Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '21

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
42
 

Marksizm Ve Burjuva

1917 Rus devrimi takriben yetmiş yıl sonra kendiliğinden çöküşü yaşadı. Sosyalist sistem başarısız oldu. Bu başarısızlığın tabi ki nedenleri vardır.

Sınıfsız bir toplum yaratmak ya da yaratmak için siyasi mücadele içinde bulunmak doğru bir yol olduğunu düşünmüyorum.Ancak tarım devrimini yapan insanoğlu dünya coğrafyasını mülkiyet için paylaşmayıp,ihtiyacı kadar kullanmakla yetinmeyi bir ideoloji haline getirebilseydi toprak için savaşmak olmaz, barışiçinde yaşamakmümkün olurdu. Bunun yerine kaba güç, silah kullanarak toprak işgal etme, sahiplenme, fethetme yoluna gitmişlerdir. Her insana, her aileye, her kabileye ihtiyacı kadar toprak işlemeküzere dağıtımı yapılabilseydi mülkiyet hırsı da doğmazdı. Mülk edinmeye de gerek kalmazdı. Sadece toprağı işleme kullanma hakkı yeterli olurdu. Her topraksız yeni aileye de toprak dağıtımı yapılabilirdi.Yeryüzü genişti, herkeseyetecekkadar toprak vardı.

Sınıflı bir tolumda sermaye sınıfı ve işçi sınıfı bulunmaktadır. Marksist ideolojiye göre işçi sınıfı devrim yaparak sermaye sınıfının tüm servetine el koyarak mülksüz bırakıyordu. El konulan toprak, üretim l  tesislerinin işletmesini ise devlet görevlileriya da devletin görevlendirdiği kişi ve kurumlar yapıyordu.Haliyle bu durumda kar amcı, zengin olma heyecanı olmayınca üretimde de arzu edilen verim alınamazdı.

Bu nedenlerle burjuvayı yani sermaye sahiplerinin mal varlığının tamamını almak yerine  yine miktarı belirlenecek bir miktarda sermayesi kendine bırakılarak ticari  ve sınai faaliyetine devam etme fırsatı verilseydi sosyalist sistem çökmez, yine proletarya iktidarı devam eder, küçük burjuva ile yaşam devam ederdi. Bir ağacın on dalı olduğunu düşünelim. Ağacı kökten kesme yerine bir ya da iki dalını bırakmak şeklinde budanmasına benzerdi Kalan dallar büyümeye devam eder, ağaç da ölmezdi.

Bu gün dünya küresel sermaye tarafından yönetilmektedir. Yaşadığımız geçmiş yıllarda savaş, göz yaşı, kargaşalar, terör faaliyetleri yaşanmıştır. Gelecekte de yaşanacağı kaçınılmazdır. Barış ve huzur insanlığa uzaktır. Yoksullaşma giderek artmakta, yakın gelecekte bir çözümışığı görülmemektedir.

Nükleer silahlara sahip devletler tetikte beklemektedir. Devletler arası sorunlar, sürtüşmeler gelecek için tehlike arz etmektedir. Din ve etnik kökene dayalı terör grupları ya desteklenmekte ya da bunlara duyarsız kalınmaktadır. Sermaye kar peşinde daha da zengin olma yolunda hırsla yürümektedir.

'üçüncü yol' adı verilen yeni toplum düzeni kurma amaçlı  bilimsel çalışma  yapan biliminsanları olsa da kayda değer bir yolkatedememişlerdir.

İnsanlığın geleceğinde barış ve huzur görülmemekte, böyle kargaşa içinde yaşanmaya devam edileceği olasılığı ağır basmaktadır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 494
Toplam yorum
: 346
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 209
Kayıt tarihi
: 15.03.11
 
 

A.İ.T.İ.A Yönetim Bilimleri Fakültesini bitirdim. Kütüphaneci ve Maliyeciyim. Emekli oldum. İlgi al..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster