Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '13

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
Okunma Sayısı
279
 

Marka olmak!

  Amerika’da çalıştığım innovatif ilaç firmalarında odaklandığımız temel konu “ marka yaratmak”  tı.  Marka yaratmak tabii ki o kadar kolay bir iş değil.  Uzun ve yatırım gerektiren bir süreç. Amerika’da  reçeteli ilaçların tıpkı OTC (tezgah üstü reçetesiz satılan ilaçlar) ürünler gibi televizyonlarda ve/veya dergilerde reklamlarına rastlarsınız.  Yalnız aradaki tek fark reçeteli ürünlerde ilacın faydalarının yanında yan etkilerinden ve  risklerinden bahsedilme (fair balance ) zorunluluğudur. Örneğin Viagra  küresel bir marka olmayı başardı. Kısacası 7 den 70’e herkes Viagrayı öğrendi!  Viagra başarılı bir marka oluşturmanın en iyi örneklerinden biri. Dikkat ederseniz Viagra deyince ilacın hangi hastalık için olduğunu söylemek bile gerekmiyor. İlacın ismi yetiyor! “ Marka yaratma” yı, bu işin gerçekten çok iyi yapıldığı Amerika’da tanınmış reklam ajansları ile çalışarak öğrendim.  Markalaşmak yada marka yaratmanın en iyi örnek olduğu başlıca alan tüketici sektörü. Burda markalaşmaya ayrılan bütçelerde çok büyük.  Bu gün Coke veya Coca Cola’yı, yada KFC yi, IBM, Apple’ı, Mc Donalds’ı bilmeyen herhalde yoktur. Marka ürünlerini müşteri tanıyor,  tercih ediyor, bu da ürünlerin rekabet avantajını arttırdığı gibi fiyatları da marka olmayan ürünlere göre daha yüksek oluyor. Markalaşan ürünler de reklam bütçeleri katlanmıyor, aslında daha ekonomik hale geliyor. Çünkü Fransa’daki bir reklamı başka bir ülkede rahatça gösterebiliyorsunuz.  Marka oldunuz mu? Daha yaratıcı olabiliyorsunuz birde reklamlarınızda ünlü isimleri kullandınız mı işleriniz daha da kolaylaşıyor. Markalaşma sürecinin en büyük zorluğu farklılaşmak ve doğru hedef kitlesine odaklanmak.Bütün bunları niye anlattım. Çünkü bizlerde kendi markamızı yaratabiliriz. Nasıl mı? Tabii ki uzun ve zorlu bir süreç. Kendinize yatırım yapmanız gerekiyor. En önemli yatırım bilgi ve deneyim sahibi olmaktan geçiyor. Özellikle bir yada bir kaç konuda uzmanlaşmanız gerekiyor. Eğer yeteri kadar bilgi birikiminiz varsa bundan sonrası sosyal medyada ne kadar var olduğunuzla ilgili oluyor. Reklamınızı yapmanızı sağlayacak kuruluşlarla temasa geçmeniz, blog oluşturmanız, konferanslarda konuşmacı olmanız, gerekirse kitap yazmanız, ve yaptıklarınızla ortaya çıkacak bir yolculuk şeklinde ilerlyor.Tıpkı ilaçta yada tüketici ürünlerinde olduğu gibi marka olduğunuzda  herkes sizi tanıyacak, değer verecek, kendinizi çok fazla satmak için uğraşmak zorunda kalmayacaksınız. Kapılar size açılacak. İsim / marka olmanız sizi daha kolay başarıya taşıyacak. Bu  markalaşma yolculuğunda kendinizi geliştirirken sosyal sorumluluk projeleride yaparsanız o zaman daha da saygın bir marka olursunuz!Özellikle liderlik rolü üstlenen profesyonellerin kendi markalarını oluşturmaları onları kariyer basamaklarında daha kolay yukarı taşıyor. Bu alanda eğitim yada koçluk alarak ilk adımı atabilirsiniz.Aydan Kayserili, MBA, MSc, CPCLiderlik & Yönetici Koçu, Eğitmen & Danışman   Amerika’da çalıştığım innovatif ilaç firmalarında odaklandığımız temel konu “marka yaratmak” tı.  Marka yaratmak tabii ki o kadar kolay bir iş değil. Uzun ve yatırım gerektiren bir süreç. 

Amerika’da  reçeteli ilaçların tıpkı OTC (tezgah üstü reçetesiz satılan ilaçlar) ürünler gibi televizyonlarda ve/veya dergilerde reklamlarına rastlarsınız. Yalnız aradaki tek fark reçeteli ürünlerde ilacın faydalarının yanında yan etkilerinden ve  risklerinden bahsedilme (fair balance ) zorunluluğudur. Örneğin Viagra  küresel bir marka olmayı başardı. Kısacası 7 den 70’e herkes Viagrayı öğrendi!  Viagra başarılı bir marka oluşturmanın en iyi örneklerinden biri. Dikkat ederseniz Viagra deyince ilacın hangi hastalık için olduğunu söylemek bile gerekmiyor. İlacın ismi yetiyor!

 “ Marka yaratma” yı, bu işin gerçekten çok iyi yapıldığı Amerika’da tanınmış reklam ajansları ile çalışarak öğrendim. Markalaşmak yada marka yaratmanın en iyi örnek olduğu başlıca alan tüketici sektörü. Burda markalaşmaya ayrılan bütçelerde çok büyük.  Bu gün Coke veya Coca Cola’yı, yada KFC yi, IBM, Apple’ı, Mc Donalds’ı bilmeyen herhalde yoktur. Marka ürünlerini müşteri tanıyor, tercih ediyor, bu da ürünlerin rekabet avantajını arttırdığı gibi fiyatları da marka olmayan ürünlere göre daha yüksek oluyor. Markalaşan ürünler de reklam bütçeleri katlanmıyor, aslında daha ekonomik hale geliyor. Çünkü Fransa’daki bir reklamı başka bir ülkede rahatça gösterebiliyorsunuz. Marka oldunuz mu? Daha yaratıcı olabiliyorsunuz bir de reklamlarınızda ünlü isimleri kullandınız mı işleriniz daha da kolaylaşıyor. Markalaşma sürecinin en büyük zorluğu farklılaşmak ve doğru hedef kitlesine odaklanmak.

Bütün bunları niye anlattım. Çünkü bizlerde kendi markamızı yaratabiliriz. Nasıl mı? Tabii ki uzun ve zorlu bir süreç. Kendinize yatırım yapmanız gerekiyor. En önemli yatırım bilgi ve deneyim sahibi olmaktan geçiyor. Özellikle bir yada bir kaç konuda uzmanlaşmanız gerekiyor. Eğer yeteri kadar bilgi birikiminiz varsa bundan sonrası sosyal medyada ne kadar var olduğunuzla ilgili oluyor. Reklamınızı yapmanızı sağlayacak kuruluşlarla temasa geçmeniz, blog oluşturmanız, konferanslarda konuşmacı olmanız, gerekirse kitap yazmanız, ve yaptıklarınızla ortaya çıkacak bir yolculuk şeklinde ilerlyor.

Tıpkı ilaçta ya da tüketici ürünlerinde olduğu gibi marka olduğunuzda  herkes sizi tanıyacak, değer verecek, kendinizi çok fazla satmak için uğraşmak zorunda kalmayacaksınız. Kapılar size açılacak. İsim / marka olmanız sizi daha kolay başarıya taşıyacak. Bu  markalaşma yolculuğunda kendinizi geliştirirken sosyal sorumluluk projeleride yaparsanız o zaman daha da saygın bir marka olursunuz!

Özellikle liderlik rolü üstlenen profesyonellerin kendi markalarını oluşturmaları onları kariyer basamaklarında daha kolay yukarı taşıyor. Bu alanda eğitim ya da koçluk alarak ilk adımı atabilirsiniz.

Aydan Kayserili, MBA, MSc, CPC

Liderlik & Yönetici Koçu, Eğitmen & Danışman

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1956
Kayıt tarihi
: 19.03.12
 
 

Aydan Kayserili 15 yıl Amerika’da yaşayıp çalıştıktan sonra Türkiye'ye döndü ve  Transform Intern..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster