Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Nisan '10

 
Kategori
Söyleşi
Okunma Sayısı
14929
 

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alperen Bolat ile Üniversite yaşamı üzerine sohbet

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Alperen  Bolat ile Üniversite yaşamı üzerine sohbet
 

Alperen Bolat


Tokatlı olup Tokat dışında Üniversitelerde okuyan veya başka illerden üniversitemize okumaya gelen gençlerin fikir ve düşüncelerini kamuoyuna yansıtmak bana zevk vermekte. Bu nedenle onlarla röportajlar yapmaktayım. Bugün konuğumuz ise Marmara Üniversitesinde okuyan hemşerimiz Alperen Bolat

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okulları okudunuz bugüne kadar?

ALPEREN BOLAT- 31.Mart. 1990 tarihinde Erbaa’da dünyaya gelmişim. İlköğretimime Erbaa Fevzi Çakmak İlköğretim Okulunda başladım. Annem Tekel işletmelerinde çalışırken tayininin Tokat’a çıkması üzerine Eğitimime 6 sınıftan itibaren Tokat Odalar ve Borsalar Birliği İlköğretim Okulunda devam ettim. Liselerarası Giriş sınavında başarılı olamayınca Mehmet Akif Ersoy Lisesinde devam ettim. Lise hayatım rahat ve zevkli geçti. Lisede okurken Üniversite ile ilgili düşüncelerim belirgin değildi. İlk yıl aldığım puan kendime olan güvenimin artmasını sağladı. 2. yılımda hedefimin belirli olması ve canım ailem ile dayılarımın desteği ile Marmara Üniversitesi hukuk Fakültesini kazandım.

SORU- Neden Hukuk Fakültesini tercih etini? Bu bölümü tercih etmeden önce ve şu anki duygularınız nedir?

ALPEREN BOLAT- Hukuk Fakültesi devletin Hukuk Devleti olması özelliği konusunda bu işlerin yürütülmesinde önemli bir işleve sahip olmasından dolayı tercih ettim. Dayımın bana savcı yakıştırması yapması ve savcılığın görevi itibariyle düşüncelerimle uyuşması hayal ettiğim ülke için hizmet verebileceğim önemli bir makamdır. Hayalim olan bu görev Hukuk Fakültesini tercih etmeme sebep oldu.

Hukuk Fakültesini kazandıktan sonra önemli olan kazanmak değil, okumak olduğunu anladım. Zor olması, sıkıcı gibi gelse de düşündüğümden eğlenceli olduğunu gördüm. Tekrar okusam gene Hukuk Fakültesini tercih ederdim.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz ? Anne ve babanız ne iş yapar kardeşleriniz nerede okur? Onların bu mücadelenizde size olan desteği nasıldı?

ALPEREN BOLAT- Babam 1995 yılında geçirmiş olduğu bir trafik kazasında vefat etti. O zamanlar 5 yaşlarında olduğum için tanıma fırsatım olmadı. Annemi tanıtırken cümleye nasıl başlasam diye çok düşündüm. O bir tane diye başlasam en iyisi olur. Annem Erbaa Tekel de çalışırken 2000 yılında Tokat merkeze tayini çıktı. Annemin bizim bugünlere gelmemizde çok büyük katkısı oldu. 20 yaşına geldim de bugüne kadar annem sayesinde baba eksikliğini hiç hissetmedim. Çünkü anneme baktığımda hem babamı hem annemi görmekteyim. Her zaman bize öğüdü” zor durumlarda hayata asılacaksınız ve siz bunu başaracaksınız” olmuştur. Annemim çalışması dolayısı ile kardeşlerimizle aramızdaki bağ çok sert görünse de bu sadece görünüştedir. Aile içinde dedemde her zaman bizlerle ilgilendi. Onunda hakkını vermek gerekmekte. Ablam Kırıkkale Üniversitesinde hemşirelik okumaktadır. Sağlık alanında ilgisinin olması bu alanda başarılı olması bizim gurur kaynağımız. Sağlık alanında başarılı işler yapacağına inanmaktayım. Kardeşim Alihan ise Tokat Fen Lisesinin başarılı bir öğrencisi. Kardeşimde de bir kimsede olması gereken her şeyin onda olduğunu görmekteyim. Zeki, kültürlü ve düşünme teknikleri konusunda ileri derecede. Bu tavrı ilerde çok konuşulacaktır. Kardeşlerimle hepimiz alanımızda yüksek yerlere geleceğimize inanmaktayız. Bu hedeflere ulaşmak için ailece hep bir birimizi destekleyeceğimize dair söz verdik.

SORU- Okumak nedir? Okuyan insan ne kazanır ve okumayan insan ne kaybeder?

ALPEREN BOLAT- Okumak bir kişide bulunan özellikleri ortaya çıkarmak ve belirgin özelliklerinin gelişmesine yardımcı olmaktır. Bana göre her şey okumak değildir. Okumak altyapıdır. Okumak okuduğunu anlamak ve pratik yapmazsan bir şey ifade etmez. Okuyan insanın çok şey kazanma fırsatı vardır. Ancak okumayan insanların bu fırsatları olduğu kanaatinde değilim. Okuyan kişide ise edinilen bilgilerin kullanılması durumunda anlam ifade edeceği kanaatindeyim.

SORU- Sosyal gelişmişlik açısından İstanbul ve Tokat arasında ne farklar var sizce?

ALPEREN BOLAT- Farklılıklar kıyas edilemeyecek kadar geniştir. İstanbul bir insanın görmek istediği güzellikleri farklı kültürleri , insanlığın yükselmesi, insanlığın yozlaşması bunlara karşı uyanık olması gereken yerdir. Hayatı gördüğünde tek pencereden değil, bir çok pencereden bakıldığında Tokat’ta orada olan pek çok gelişimin olmadığı görülür ve İstanbul hayatı tanımak ve insanların yolunu çizmek açısından Tokat’a göre daha açıktır.

SORU- Lise ve Üniversite hayatında ne gibi fark vardır? ,

ALPEREN BOLAT- Lise yeni olgunlaşmanın ve yani insanın kendinin farkına yeni vardığı bir dönemdir. Lise ortamı bulunduğumuz yerin insanlarından oluşur ve bulunduğunuz yerin kültürünü yansıtır. Bu fark yansımasıdır. Üniversite ise kazanılmak için çaba harcanan kazanıldığında ise insanı farklı yerlere getiren bir şeydir. Öğrenci Üniversitede geçmişte yaşadıklarını uygulama şansı bulabilir. Arkadaş seçiminde olsun başka konularda olsun. Üniversite insanın o andan sonraki yolunu çizeceği şeydir. Üniversite insanın o ana kadar öğrendiklerini hayatına uygulayabileceği bir aşamadır. Sosyal gelişmişlik olarak Üniversitede lisedekine oranla daha farklı şeyler yapabiliyorsun. Farklı alışkanlıklar farklı istekler senin zenginliğinin bir göstergesidir. Üniversite arkadaşlığı lisedekine göre kurulması kolay ama sürdürülmesi zor bir arkadaşlıktır.

SORU- Kişisel Gelişimden ne anlıyorsunuz ? Kişisel Gelişim insana ne ifade eder?

ALPEREN BOLAT- Kişisel Gelişim insanın kendi farkına varmasıdır. Kişisel Gelişimini tamamlamış insan kendinin farkında olduğu için kararlı olur. Bu kararlılık beraberinde kendine özgüveni ve saygıyı da getirir. Kişinin gelişimini önemsememesi ona karamsarlık, çekingenlik getirir. Kararlı insanın düşünceleri toplum tarafından daha otoriter görünür. Çünkü çelişkili değildir ve kişiliği oturmuştur. Kişisel Gelişim programlarına büyük itibar edilmelidir. Çünkü kişinin kendini anlaması büyük bir destekçidir.

SORU-Üniversite giriş sınavına kaç yılda hazırlandınız? Üniversite giriş sınav sistemi hakkında neler anlatacaksınız ?

ALPEREN BOLAT- Üniversite sınavına lise son sınıfta ve lise bittikten sonra bir sene boyunca hazırlandım. Öncelikle adil bir sınav sisteminden bahsedebilmemiz için mezun olan arkadaşlarımızın şu an engel olan katsayı probleminin kaldırılması gerekmekte. Bu problem çözülmeden adil bir sınav sisteminden bahsedilmeyeceğini düşünmekteyim. Katsayı probleminin çözüldüğünü düşünürsek yeni Üniversiteye giriş sisteminin de adil olduğunu düşünürüm. Nisan’da ilk sınavın yapılması ve Haziran’da da ikinci sınavın yapılması çok iyi olmuştur. Üniversiteye giriş sınavı olumlu bence. Çünkü eleme yapılmadan herkes Üniversiteye yerleşirse Üniversite bitirmek bir anlam ifade etmez. O zamanda başka bir şeyler aranacaktır. Üniversite sınavının olması ve herkeste iyi olma arzusunu artıracaksa bu da nitelikli kişilerin artmasını sağlayacaktır. Bununda sakıncası vardır. Ama bunu şu anda doğru olarak yorumlamaktayım.

SORU- Üniversite gençliği genelde çekingenler. Bunların girişken olması için neler yapılmalı?

ALPEREN BOLAT- Öncelikle kişinin özgüveni olması gerekir. Doğru bildiği bir şeyi söylerken çekinmemesi, bunu da iyi ifade edebilmelidir. Çekingenliğin çeşitli sebepleri var. Bunlardan bir tanesi de genel kültür eksikliğidir. Genel kültürü olan kimse genelde konuşulan konularda bilgi sahibi olduğu için düşüncesini çekinmeden beyan eder. Atılgan olur. Kişisel Gelişimin burada da etkisi görülür. Düşüncelerinin açıklaması kararlılık ve bunun getirdiği de özgüvendir. Birey doğru bildiğini söylemelidir. Bir insan mantıklı ve gerçekleri söylemelidir. Düşünceler farklı olduğu için bazı kimselere itibar edilmemesini normal görmelidir. Tekrar söylüyorum ki insan kendine güvenirse zorlukları aşar.

SORU- Meslek seçimi konusunda ne gibi sıkıntılar yaşadınız ? Meslek seçimi konusunda dershaneler ve okullar neler yapmalılar?

ALPEREN BOLAT- Meslek seçimi konusunda yeterince bilinçlendirildiğimi düşünmüyorum. Hedefim ile ilgili bilgiler oluşturmaya çalıştım. Bu yönde bilgiler yeterli oldu. Meslek seçimi öğrencinin hedefini belirlemesinde ve o hedefe doğru yürümesinde büyük rol oynar. Okullar öğrencileri bilinçlendirmeli ve onlardaki hevesi uyandırmalıdır. Bu bilinçlendirme dershaneden önce okulda başlamalıdır. Çünkü okulda atılan adım çok önemlidir. Dershanelerde bu konuya önem vermelidir. Bu konularda öğrencilerle konuşmak öğrenciyi rahatlatmakta ve kişinin hedefine sarılmasında rol oynamaktadır.

SORU- Bu konuda başka neler anlatacaksınız ?

ALPEREN BOLAT- Arkadaşlarıma önerebileceğim, hedefleriniz daima olsun. Hedef olmazsa her daldan bir meyve olmak ister misiniz ? Bu da çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Hedefini belli olsun ulaşamayabilirsiniz ama neye uğraştığınız belli olur. Herkese hayatında başarılar ve mutluluklar dilerim.

Annem Zeynep Bolat’a , ablam Ezgi Bolat’a, Kardeşim Alihan Bolat’a, bana olan desteklerinden dolayı sevgi ve saygılarımı, Dayım Süleyman Demir’e her zaman beni desteklediği için dertlere ortak olduğu için dayım İlyas Demir’e, benim bu hedefe yönelmemde yardımcı olmasında psikolojik olarak hep bana destek verdiklerinden teşekkür ederim. Ayrıca bu röportajı yaparak kamuoyuna fikirlerimi açıklama fırsatı veren Turan abiye teşekkür ederim.

Asıl biz teşekkür ederiz.

TURAN YALÇIN-TOKAT

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1097
Toplam yorum
: 345
Toplam mesaj
: 293
Ort. okunma sayısı
: 1524
Kayıt tarihi
: 28.12.07
 
 

1967 Tokat'ın  Pazar ilçesi doğumluyum. İşitme engelliyim. İstanbul Üniversitesi iktisat Fakültes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster