Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
255
 

Maşa sen çok yaşa!

Maşa sen çok yaşa!
 

Resim internetten alıntı. "Nazlanma gari! Bir an önce şu mavi küreyi üleşelim, istersen yazı tura atarız. Kuzey güney,doğu batı benim için hiç farketmez.


S.F. Abasıyanık: “Mangalın üstünde bir boru; marsık kokusu dar sokağı doldurmuş”

Abasıyanık’ın dar sokağı: Günümüzde, sayısız sokaklara dönüşmüş; marsık kokusu nefes kesiyor, mavi gezegenin başını duman almış,  zehirleniyor.

Marsık bildiğimiz marsık, kendi kokusundan kendisi de zarar görmesin diye maşalardan medet umuyor.

Maşa: Ateşle öpüşür, bu onun asli görevidir.

Eller yanmasın diye çabalayıp durur.

Beşer: Maşaya özenip, maşayı taklit ederse vay haline…

 Yanar!  Yanarken can havliyle çevresini de cayır,  cayır yakar.

 

Komşu Esed : Mangal partisi veriyor.

 Bu marsıklı partiye katılanların solunum sistemi bozulur.

Şaşalı dramatik gösterinin asıl hedefi, ülkemizin zafiyet geçirmesini sağlamak; komşu hem kurban hem katil; büyüklerinden fıçı fıçı destek alıyor. 

Türkiye sağlıklı olmasın; yaralarını kaşısın. Büyümesin bücür kalsın.

Merkel’i Putin’i  Obama’sı Fransız’ı Çin’i  vesairesi kafaları ambale etmek; merhametimizi deşmek için iyi polis kötü polis oynamaktan oldukça haz alıyorlar. 

Yutmuyoruz.

Halk: Yutmuş yutmamış neye faydası var!

Olaylara Fransız, kalalım demiyorum.

Bir kerecik olsun “İsviçre” gibi ne kokalım ne de bulaşalım.

Büyükler çok güçlüler ya; öyle iseler kendi aralarında halletsinler.

Binlerce mülteci şimdi parklarda; aç, açık… Daha sonra ne olacak?

Mağdur mülteciler arasında; bu ülkeyi mağdur edebilecekler var mıdır yok mudur? Kim bilebilir?   

Benim ülkem üzerinden, taş atıp okyanusun arkasına saklanmak kolay iş… Suriye’nin rejim muhalifleri dahi dış güçlerin müdahalesinin olayları sarpa sardırmaktan başka bir işe yaramayacağı düşüncesini savunurken...

Bize de etraflıca düşünmek uygun düşmez mi?

En kalleş savaş silahı kimyasalları; Suriye’ye kimler hediye ediyor?

Kalleş silahı üretenlerin gerçek hedefi Türkiye olamaz mı?

Her ihtimali göz önünde bulundurmak; ayıp ve günah sayılmaz.

Sağımız solumuz cadı kazanı olmuş fokur, fokur kaynarken; kimse kusura bakmasın kış uykusuna yatılmaz.

Ne Şam ne şeker diyerek; takkeyi önümüze koyalım.

Ne doğu ne batı; ne kuzey güney; sonu çıkmaz sokak; yalelli dinlemeyi bırakalım.

Paşa gönlümüz takkeyi kafasından çıkartmazsa; tabii ki pöstekinin kıllarını saymak bize farz olur.

…İlhamiiii  ne homurdanıp duruyorsun yine ne var? Gökyüzünde gümbür gümbür uçuşan bizim uçaklarımız; korkma!

Talim terbiye uçuşları, deneme yapıyorlar.

 

 

Alev Meisel

8 Eylül 2013 Pazar

Merhaba İzmir’im

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fransa, Almanya, İngiltere, İtalya haricinde tüm Avrupa ülkelerinden daha ilerideyiz! Tabii ki istemezler güçlü Türkiye'yi. 75 milyon güçlü müslüman ne demek! Bizi AB'ye alsalar bittiklerinin resmidir! Bizim bölgede kazan ateşten asla inmez! Batı buraları karıştıracak ki odağımız değişsin, zayıflayalım! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 10.09.2013 10:45
Cevap :
Merhaba Ata Kemal Bey; Avrupa: İkinci kez -orta çağ- dönemine girmiş bulunuyor. DENGESİZ iklim de ona eşlik ediyor. Türkiye'ye özenmeleri normal, aynaya neden bakmak istemediklerini anlayamıyorum. Bir zamanlar güçlü olmuş olmak, sermayeden yemek, ahkam üstüne ahkam kesmekle bu işlerin yürüyemeyeceğini çoktan anlamış olmaları gerekir. Kendileri bilir demekle yetinmek isterim lâkin dünyanın eksenine çomak sokmaları yok mu; çileden çıkmamak mümkün değil. Allah akıl fikir versin. Katkınız mutlu etti, teşekkürler selamlar saygılar.   11.09.2013 1:35
 

Bir kerecik olsun İsviçre gibi ne kokalım, ne bulaşalım demişsiniz ama Türkiye'in içinde bulunduğu coğrafyada, yani İran, Irak, Suriye, Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan, Rusya gibi ülkelerle komşu komşuya oturup kokmamanın, bulaşmamanın sırrını vermemişsiniz. İşin kötüsü bende barışın sırrını bilmiyorum ama Alp dağlarında yaşamadan İsviçreli olmanın da mümkün olmadığından eminim. Bırakın İsviçreyi bende bir kerecik olsun Alev Meisel gibi düşünmek, yazmak isterim ama o bile olmuyor ve sizi okumakla yetinip duruyorum. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 09.09.2013 18:03
Cevap :
Merhabalar Mustafa Bey; "Alev Meisel gibi düşünmek ve yazabilmek" bile olmuyor bu yüzden Alev Meisel'in yazılarını okuyarak yetinmek" Şimdi Mustafa Atilla Bey için üzülmek mi lâzım? Minimum ile idare edebilen bir düşünüre haksızlık olmuyor mu? İkinci şık: Şık mı bilmiyorum ama Alev Meisel'in koltukları mı kabarsın? Hatun oldukça pratik düşünüyor ve çözümleri de dramatik boyutlarda değil...İşte işin sırrı burada çok basit çok kolay çözüm yollarını görmek kolay olmaz, olmaz çünkü insanoğlu çetrefilli olanına rağbet eder. Ülkemin ne kadar sevimli komşuları varsa (benim pek o kadar olmasa da) benimkiler de az sayılmaz. "Cennetlik olun inşallah, dilleriniz dert görmesin" diyerek yoluma devam ediyorum. Günümüzde ne bireylerin ne de ülkelerin komşuları var. (kısmetimize ne düşmüşse) üstümüze sıçratmadan ayaklar altına almadan; zarar vermeden almadan birlikte var olabilmenin adına siyaset diyelim ve siyasilerimize başarılar dileyelim. Biz fazlaca zekamızın kurbanıyız ve taşıyoruz. sevgiler   11.09.2013 1:14
 

BUNLARIN ÜLEŞMELERİ, ne biter ne de hiç, bakın bize, 40 yıldır, küçük bir adayı, üleşemedik gibi gösteriyorlar... PETROLUMUZ DA bulundu, eh artık, işler tıkırında olacak demektir... KIBRIS'TAN SELAMLAR.

Göksel47 
 09.09.2013 14:22
Cevap :
Merhabalar, ne gariptir ki ben adamızı her daim bir bütün olarak algıladım kuzeyinde ev sahibi güneyinde daimi konuklar...Bir Cumhurbaşkanı bir başbakan ve farklı siyasi partiler...Tabii ki bu sistem; ev sahibi konuk kavramları etkisini yitirinceye dek; yeter ki adayı kendi haline bıraksınlar. (bir başbakan güneyden bir cumhurbaşkanı kuzeyden bir dönem sonra tam tersi gibi) Katkınız mutlu etti, teşekkürler; sevgiler selamlar.   11.09.2013 0:40
 

Sorular...sorular...her biri insanın içini titreten zor sorular...zor..."savaşsız bir dünya pek zor değil aslında..."...şimdilik eyvallah İzmir'im,merhaba Mersin'im dedim ben de bir kaç gün önce:)))...saygılar...

nedim üstün 
 09.09.2013 8:29
Cevap :
Merhabalar; siz de Mersin'e hoş geldiniz. MB Mersin şubesinin adli tatile girdiğini fark ettim. Yeni dizilerle yola devam etmek nasip olsun. İnşallah Arap baharları yerini dingin olgun sonbahara bırakırlar. Gına getirdiler bıktırdılar. Sağlık sevgi huzur dolu günler saygılar.  09.09.2013 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 833
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster