Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '08

 
Kategori
Dostluk
Okunma Sayısı
632
 

Martılar özgürdür

Martılar özgürdür
 

Ada sahilinde bir martı, onu en iyi bu fotoğraf anlatır.


Milliyet Blog’la tanışalı epey zaman oldu ama yazmaya başlayalı henüz bir yılım dolmadı. Bu zaman zarfında okuduğum bloglarda bazen yıl dönümü kutlama yazılarıyla bazen de 50. ve 100. gibi anlamlı sayıya ulaşanların kutlama yazılarıyla karşılaştım.

O günlerde bir karar almıştım. Ben yıl dönümü ya da kutlanacak sayıdaki yazıya ulaşmayı bekleyemeyecektim. Başka bir kutlama bulmam lazımdı.

“Kutlaman şart mı?” diyecek olanlara;

Evet arkadaşlar şart. Kutlamalar keyiflidir, kimseye zararı da yoktur.

Gelelim benim neyi kutlayacağıma;

Ben yorumları kutlamaya karar verdim. J

Yorumlarım 500 ve katlarına ulaştığında bir yazı yazıp o yorum sahibini duyuracağım.

Eğer kendisi de kabul ederse ufak bir hediyem olacak ona.

O kabul etmezse 501. ya da 499. kişiye “Hadi gel, onun yerine seninle kutlayalım” demeyeceğim.

Yani “Kimi arıyorum” bulmaca dizisindeki gibi ebelik hakkı devretmeyecek J

Bu düşüncemi sevgili arkadaşımız MuDo ile paylaşmıştım. O sıkı matematikçi ya, şimdi açar bakar “Kaçıncı yorumu aldı ki böyle bir yazı yazdı” diye. 500’ü geçtiğimi ben de bu sabah fark ettim.

“MARTILAR ÖZGÜRDÜR” ya da benim deyişimle Sevgili Özgür Martı, kutlamama katılır ve hediyemi kabul eder misiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Şanslı biri miyim diye düşündüm;yazınızı okuduğum esnada İzmir'in bu yağmurlu gününde; nerden aklıma geldiyse... İlk kez ve en son ne kazanmıştım ben? Hafızada tık yok! Yok olan nasıl hatırlanır! Yeri mi değil mi bilmem ama, yazılarında yorumlarında, yanıtlarında; hakkaniyet, iyi niyet, sıcaklık, gizemli ve çok dikkatli bir yazanımızla bu gün tanıştım! Bugün diyorum, hep sis gibi bir perde vardı aramızda! Sebebini şu anda çözdüm! Önce güldüm sonra kendime kızdım!" Sen ki ayrıntılara önem veririm, gözlerim iyi görür dersin! Nasıl olur da isim benzerliği yüzünden iki yazanı birbirine karıştırırsın!" diyerek kendi kendime hesap sordum! İnanılmaz gibi gelse de; benim başıma böyle bir iş ikinci kez geliyor! Hangi çiçekle gönlünü alabilirim diye kafa yoruyorum; içimden bir ses "Onun haberi yok ki" dedi gülümsedi! Yağmur yağınca hep böyle oluyor! Biraz mutluluk, biraz hüzün! Sevgiler!

Alev Meisel 
 23.11.2008 16:44
Cevap :
Sevgili Alev hanım, bugün benim doğumgünüm ve bu yorumunuz bana harika bir hediye olarak geldi. İstanbul da yağmurlu bugünlerde ama ben yağmuru çok severim. Bu özel günümde İzmir'in yağmuruyla sayfama konuk olduğunuz için teşekkür ederim. Sevgiler, saygılar benden.  23.11.2008 22:44
 

Onun otuzbeş yaşından sonra seramiğe başlaması bana ilham kaynağı oldu hep. O ellisine merdiven dayadıktan sonra tanındı ve seramikleri değer kazandı. Bende aynı yaşlarda sevdiğim sanata zaman ayırmaya ve sergilere zaman buldum. Ayşe Kulin en sevdiğim yazarlardan biridir. Onun sayesinde Aliye Berger'in, Fahrünnisa Zaid'in sanatını tanıdım, resim sergilerini gezdim. Büyükadada Şükrü paşa konağını araştırdım. Bütün sülaleyi ve sevdiğim Halikarnas Balıkçısı Cevat Kabaağıç'ı başka yönleriyle tanıdım. Herkese tavsiye ederim Füreyya'yı. Tekrar teşekkürler...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 20.11.2008 1:07
Cevap :
Kitap hediye etmenin de böyle sakat bir tarafı var işte :)) "Ben okudum sevdim hadi bunu ona da alayım" dersiniz. O meğerse kitabı yutmuş sizin haberiniz yok. Gerekli ders alınmıştır. Bundan sonra kitap hediye edilecekse ön araştırma yapılıp ağız aranacak. Tabi çaktırmadan :))  20.11.2008 22:41
 

Paketi açarken sertliğinden ve ağırlığından bir kitap olduğunu düşünmüştüm. "BİR GÜN DEĞİL HER GÜN ATATÜRK" yazısını okuduğumda tutuldum kaldım. 2009 için hazırlanmış masa takviminin her sayfasını çevirdiğimde onun hiç görmediğim bir fotoğrafını ve bilmediğim yanlarını anlatan cümlelerle karşılaştım. Nilgün Akad blog habercime ilk kaydettiklerimdendi. İyi ki kaydetmişim ve iyi ki 500.yorumu ben yazmışım. Teşekkürler bu mükemmel hediye için. Sonsuz teşekkürler... İyi ki varsın arkadaşım... Kucak dolusu sevgiler sana özgür martıdan...

MARTILAR ÖZGÜRDÜR 
 19.11.2008 19:32
Cevap :
Nihayet elinize geçti. Ne maceralı oldu değil mi? Yine de siz mesaj yazmasanız sonuca ulaşamayacaktık. Neyse, sonunda başardık :)) Aslında niyetim Ayşe Kulin'in Füreya adlı kitabını almaktı. Okuduğumda sevmiştim, siz okudunuz mu onu da bilemedim ama soramadım da :)) Sonra kitabevine girdim ve Atatürk takvimini gördüm. Kitap aklımdan çıktı :)) Hoşunuza gittiği için çok sevindim. İnşallah takvimin her sayfasını keyifle çevireceğiniz bir 2009 yaşarsınız. Sevgiler.  19.11.2008 22:07
 

Sana yazan 500 ve katlarına denk gelenlere bir armağan vereceksin ya! Ali Gülcü durur mu ? O da bir yöntem bulmuş! Yaptığı her 100.yorumda yorum yaptığın kişi'den bir armağan isteyecekmiş.. "İsteyenin yüzü bir kara vermeyen zenci" deyip. Bence o bu işten daha karlı çıkacak :))) Ve sanırım haftada bir sana bir mesaj gelecek " 100. yorumum size denk geldi Nilgün hanım" diye.. Ehh! ayıkla pirincin taşını..:))

Ömer Sebahattin Çetin 
 18.11.2008 5:15
Cevap :
Vallahi yapar mı yapar :)) Oturup Ali Gülcü'nün yorumlarını saymalıyım. Her hafta 100 yorum yapsın, 100. bana denk gelmese bile hediye yollamazsam bana da Nilgün demesinler :))  18.11.2008 23:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 1166
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2217
Kayıt tarihi
: 24.01.08
 
 

17 yaşımdaydım yazmaya ilk başladığımda. Dünyayı tanımaya çalışırken kendimi de tanıdım zaman içinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster