenekler, Mahalli Kıyafetler, Dini inanışlar, Bayramlar ve kutlamaları, Bayramlarda Bayram Yemekleri, Mardin Yöresinde Kirvelik Olayı, Mardin 'de Şabaş Geleneği, Mardin'de Mahali Yemekler, Mardin ve Yöresinde Acı Kahve Mırra, Mardin Halk Türküleri, HalkOyunları, Mardin ve yöresinde söylenen Ata sözleri, Mardin Manileri gibi Folklorik motifler üzerinde durulmuştur.Geniş kaynak"Mardin Folkloru-Gelenekler ve Görenekler" / Abdülkadir Güler, Marev Vakfı Yayınları -Ankara 1998.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1982
Toplam yorum
: 4013
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 813
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster