Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Nisan '14

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
175
 

Mart üşütür Haziran ısıtır

Mart üşütür Haziran ısıtır
 

MART ÜŞÜTÜR HAZİRAN ISITIR


Üniversiteye yerleşme maratonunun ilk basamağı olan YGS sonuçları açıklandı. Bu sonuçlardan kimi öğrenciler mutlu oldu, kimileri ise umutsuzluğa kapıldı. Burada özellikle sınav sonucunda beklediklerini bulamayan, emeklerinin boşa gittiğini düşünen öğrencilere seslenmek istiyorum.

YGS bir sınavdı geldi geçti. Hâlâ bu sınavın yasını tutuyor olmanın size pratikte hiçbir faydası yok. Bunun ötesinde bir kayıplar zincirine mahkûm ediyor YGS’de alınan olumsuz sonuç. Kaybedilen moral, kaybedilen özgüven, kaybedilen çalışma azmi, kaybedilen zaman…

Öncelikle şunu belirteyim, biraz gönlünüz ferahlasın: YGS’de yapılan netlerin LYS puanları içerisindeki ağırlığı % 40 (DİL puanları hariç). Yani toplam puan içinde LYS’ler % 60 etkiye sahip. Bu sayede YGS’de alınan olumsuz sonuçları derleyip toparlama imkânı bulabiliyor öğrenciler. Tabii çalışan öğrenciler için geçerli söylediklerim.

Dolayısıyla asıl önemli olanın bundan sonraki sınavlar olduğunu söylersek problemli bir cümle kurmamış oluruz.

Bu noktada şu yanlış bilgiyi düzeltmek isterim: Öğrencilerin ve eğitimcilerin bir kısmı, ‘YGS’de alınan puanların % 40’ı LYS puanlarına eklenecek’ şeklinde bir bilgiye sahip. Hayır, böyle bir şey söz konusu değil. Örneklendirecek olursak MF-4 puan türünde YGS’deki testlerden Türkçe % 11, Temel Matematik % 14, Sosyal Bilimler % 6, Fen Bilimleri % 9 etkiye sahip. Bu rakamları topladığımızda MF-4 puanında YGS’nin ağırlığı % 40 oluyor. Yoksa tutup da YGS sayısal puanların (YGS-1 ve YGS-2) % 40’ı alınıp eklenmiyor.

Daha yapılacak çok şey var. YGS’ye ait bütün olumsuzlukları sıfırlamak gerekiyor. Hem düşünce hem duygu hem de eylem noktasında kendimize çeki-düzen vermemiz şart. YGS’nin olumsuz tortularını, tozlarını temizleyip LYS’ye taptaze, hedef ve başarı odaklı hazırlanmanın yollarını aramalıyız.

İç dinamiklerimiz geçmişteki olumsuzlukların, başarısızlıkların bir sonucu olarak yaşadıklarımızı sıfırlamada, hayata yeniden ‘merhaba’ demede yeterli bir enerji oluşturmuyorsa dış dinamikleri devreye sokmada fayda var. Burada tavsiye edeceğim şey, zaman zaman konuşmalarıyla sizi derleyip toparlayacak, size yeniden çalışma aşkı, şevki kazandıracak eğitimcilerle görüşmeniz, onların denetimi altına girmeniz ve yönlendirmelerine kulak vermenizdir.

Henüz hiçbir şey bitmedi... Size sadece bir aylık yapacağınız çalışmanın sonucunu rakamsal olarak vereyim. Günde 6 saat çalıştığınızı varsayarsak, bu çalışmanın 4 saatinde soru çözdüğünüzü düşünelim. Bir ayda çözebileceğiniz soru sayısı yaklaşık 7 200. Sınavlara kadar olan süreyi düşündüğümüzde 18.000 soru çözme imkânınız var. Bu rakam, deneme sınavı sayısı olarak 80 soruluk 225 deneme sınavı çözmek; soru bankası olarak da yaklaşık 12 soru bankası bitirmek demek. Sizce az mı?

Özetle; YGS geçti… Hatırasını yad etmek size bir şey kazandırmayacak. Futbolcuların ve teknik adamların klasik bir ifadesi vardır: ‘Önümüzdeki maçlara bakacağız’ derler. Sizin de önünüzde çok önemli sınavlar var. Geçmişin karanlığını bir kenara atıp geleceğin aydınlığına sarılın derim. Son sözü, söz üstadı Mevlânâ’ya bırakalım:

Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

Her gün bir yere konmak ne güzel

Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

Dünle beraber gitti cancağızım;

Ne kadar söz varsa düne ait,

Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 2207
Kayıt tarihi
: 14.05.07
 
 

Aslen öğretmenim, öğretmeyi sevdiğim için bu mesleği seçtim ve mesleğimi layıkıyla icra etmek içi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster