Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '10

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
998
 

Masal dünyasının sihirli taşlarından, şifa aranır mı?

Masal dünyasının sihirli taşlarından, şifa aranır mı?
 

Şifa dağıtan taşlar da var.


Taş’ların, insanlarda, fiziksel ve ruhsal tesirleri çok büyük. Bunlara, şifalı ot gibi, “şifalı taş” da deniyor.

Şimdi ben diyorum ki, taş devrinde kim bilir ne taşlar vardı, ne kutsal taşlar vardı da, şimdi “şifalı”sı ortaya çıktı.

Taş, eski taş devrinden beri kutsaldı. Kutsallıkla, tanrısallık birlikte düşünülmüş. Gerektiğinde de silah olarak kullanılmış. Bir dinsel sembol olmuş. Taşa tapılmış. Koruyuculuğuna, büyüsüne inanılmış.

Çocukluğumuzda bir taşımız vardı bizim. Ablam dereden bulmuş getirmiş. Kapının kenarına “ağırlık” olarak konuyordu hep. Kapı kapanmasın diye. Ve biz üç erkek kardeş, bir de kız, o taşla harp ederdik. Birbirimizin kafasına atardık. İş bitince de yerine konurdu. Babam hiç istemezdi. O taşı kaybedin derdi, ablam inat ederdi. Neymiş efendim, bu taş kutsalmış. Hasta olduğunda, bu taşla uyurdu. Ertesi günü, dipdiri kalkardı. Huriye Ablam. Allah rahmet etsin. Öldüğü zaman o taş, temelli kayıp olduydu. Alıp, yanı başına koyalım dedikti.

Bu taşı hangimiz ileri fırlatacağız diye bahçemizde yarış ederken, düştüğü yerde su bulunmuştu. Kazdılar kuyuyu, çok su buldulardı. Ama en çok evde, kafa göz yarmada kullanılırdı. Hayret, değdiği yer acımazdı. Ama hepimizin kafasında, iyi kötü çizikler vardır.

İnsanlar bu dünyadan çabuk bıktılar. Çerden çöpten medet umdular. Taşlara isimler takıp, payeler verdiler. Bunların en önemlileri şunlar:

AYTAŞI – Duygu ve dengeye. AMBER-Guatr, astım alerjisine. FİRUZE- Panzehir özelliği. İNCİ- Güç verir LAL- Gayipten nilgi almanıza yardımcı olur. LAPİS- Ruh ve kader arasındaki dengeyi sağlar. OPAL - Eklem iltihabına. PRİT- İradeyi artırır. TOPAZ- Depresyonun üstesinden gelir YEŞİM - Akıl sağlığına. ZEBERCET- Sebebi bilinmeyen korkulara iyi gelmektedir.

Ama, hala kafada çiziği duran, acısı geçmeyen, kafamıza yediğimiz o evdeki taş. Neme lazım, hakkını vermek lazım. Kim bilir nerde şimdi.

Valla değişen bir şey olmamış. Bizim evin taşı ile şimdiki taşlar arasında fark yok. İkisi de şifa verici. Şimdikiler, kafa göz yarmıyorlar hiç olmazsa. Yalnız, ortak noktaları var. “Medet ummak” O işte.

O gün, bu gün çağlar atladık çağlar. Kozmik beden temizliği var. Suya soktuğunuz ayaklara detoks yapılıyor. Su, sonraları kapkara oluyor. İçinizin kiri, küvete akıtılıyormuş.

Dere kenarına mı gitsek, Taşları toplayıp, evin her yanına saçsak mı acaba? Kaderlerimiz taşlara mı bağlasak? Töbe töbe!

Takılar da öyle. Takılarda şifalı taşlar da kullanılıyor. Romatizma ve boyun ağrılarına iyi geliyormuş. Bunu, gümüşçülük yapan Karşıyakalı bir takı ustası söylüyor. Herkes şifa peşindeymiş. Dizayn yaparken bu taşlardan kullanıyormuş. İsmi Serap Ataker. Bu işin uzmanı. Sorduk, cevapladı “Takılarımı, ruh halime göre tasarlıyorum” diyor. Ve ekliyor “ O günkü halim neyse, takılarıma yansıyor. Neşeliysem pırıl pırıl bir dizi oluyor. Karamsarsam, kararıyor taşlar” diyor.

Kocası Engin Beyin halıları da, bu taşların verdiği enerji ile dolu. Nasıl dolu? Az ilerideki halıcı dükkanının halılı vitrininde kolyelerin, taşların ne işi var? Şu işi var. Satış yaptırıyormuş bu taşlar. Memnunlar halinden.

Oradan bir müşterisine soruyorum. Biyolog Elif Gürbüz’müş. “Yeşil renk huzur veriyor. Takı ile uğraşmak, bir masal dünyası inşa etmekle eşdeğer. Masallar biter ama, ışıltıları eksik olmaz, sürer. Dünyamızı pırıltılı kılan da budur. Yoksa çekilmez” diyor. Şair babanın, romantik kızı Elif. Anlaşıldı. Bu kız da, ablam gibi taşlara aşık.

Bu dükkanda harikalar yaratılıyor, bir avuç muhtelif camlardan, renkli taşlardan, kristallerden. Diyor ki Serap Hanım “ Her taşın başka bir enerjisi var. Çok eski çağlardan beri insanlar, taşların mucizesini keşfettiler, onlara sahip çıktılar. Taşlar, sağlığa, uykusuzluğa, yaşama daha bir enerji ile dolu olarak bakmamıza, arkadaş ve eş edinmeye, nazara, sihre iyi geliyor. Ayna önünde bulundurulan taşlar, enerjiyi katlayıp çoğaltır. Yansıma gücünden olsa gerek. Biz gümüşçüler, bu yüzden, hep ayna kullanırız” diyor.

Tasarım bir ilham işi. Sevda işi. Ruh ikizini arar gibi savaş verme hali. Uyumluluk, beceri, konsantre olma halidir.

Ona bakarsanız, her yerde takı var. Atlara, öteden beri incik boncuk takarlar. Taaa kuyruğuna varıncaya dek. Bir, ayağında “hal hal’ı” eksiktir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Muhalefet edeceğim, kızmaca yok...Taştan şifa konusu, sektörel bir aldatmaca olmasın! Ben diyorum ki, dert de, derman da içimizde...Ha, taşlar mı? şifa vereceğine inandırılan taşlardan oluşmuş bir kolyeyi takınca, psikolojik olarak "şifa bulacağım" beklentisine giriliyor. O modda, sanki şifa bulmuş hissi oluşuyor. (gerçekte ne kadar doğru, tartışılır.) Geçiniz Sn.Cellek, şifa, pozitivizmmimizde, motivasyonlarımızda, iyimserlik duygularımızda ve hoşgörülü iç dünyamızda...Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 29.11.2010 19:36
Cevap :
Niye kızacakmışım. Kızsaydım, ablamın o beyaz çift çizgili taşına kızardım. O öyle söylüyor diye, büyüğümüz diye de inanırdım ne derse desin. Taşların dili olsa da söylese. "Benim üzerimden bilir bilmez laf üretmeyin bakalım" diye kendi kendine söyleniyor mudur acaba?. Dr. Bedri Ruhselman'ı bilir miydiniz? Bizim derslere de girerdi. O anlataırdı." Evrende gizli güçler ardır." Taşları katmamıştı, iyi hatırlıyorum. Bana sorarsanız böyle. Ne boynuma taktığım incik boncuk var. Ne ayağımda hallhal marifetli yüzük taşı. Ne de tesbihan baş imamesi. Her söylenene saygı duyup geçiyorum. Bu işle ilgilenenlerin çok olduğunu biliyorum. Gönülleri hatırları kalmasın dedik. Röportajda bu yüzden, pişmiş aşa, soğuk suyu azar azar akıttık. Hayatta bir müsbet, bir menfi insan vardır. İkisini ortası da vardır. Herkes kaç "kır'at" olduğunu bilir. Dediğiniz gibi, duygularoımızda hoşgörülü olmamız, iç dünyamızı tatmin eder. Selamlarımla.  29.11.2010 20:30
 

Faydaları var kesinlikle katılıyorum. Kullandığım bir çok şifalı taş var ve ben bizzat faydasını gördüm / görüyorum. Ancak şifalı taşların kullanımında dikkat edilmesi gereken çok önemli bir husus var ki, o da şifalı taşların topraklanması olayı. Ne demek topraklamak? Bilindiği gibi şifalı taşlar sünger gibidirler, içlerinde barındırdıkları enerjiyi yansıtma ve karşıdaki her türlü enerjiyi de toplama ve sonra tekrar yansıtma özellikleri vardır. Hal böyle olunca, kötü enerjilerin tekrar bize yansımasını önlemek için, şifalı taşlarımızı sık sık tuzlu suya ve toprağa gömerek, topraklayıp negatif her türlü enerjilerinin giderilmesini sağlamamız gerekmektedir. Saygılar, sevgiler.

A.Nilgün Aktaş 
 29.11.2010 17:20
Cevap :
Uzun uzun anlattığınız kıymetli tecrübelerinize bir de ben eklenti yapayım müsaadenizle. Taşlı kolyenizi vesireyi tamire verseniz dahi, geri aldıktan sonra, suya tutup yıkamak lazım. Zira tamir safhasında kötü enerjiler yüklenmş olabilir. Arınmak içibn bu yıkama. İlginize teşekkürler. Esen kalınız. Selamlar  29.11.2010 19:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1616
Toplam yorum
: 3879
Toplam mesaj
: 498
Ort. okunma sayısı
: 868
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster