Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '14

 
Kategori
Pazarlama
Okunma Sayısı
796
 

Markaların bloggerlara yaklaşımı

Markaların bloggerlara yaklaşımı
 

Marka ve blogger işbirlikleri


Blog yazarlarının blogları kanalıyla gelir elde etmek, ya da markalarla iletişime geçmek istemeleri çok doğal. Akış, işleyiş, işe yarayacak bir kaç öneriyi önceki yazımda ( Blog yazmakla profesyonel blogger olmak farklı biraz ) aktarmaya çalıştım. Sonra her iki tarafın da birbirinden beklentisini, birbirlerinde arayıp da bulamadıklarını, sürecin tıkandığı yeri kurcalayalım istedim biraz da. Hep biz biz demekle olmaz, marka kanalına da fikirlerini sordum. Acı tatlı yorumlar gelsin diye . Söz meclisten içeri, şimdi yazacaklarım hem duyduklarım hem sorduklarım.

Markalar blogger profesyonel işbirliği dendiği zaman bazı kategorileri satışa ve reklama daha yatkın olduğu için tercih ediyor. Moda, seyahat, teknoloji önde gelenler. Bunların görsele dayalı, şık, iyi tasarlanmış ve alışverişe daha kolay çevrilebilen  kurgularının olmasının  da etkisi var. Bunu bir kenara koyalım. Anne & çocuk kategorisinde blog yazanların markalarla ürün/hizmet tanıtımı konusunda işbirliği için bir araya gelişleri ” aktif olarak” ortalama 6-7 yıl sanırım. Öncesi de vardır mutlaka ama tanıtım için bütçeli çalışma dönemi son yıllarda daha çok. Bir de işin bütçesiz kısmı var. Yani ” bir emeğin karşılığını bütçe ödemeden, hediye ürün/çekiliş/indirim kuponu vb. karşılıklarla takas etme durumu. Bu seçenekler diğer kategorilerde de var, olmaz mı? Arz / talep meselesi.

Sunduğunuz içeriğin ya da kurgunun ederinin ne olduğunu tartışmıyoruz. Blog başına değerlendirme yapacak kadar detaya inmiyoruz, kimin blogu bütçeli çalışmaya uygun değil vs.  haddimize de değil zaten. Biz genel olarak emek karşılığı gelir başlığına bakıyoruz şu an. Her marka yapmak istediği projede ( küçük ya da büyük ) maliyeti en az olanı tercih ediyor. Bunun için sizinle iletişim kurduğunda bütçe fikri çoğuna burun kıvırtıyor.

Sen kazanım elde etmenin senin için ne olduğuna karar ver. Avantajlı marka kullanımı mı, ürün mü, maddi gelir mi, referans kazanımı mı, networking mi? Ona göre değerlendir. Yukarıdaki takas durumu onlar için de daha az maliyetli zira stokta var. Para çıkışından daha kolay. Kitleni kullanmak istiyor, senin kanalınla etkileşim istiyor. Karşılığında sana bunları sunuyor. Sonra ne yapıyor peki ?

İsim ver desen şık olmaz, yazamam belki ama pek çok marka senin kitlenin üç-beş ücretsiz ürünle , hediye ve çekilişle yetinmesini istiyor. Kendi maliyeti ve iş akışı için en avantajlısı bu neticede. Ona bunu düşündürten esas fikrin, kimi yerde gerçekten ” blog kanalına bütçe ayırma fikrinin gereksiz olması” , kimi yerde her basın bültenini, her ücretsiz ürünü, her ” ekteki basın bültenini bilginize sunuyorum, değerlendirip yayınlarsanız sevinirim” e-mailini blogunda yayınlaman olduğunu  düşünüyorum. Ya da senin o markaya ” vay anasını, işte dolu dolu bir proje fikri, bunu satın alayım, her yerde karşıma çıkmaz, bu benim olmalı! ” dedirtememek olduğunu görüyorum. Blog maliyetli , eziyetli bir iş gibi gelmiyor onlara çünkü blog yazarları da çoğunlukla bu işe ciddiyetle yaklaşmıyor. İğneyi kendimize, çuvaldızı da başkasına batırmayalım. Ne kadar çok blogda yayınlansa o kadar iyi, 100 tane ücretsiz ürün ayıralım, 100 blog viral iletişim yapsın. Böyle gibi genel düşünceleri.

Sayılar önemli malesef arkadaşlar, 2 milyon kayıtlı üyesi olan bir marka, senin bin kişilik takipçi listeni az buluyor. Bu sayıyı arttırmanı bekliyor, zira başka kaynakları da seninle beraber / senden ayrı değerlendiriyor zaten. Bunun için izlediğin yolların da sadece çekiliş, hediye verme olması bazı markalar için yeterli değil. İçerik yoksa, özel üretim yoksa, kitlen aktif ve etkin iletişimde değilse, ne kadar ekmek o kadar köfte diyor. Bir marka seni uzun zamandır takip ediyorsa, gidişatını görüyor, hangisi çekiliş ağırlıklı hangisi üretim bazlı biliyor. Saf değiller. Ciddi markalar gerçekten değiller. (Arada şok edici örnekler olsa da, satın alınmış takipçi, izleyici her ne diyeceksek o kitleyi analiz etmeyen, sayıya bakıp vay diyenler olsa da. Özgün içerik ürettin mi diye bakıp, sonra al benim metnimi yayınla illa ki diyenler çıksa da. Çifte standartı işine geldiği gibi uygulayanlar olsa da…)

Devamı: Dorikus.com

Twitter.com/SenaBrn

Facebook.com/Dorikus

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 48
Toplam yorum
: 15
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5012
Kayıt tarihi
: 01.03.12
 
 

1978 doğumlu, Uluslarası ilişkiler mezunu, uluslarası lojistik uzmanı, sosyal medya meraklısı, bl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster