Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ağustos '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1293
 

Masalcı ve tombul kanatlı melek

Masalcı ve tombul kanatlı melek
 

Çizgi filmlerin düşsel âlemine kaçıp orada melek olmak isteyen bir kız varmış...

On yaşından beri hep bu hayalle yaşarmış. Bu yüzden bütün eşyalarının üstünde çizgi film karakterlerinin resimleri varmış .Pek çok arkadaşı onun bu çocuksu yönüyle alay edermiş ; ama o ısrarla çizgi film dünyasında yaşamaya devam etmiş.

Bizim çılgın kızımız şu an benim de adını bilmediğim yüzlerce karakteri ezbere bilirmiş, ama hiçbirini de beğenmezmiş: ne Candy ne Heidi ne bilmem ne...

Her gece Tanrı'ya dua edermiş: "Tanrım , ne olur beni kanatlı bir melek yap çizgi film kahramanı olayım. Herkes beni beğensin, bana hayran kalsın, insanlara yardımcı olayım." demiş.

Yıllar geçmiş kızımız büyümüş genç kız olmuş, aşklar yaşamış, yaşatmış..

Bir gün bir masalcıyla karşılaşmış, masalcı ona daha önce hiç anlatmadığı masallar anlatmış; kız bunlardan çok etkilenmiş; o da masalcıya masalcının bildiği ama fark edemediği ya da göremediği olaylar anlatmış...Öyle bir hale gelmiş ki masalcıyla kız birbirlerini görmeden birbirlerine anlatmadan edemez olmuş..Masalcı, k ızın köyüne saplanıp kalmış..

Her günkü bu görüşmeler dedikoduya yol açmış.. İkisi de bu dedikodulardan etkilenmişler ve gözden ırak bir yerde buluşmaya karar vermişler. Köy halkı öyle dedikoducuymuş ki masalcıyla kızın kuytu bilip gittikleri her yeri keşfedip onları rahatsız etmişler. Bizimkiler çareyi köyün uzağındaki sarp ve yalçın kayalıkların olduğu bir tepeye kaçmakla bulmuşlar.

Her sabah güneş doğmadan orada buluşup birbirlerine herkesin bildiği sözcüklerle kimsenin bilmediği masalları anlatmaya devam etmişler.

Masalcı, kıza öyle bir aşkla bağlıymış ki onu bırakıp gidemiyormuş, ama o bir masalcyımış gitmesi gerekiyormuş... Bunu kıza bu dünyanın sözcükleriyle anlatamamış...

Bir gün yine buluşmuşlar anlatmışlar birbirlerine.. Sanki ikisi de bunun son buluşma olduğunu bilircesine birbirlerinin ağzından lafları almışlar, çölde kalmış kervancının sözcükleri su bilip içmesi gibi saldırmışlar cümlelere.

Konuşmanın bitiminde masalcı bir kuş mu desem bir balık mı olmuş bilmiyorum kendini bırakıvermiş boşluğa...

Kız önce korkmuş, sonra sonra bir deli cesaretiyle masalcının arkasından o da bırakmış kendini boşluğa..

Masalcı gözden kaybolmuş...

Kız önce masalcının gitmesiyle yaşadığı birkaç saniyelik yalnızlığın bir cehenneme eş olduğunu fark etmiş, bu cehennemde yaşamanın ne olacağını bilmeden atlamış aşağıya...

İşte bu sırada kzın kolları kanada dönüşmüş, kız bir melek olmuş...

Kızın yeğeni onu hep tombul tavuk diye severmiş... Masalcı da tombul melek diye...

Tanrı onları da kırmamış ve tombul kanatlı bir melek yaratmış..

İşte o zamandan beri masalcının arkasından bu tombul kanatlı melek de gezermiş masalcının gezdiği köyleri.,

Masalcının meleğe duyduğu aşka ne mi olmuş?

O da başka bir hikâyede.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ama konusu "aşk"sa dinlerim!...Masalları yani:) Bekleyelim, okuyalım, pardon "dinleyelim":) Sevgiler...

fatma iyibilgin 
 10.08.2010 0:48
Cevap :
fatma hanım,sanırım ben hep masal anlatmaya ve yaşatmaya devam edeceğim,gerçek yaşam bir türlü dönemeyeceğim...sevgilerimle..  10.08.2010 1:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 114
Toplam yorum
: 490
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 1529
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

1964'te Ankara'da doğdum. Meslek lisesinin elektrik bölümünü bitirip fabrikada ve şantiyede çalıştım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster