Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
507
 

Mart kedilerine röntgen

Mart kedilerine röntgen
 

Mart kedileriyle eğitimin ne alakası var diyeceksiniz ama çok alakalı olduğunu okuyunca anlayacaksınız. Doğum iznim bitti ve çalışmaya başladım. Araya yaz tatili de girdiği için epey bir zamandır çalışmıyordum. Öğrencileri tanımaya falan çalışıyorum. Neler yapmışlar, ben onlara ne katabilirim falan diye araştırıyorum. Defter istedim bugün birinden. Baktım neler işlenmiş diye. Pazartesi sınavları varmış. Benim dışımda gelişiyor olaylar. Ben gelince ayrılan öğretmen hazırlamış sınavı tabii. Artık kendisi de yok bana kaldı notları değerlendirip vermek.

Herneyse. Anlamadıkları ya da sormak istedikleri bir şey var mı diye sordum bugün. Hani anlatayım bir faydam olsun diye uğraşıyorum. Sınıfta bir hareket başladı. Pencere kenarında oturan öğrenciler gülmeye, aralarında kıkırdamaya başladılar. Dışarıda ilgilerini çeken ve onları heyecanlandırıp, hatta yüzlerinin al al olmasına sebeb olan bir şeyler oluyordu. Ben de onların hareketlenmeleri doğrultusunda kalktım ve dışarı baktım.

Onları bu denli heyecanlandırıp, neşelendiren meğer iki kedinin cilveleşmesiymiş. Hatta kediler anlaşıpta işi ilerletmeye başladıklarında öğrenciler daha bir hareketlendi. Birbirlerini itip kakmalar, birbirlerine gösterip kendileri bakmıyor ayaklarına yatmalar, kızlara bakıp farklı tebessüm etmeler... Şöyle bir durup izledim. O kadar vahimdi ki durumları. Benim okulum bir ticaret lisesi. Yani herhangi bir özel okuldaki ya da iyi bir muhitin okulunun öğrecileri gibi değiller. Açıkcası bazı şeylere çok yabancılar. Çoğunun maddi durumu kötü, aileleri parçalanmış, parçalanmamış olanlar onlardan farksız. Anne baba çocuklarından bi haber. Öğrencilerimiz hayatı kendileri öğreniyor açıkcası. Gördükleri kadar, arkadaşlarından ya da etraflarından öğrendikleri kadar biliyorlar herşeyi.

Biz onlara ingilizce, matematik, muhasebe öğretmeye çalışırken onların esas öğrenmeleri gereken şeyleri hep pas geçiyoruz. Cinselliği belki de ilk kez bir çift kedide gören ve heyecanlanan gençliğe gereken bilgiyi veremiyoruz. Çocuklara neden şiddet var diye soruyoruz, onlara şiddetin olmaması için yapmaları gerekenlerden bahsetmiyoruz. Uyuşturucu kullandıklarını görünce dışlayıp cezalandırıyoruz, ama bağımlılık yapan maddeleri bizden önce kötü insanlardan öğrenip kullanamaya başlamalarına engel olamıyoruz.

Bugün gördüğüm sahne beni ilk kez bu kadar incitti. Çaresiz kaldım. Belki de uzun zamandır uzak kalmam da etkili olmuştur bu kadar etkilenmemde. Ama çaresizliğim elimden bir şey gelememesindendi. Oturup onlara cinselliği, ne kadar doğal bir şey olduğunu vesayre anlatabilsem kendimi iyi hissedecektim. Yanlış anlaşılır hakkımızda soruşturma açılır diye böyle bir şeye cesaret bile edemiyoruz. Sana mı kaldı çocuklara cinsellikten bahsetmek diye okulu basacak velileri düşünüyorum da yine çaresiz kalıyorum.

Biz eğitimciler kimi eğitsek başarılı oluruz? Eğitimsiz kalmış bu günlere gelip o eğitimsizlikle boylarınca evlat yetiştirip, bir o kadar eğitimsiz çocukları ortalığa salan kişileri mi? Yoksa eğitmeye çalışsakta aileleri tarafından eğitildikleri için hor görülecek öğrencileri yani geleceğimiz olan gençleri mi?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aman Gül hanım. Bu televizyonlar varken. Çocukların birşey bilmemesi mümkün mü? Diğer yandan herşeyi medenice öğretseydik çocuklarımıza bu kadar saçma durumlar olmazdı. esen kalın.

Sevgiağacı 
 06.01.2007 16:31
Cevap :
Doğru söze ne denir. Teşekkürler yorumunuz için.  06.01.2007 22:06
 

belkide hayatın vazgeçilmezi olan aşk ve sevgiyi önce öğretmeliyiz çocuklarımıza bir çift kediye imrenmemeleri için.

Ali BAKMAZ 
 06.01.2007 16:14
Cevap :
Ne doğru dediniz. Keşke öğretebilsek...  06.01.2007 19:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 713
Toplam mesaj
: 146
Ort. okunma sayısı
: 2879
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

İzmir Cumhuriyeti'nde yaşıyorum... Sarmaşık Sanat Atölyesi'nde ebru sanatı ile uğraşıyorum. En es..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster