Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '15

 
Kategori
Çevre Bilinci
Okunma Sayısı
208
 

Marmara Denizi'ne veda mı ediyoruz?

Marmara Denizi'ne veda mı ediyoruz?
 

Geçmiş yazılarımdan belki anımsarsınız,Sürekli Marmara Denizinde bir Ada'daki evimi, bahçemi, Ada'mızın sorunlarını yazıyorum.

Tam 28 yıldır bir küçük evim ve bahçem var Avşa'da.Kendimi Ada'lı sayabilecek kadar çok sevdiğim ve benimsediğim evim, bahçem.Türkiye'nin en güzel tatil yörelerinde gezsem de gene Ada'm diye özlemle koşacağım bir yer.

Herkes bana soruyor.' Bodrum gibi harika bir yerde oturuyorsun,Neden herkes yaz aylarında Bodrum'a koşarken sen bu cenneti bırakıp Ada'na gidiyorsun.'diye.İşte Ada sevgisi bu. 

Bir sürü çocuğu olan, herbirini çok seven ama hasta çocuğuna daha bir başka bağlı olan bir anne gibiyim.

Geçen yaz Ada'mıza, evlerimizin neredeyse dibine gelip devasa baz istasyonları kurdular. Koca Ada'da bir sürü yer varken bu çok tehlikeli baz istasyonlarının neden bu kadar yakınımıza dikilidğini bir türlü anlayamadık ve bu konudaki bütün araştırmalarımız neticesiz kaldı. Baz istasyonları tehlikeli ışınlarını yayarak yerinde duruyor.Bizler de bu tehlike karşısında hasta olmamak için dua edip duruyoruz.

Bugün günlük gazetelerden birinde okuduğum bir haber bir başka büyük tehlikeyi haber veriyordu.

Ergene nehrinin kirli atıklarını kanal ve tünellerle Marmara Ereğlisi ve Tekirdağ'dan denizin 4.5 kilometre açığına salacak Ergene Havzası Koruma Planı  çalışmaları korkutucu geldi bana. 

Ergene Havzası tekstil,deri, kimya ,gıda ve metal sanayinin çok yoğun olduğu bir bölge.Bu kimyasal atıkların Tekirdağ açıklarından denizin dibine salınmasının Marmara denizine ve bu denizde yaşayan canlılara vereceği zararı düşünemiyorum bile.

Zaten yıllar geçtikçe Ada'da yediğimiz balık cinsi ve miktarı son derece azaldı.

Uzmanlar derin deniz deşarjının yani atıkların deniz dibine salınmasının , pisliği halı altına süpürmek gibi bir aldatmaca olduğunu belirtiyorlar.Ayrıca Derin Deniz Deşarjı yönetmeliğine göre bu derece kirli ve tehlikeli atıklar denize verilemez, zira atık ortamdan daha kirli olamaz.

Anlayacağınız yakın bir gelecekte Ada'mızda yaşamak, nefes almak , denize girmek, balık yemek imkansız olacak.

O zaman hepimiz bu cennet Ada'yı terk edeceğiz.

Bu arada dün 14 Mayıs Dünya çiftçiler Günü idi. Kutlu olsun.

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Canım Kardeşim sadece Marmara Denizine değil bu gidişle tüm denizlerimize veda edeceğiz. Bir yandan kirletiliyor, bir yandan bilinçsizce kullanılıyor.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 17.05.2015 9:53
Cevap :
Sevgili Nahide Hanım, yorumunuza cevap vermekte geciktim. Bu günlerde İzmir'de torunlarla birlikteyim.Ne büyük bir yoğunluk olduğunu tahmin edersiniz. Mutluluk dolu bir yoğunluk ama. Dediğiniz gibi hiç bir denizimizde can kalmadı. Üç tarafı deniz olan bir ülkeyiz ama balık yiyemiyoruz, denize giremiyoruz artık. Elbirliği ile doğayı mahfettik.Sevgi ve selamlarımla  18.05.2015 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 826
Toplam yorum
: 1069
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1056
Kayıt tarihi
: 26.04.11
 
 

Ben emekli bir iktisatçıyım. 21 yıldır bir sanatçı annesiyim. Küçük kızım klasik müziğe eğilim gö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster