Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Mayıs '18

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
23
 

Maske-ler-i-miz

Maske-ler-i-miz
 

Psikoloji tarihindeki etkisine bakmadan önce maskenin eski çağ aktörlerinin rollerini  belirlemek için kullandıklarını söyleyebiliriz.Latincede persona anlamına gelen maskenin amacı rolleri ayırt etmek yani “farklı karakterler” sergilemekti. Buradan hareketle başka insanlarla ilişki kurmak için taktığımız dolayısıyla zaman zaman değişiklik gerektiren,bir takım tehlikelerden sakınabilmek, bir takım şeyleri elde edebilmek için, kimi zaman daha rahat kimi zaman daha kabul edilebilir olmak için farklı kişiliklere bürünüyoruz. İşte bu role Jung persona diyor. Tabi birey bunu,şimdi çalışkan görünmem gerekiyor,şimdi mutlu ve hiçbir şey beni yıkmaz gibi görüneyim gibi her zaman bilinçlilik haliyle yapmıyor. Zaman zaman bilinçdışı süreçler devreye giriyor.Gerçekten kendimizinbize göre kabul edilmeyecek bir yönüyle başa çıkamadığımızda bunu fark edemez ve yüzleşemeyiz o zaman otomatik olarak farklı şekilde davranıyor olabiliriz ya da sevgilimizin,annemizin,babamızın bizden beklentilerini ve yapmamız gerekenleri o kadar içselleştiririz ki kendiliğinden onların isteklerine karşılık veren bireylere dönüşürüz. Aslında persona,savunmasız egoya kalkan olur. O yüzden herkesin personaya ihtiyacı vardır ve herkes bilinçli ya da bilinçdışı bu personaları kullanır.

  Jung, personanın bireyin gerçek olduğuna inandığı bir tür sahte kişilik olduğunu söylemiştir. Benzer olayları bir süre sonra belli davranış kalıplarına oturtmuş ve bu kalıpları kuşaklar boyunca aktarmaya başlayan bireyleri gözlemleyen Jung,arketiplerden bahsederek persona kavramını daha  açık hale getirmiştir.Arketipler kişisel olmaktan çok kollektiftir ancak persona daha çok kişisel özelliklerden bahseder. Burada anlatılmak istenen sağlıklı kişiliklerin bilebölünebileceği ya da öğrenilmiş bazı nesilden nesile aktarılan durumların bireyin maskesini oluşturabileceği ve kendini tanımaktan uzaklaşabileceğidir. Örneğin, okulda çok neşeli,sürekli konuşan,atak bir öğrenci özel hayatında çok sessiz sakin,daha çok bireysel zaman geçirmeyi seven biri olabilir.İki yaşantıyı da gözlemleyen biri hangisinin onun gerçek kişiliği olduğunanasıl karar verebilir? Her birey kendi ihtiyacı doğrultusunda bir persona oluşturur. Bir başka örnek ise şu olabilir, hayatı boyunca anneaannesi, annesi, teyzesi tarafından erkeğin tüm isteklerinin karşılandığını gözlemleyen bir genç kız evlendiğinde “koşulsuz veren anne” arketipine bürünerek aslında öğrendiği şeyi uygular ve gerçek kişiliği sorgulamaz çünkü çevremizin istediği rolü oynarken, rolümüze uymayan isteklerimizi başkalarına hatta kendimize bile göstermeyiz.

  Bastırdığımız, istediğimiz şeyleri görmemiz ya da bastırmamız orada oldukları gerçeğini değiştirmez. Jung bu isteklerimize de gölge adını vermiştir. Gölgede, personanın reddettiği istekler bulunur, yani personanın tam karşıtıdır. Gölge, kendi hakkımızda bilmek istemediğimiz her şeydir. Toplum ne kadar dar ve kısıtlayıcı olursa, gölgemiz o kadar geniş olacaktır. Gölge doğal, içgüdüsel insandır. Kişi,tıpkı id ve süperego gibi sağlıklı olmak için gölge ve persona arasında denge kurmak zorundadır. O yüzden hayatı bu iki arada geçer.   
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 47
Kayıt tarihi
: 17.07.17
 
 

Yeditepe Üniversitesi psikoloji bölümünden mezun olan Nihan Arda Alpman, çocuk, ergen ve aile ter..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster