Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '17

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
110
 

Marjinal ve unutulmaz… Gilles APAP!

Marjinal ve unutulmaz… Gilles APAP!
 

Akgün Çavuş, Gilles Apap, B.G. (ben) , Selin Çınar


Saat 20.30 olmuştu…

Olten Filarmoni Orkestrası sahnedeki yerini almış, soliste eserlerde eşlik etmek için bekliyordu.
Tüm salon, sessizliğimiz eşliğinde, biz de solisti bekliyorduk.

Gittikçe yükselen keman sesleri geliyordu kulisten.
Sese dikkat kesildi herkes, merakla bekliyorduk.
Ve… marjinal keman virtüözü sahne kapısından, çaldığı keman eşliğinde sahneye çıktı.
Konserin hem şefi, hem solistiydi.
Sahnede belirmesiyle birlikte, öyle keyifli bir atmosfer oluştu ki salonda kelimeler yetmez.
Herkeste bir tebessüm hem izliyor, hem dinliyorduk.

Konserin ilk eserinden farklı olan tınılar duyuyorduk kemanından…
O an duyduğum müziğin bestecisini ve adını bilmiyordum ama ne kadar güzel hissettiğimi çok iyi biliyorum.
Bitirdiğinde herkes yüzünde hoş bi’ tebessümle yükseltti alkışlarını sevgili Gilles APAP için.
Ve… bu başlangıç, harika bir konser olacağının hoş sinyaliydi.

Gilles naif, kibar ve pozitif ışığıyla “İyi Akşamlar” dedi ve ruhumuzdaki tahtını inşa etti.
Yönetimi ve çalışıyla ilk eser başladı… W.A. Mozart 5.Keman Konçertosu, La Majör K.219.
Eser -1. Bölümü, 2. Bölüm vs.- klasik bir şekilde ilerlerken, eserin içinde farklı tınılarla geçişler duymaya başladık. Eserle ilgili bildiğimiz kısımlara içimizden eşlik ederken, birden kesintisiz farklı bir şeyler çalmaya başladı Gilles ve bizde şovuna ortak olduk. Bunu öyle güzel ve akıcı, benimsetici yapıyordu ki hiç rahatsızlık hissetmeden havasına kapıldık.
Çünkü bu durum genel olarak, özellikle klasik müzik eserlerinde, besteye ve çalınışa ters olabileceğinden rahatsız edici olabilir.
Ama Gilles APAP sıra dışı bir müzisyen olduğundan mıdır bilinmez, hiç yadırgamadık bu farklı geçişleri ve tınıları… hatta, o ânlarda solana baktım, çok daha güzel hissettirdiği okunuyordu yüzlerden.
3. bölümde ise faklı keyfimiz iyice arttı. Eser bi’ kesiliyor bi’ devam ediyordu. Orkestra sanatçılarının yüzleri de fazlasıyla keyif doluydu. Yüzler gülümsüyor, çalışlarına mutlulukları da ekleniyordu.

Enstrümanlardan eserlerle birlikte mutluluk da seslendiriliyordu adeta…

İlk bölüm Mozart Keman Konçertosu görünümlü, tarz yaklaşımlar ve varyasyonlar duyumlu, keyifli son bulurken Gilles bu sefer “ARA” dedi, gür ve gülen bir sesle.

2. bölüm şef kimliğiyle sahnedeydi APAP. F.Mendelsson ve Béla Bartók eserleri görünen program –yine- değişime uğramıştı.
Gilles APAP ve orkestra eşliğinde Béla Bartók Roman Folk Dansları eseri ile, çok sevdiğim bir eserdir, 2. yarı başladı.
Tarz sanatçı hem orkestrayı yönetiyor, hem de esere eşlik ediyordu ve bunları yaparken, farklılığını şefliğinde de konuşturdu, orkestra sanatçıları arasında dolaşıyordu. Bi’ 1.kemanın yanında beliriyordu, bi’ viyolaların. Çello ve kontrbas sanatçılarıyla yan yana performans sergiledi kimi zaman

Bu keyifli rahatlık bize de inanılmaz güzel hissettirdi. Sanki Türkiye’nin iyi akustiğine sahip aas|sm’de değildik de, büyük ve güzel bir açık hava salonundaydık.

Konserde bahar kokuyordu buram buram…

Béla Bartók eseri tüm güzelliğiyle son erdiğinde, konserin en harika ânlarıda başlıyordu… tabi bunu konser bittiğinde anladık.
F.Mendelsson eseri yerine, ülkelerin kültürlerini ya da tarzlarını yansıtan eserler çalındı konserde.
Fransız, İngiliz, Amerikan… özenle seçilmiş, keyifli, orkestranın da benimseyerek çaldığı müzikler dinledik.
Bazen caz havası esti, bazen de western filmlerin ruhunu hissettik. Fransız tarzında, kültürel izleri taşıyan ‘aa… evet… nasıl da yansıyor’ dedirten notalar duyduk.

Uzun uzuuun anlatımlara sığmayacak, anlatılsa da o güzel dakikaları asla yansıtamayacak bir konser akşamıydı.
Hayatımın en keyifli konserlerinden biriydi.
Bu cümleyi, instagramda paylaştığım bir hikâyeye de yazdım.

Olten Filarmoni Orkestrası, her konserinde olduğu gibi, bu konserde de enerjisi ve orkestra sanatçılarının gülen gözleriyle göz doldurdu.
Bu ışık, Gilles APAP ile birleşince konsere “eşsiz bi’ akşam” imzasını attı.

*
Klasik müzik dinleyicileri ve konser müdavimleri iyi bilir ki, biraz ‘kalıplı’dır konserler. Asırlara meydan okuyan eserler, orkestranın hissiyatı, kavrayışı ve seslendirilişiyle müzikseverlerin içinde derin hisler uyandırır ve güzel izler bırakır. Eserleri farklı orkestralardan dinlediğinde, çalınış ve derinliğiyle ilgili yorumlarınız oluşur, fikir edinirsiniz. Gerek kayıtlar, gerek canlı performanslar ‘klasik müzik eser kültürü’nü şekillendirir, bi’ bakıma kalıplaştırır.
Bu, kötü bir durum değildir.
Benimsemek, sevmek, hissedebilmek biraz daha farklıdır klasik müzikte…

Bu konserde ise farklılıklar, varyasyonlar, geçişler, özgün çalış ve marjinal yaklaşımlar dikkat çekti.
Öz -klasik- yapıdan kopmadan, klasik müzik eseriyle de örtüşen bir ‘yenilik’ vardı.
Bu güzel ‘yenilik’ o akşam, kimisinin hoşuna gitmemiş olabilir ki istisnadır kesinlikle, klasik ‘klasik müziksever’in bile kabullendiği ve sevdiği bir duygudaydı.

Sanırım, genele uzak kalan ‘klasik müzik’, özünden vazgeçmeden bu gibi güzel ‘yenilikler’ ile her ruha dokunmayı başaracaktır.

*
Olten Filarmoni Orkestrası ve Gilles APAP, o akşam, o kadar bütünsel bir keyif içindeydi ki her ân bir sonraki dakikayı besliyordu.
Klasik müzik konseriydi, evet. Yanı sıra, farklı yaklaşımlar ve bu çalışı benimseyen sanatçılarla müzik kalitesi ve derinliği de arttı.
Her dakikayı dolu dolu yaşadık, her notayı daha da içimizde hissettik.
Bence, o akşam ilk kez ya da nadir ‘klasik müzik konseri’ne katılım gösteren sanatseverler, konserlere daha sık katılmaya karar vermiştir.

Bu güzel hissi yaratan tarz sanatçı Gilles APAP ve harika Olten Filarmoni Orkestrası’ydı.

Ben virtüözü ikinci kez izleme fırsatı yakaladım. Daha önce İzDSO Konseri’ne solist sanatçı olarak katılmıştı. Yine, çok güzel bir konçerto icrası ve ardından hem çalıp hem söylediği bir şarkı bisi ile, eşsiz dakikalar yaşatmıştı bize. O konseri unutamadığım için bu konsere katılmayı çok daha fazla istedim.
Ama bu konserin özgünlüğünü unutulmaz kılan sadece Gilles APAP değildi.
Olten Filarmoni Orkestrası sanatçıları güzellikleri ve kendilerine özgü enerjileri ile unutulmaz konser akşamının altına kendi imzalarını da attılar.

Bu güzel akşamı yaşamımızı sağlayan Olten Sanat’a; bu konseri ‘UNUTULMAZ’ kılan Olten Filarmoni Orkestrası’na ve emeği geçen herkese, sevgiyle, teşekkürler…

*
Ve… Gilles APAP!
Her sezon değil, her ay gelsin. Hatta tüm konserleri Gilles yönetsin!
Keyfi, güzelliği, enerjiyi ve tabi ki müziği birlikte hissedelim.
‘Harika Adam’a sonsuz sevgiler!



Başak GÜZEL

Hasan Hüseyin Dulun bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 367
Kayıt tarihi
: 12.07.11
 
 

Yazan & Okuyan & Sorgulayan   Burç : Başak Yükselen burç : Koç İlk nefes: 22 Eylül 1983, Perşembe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster