Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
390
 

Marul kemiren çocuklar

Gaziantep Nizip… İki kardeş kafa kafaya vermiş düşünür. Amele kahvesinde birilerinden duymuşlardır Kayseri’de gündelik işçilere ihtiyaç vardır. 5 lira, 10 lira sıkı çalışırsan, patronunda cebinde akrep yoksa kimi zaman 20 lira. 20 lira… İki kişi 40 lira. Kafalarını kaşıyıp bir kez daha, bir kez daha düşünürler. Kalplerinde buruk bir sevinç. İş var dendi iyi güzelde, karıları, bebeleri ne olacak? Biri diğerinin endişesini bastırmak istercesine sırtını sıvazlar. "Düşünme fazla” der. ”Ne kaybederiz ki? Burada da açız. En kötüsünden toparlanır geri geliriz. Anca beraber, kanca beraber.”

Sabahı zor ederler. İlk ışıkları ile önce hanımlara ardından çocuklara haber verilir. ”Kayseri’ye gidiyoruz. Hep beraber. İş varmış orada.” Beş yaşındaki oğlan sarılır babasının paçasına “Kamyon alacan di mi ?” Kız boş durur mu, “Ya bebek, bebek alacan di mi?” Baba yutkunamaz. Kalır, düğümlenir boğazında sözcükler. Bilmiyorum diyemez. Para kazanabilir miyim diyemez. İş var dedi bir kere. İş olmalı der. Burnuna eski zamanları hatırlatan bir kokunun hayali salınır. Ocakta kaynayan tarhana çorbasının kokusu… İlk yevmiye ile bir çorba kaynatmalı diye düşünür. Taze ekmeği bana bana yeriz.

Gaziantep Nizip’ten Kayseri’ye giden bir otobüse borç parayla binilir. İki kardeş aile çoluk çocuk inerler Kayseri’ye… Çocuklar yolda uyurken bebekler, arabalar görür rüyalarında. Her sabah işe giden babaları ve her akşam kurulan sofralarda yenen taze ekmekler vardır çocuk rüyalarında. Uyku sersemi indiklerinde zor yürürler Kayseri sokaklarında. İki gün sokakta kalırlar. Kayseri’nin arka sokaklarının arkasında terk edilmiş bir ev bulunur. İki kardeş aile yerleşir eve.

Ama açlık bırakmaz yakalarını. Babalar her sabah gündelik işçi olabilmek için sokaklarını arşınlarken. Anneler ve çocuklar, çöp tenekelerini karıştırma işine girerler. Biri yarım kalmış gofrete sevinir. Bir diğeri bu duruma bozulur. Pet şişeler ve teneke kutular hepsini mutlu eder.

Açlık kol gezerken evlerinin üstünde çocuk ya bunlar hep beraber bir başlarına çıkarlar çöpten yiyecek avına. Çöp tenekesinin yanında ki yığını uzaktan fark eder biri, koşar. Diğerleri peşi sıra ve fakat çıplak ayak koşarlar. Çöpte bir yığın marul. Atılmış marullar. Ayıklanırken beğenilmeyen, yenilmeyecek durumda olan marullar. Küçüklerin en küçüğü çırpar ellerini “yaşasın, anneme de götürelim”

Hikayenin gerisini hepimiz biliyoruz zaten. Bir anda sersem serserinin biri dalar çocukların arasına. Dört kardeş hemen orada. Amca çocukları ertesi gün hastanede ölür. Hastanede ölen çocuğun, ölüm döşeği ilk yattığı yumuşak yataktır…

Bu ülkenin tek gerçeği işte budur. Bizim insanımız açtır. Daha önemlisi çocukları da açtır. O çocuklar çöplükten atık marul yapraklarını yiyecek kadar açtır. Ve rahmetli babamın dediği gibi “ Çöp karıştıran insanlar biz şehirlilerin ortak ayıbıdır”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Cellek bey değil tavşanlar... yorumunu ben yapmıştım :)

sedataydın 
 09.08.2007 2:19
Cevap :
Sayın Aydın ; Parmaklarım bazen istemsiz tuşlara basabiliyor.Kusura bakmayın.Tavşanlara selamlar :)  10.08.2007 0:42
 

Değeri yok mu çocuklarımızın?

sedataydın 
 08.08.2007 16:06
 

Sosyal bir yarayı,kısa bir yazıya sığdırarak deryanın dalgalarını karalara kadar ulaştırmışsınız.Deneyimli olduğunuz belli oluyor.Başarı dileklerimle

Muzaffer Cellek 
 05.06.2007 17:33
Cevap :
Sevgili Muzaffer Cellek ; Mesajınızı yeni aldım.Uzun süredir buralarda yoktum.Samimiyetiniz için teşekkür ederim. Sevgiyle kalın...  10.08.2007 0:40
 

Icim bir tuhaf oldu yazdiklarinizi okurken, gerci biliyordum butun bunlari ama, okurken insan baska bir duyguyu yasiyor. Ne yazikki elden fazla bir sey gelmiyor. Uckagitcilar, din tuccarlari, duygu somuruculer, ulkeyi bu duruma getirenler bir gun dahi, bakmazlar cevrelerine neler olup bitiyor diye. Zannederlerki ulke gulluk gulistanlik. Oysa Turkiye`nin gercegi bu. Yillar once sokak cocuklari dernegi yoneticileri ile konusurken, hepsine yetismemiz mumkun degil birini bile kurtarsak kardir demisti. Elinize saglik bu anlamli yazi icin. Hoscakalin

İsmail Keles 
 29.05.2007 18:55
Cevap :
Sayın Keles ; Yorumunuz için teşekkür ederim.Uzun süredir buralarda olmadığım için daha yeni ulaştı mesajınız. Sevgi ve saygıyla kalın. Zeynep Poyraz  09.08.2007 1:40
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 548
Kayıt tarihi
: 26.05.07
 
 

1995 yılında Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdim. 10 yıl boyunca İzmir'de aktif olarak g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster