Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '19

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
150
 

Maskeli Balo

Merhaba Sevgili Okurlarım,

Size de bazen bir maskeli balonun içindeymişsiniz gibi geliyor mu?

Bu haftaki yazıma böyle bir soruyla başlamak istedim. Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung, kişilerin topluma göstermek istedikleri, uyumlu ve kabul edilebilir yönlerini içeren yüzlerine 'persona' demiştir. Persona kelimesi maske anlamını taşımaktadır. Kişinin toplum normlarına uymayan tüm duygu, düşünce ve davranışlarını ise 'gölge' ile açıklamıştır. Gölge bizim bastırdığımız hatta bazen reddetmeye çalıştığımız yüzümüzken, persona insanlara sunduğumuz yüzümüzdür.

Sosyal çevremizde sürekli insanlarla birlikteyiz. Onları bizim yanımızda taktıkları maske kadar tanıyoruz. Sonra öyle anlar geliyor ki yaptıkları davranışlar karşısında şaşkına dönüyoruz. Maskelerini düşürenlerin karanlık yüzleriyle tanışıyoruz. İnsanların içlerindeki kötülüğü anlamakta zorlanıyoruz. Sonra bir bakıyoruz ki maskeler tekrar yüze takılmış, sanki hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor hayat.

Peki ya bizim maskelerimiz?

Haydi dürüst olalım. Sadece çevremizdeki insanların değil elbette bizim de arkasına saklandığımız bir maskemiz var. Öfkelendiğimizde ya da çok üzgün olduğumuzda çevremize olumsuz bir izlenim bırakmamak için taktığımız bol gülücüklü maskelerimiz var mesela. Zayıf görünmemek, sorun yaşadığımızı belli etmemek bazen de daha fazla sevilmek ihtiyacıyla sıkı sıkı sarılıyoruz maskelerimize.

Maskelerimiz bizim toplumla daha uyumlu ve sağlıklı ilişkiler kurmamıza yardımcı oluyorlar. Bu sebeple onlardan tam anlamıyla vazgeçemeyiz. Ama taşıdığımız maskeler kişiliğimizle büyük bir zıtlık içindeyse ruh sağlığımız için işler yolunda gitmiyor demektir. Olmadığımız biri gibi davranmak oldukça yorucu ve yıpratıcıdır. Kişiliğimiz maskenin altında ezilir. Söyleyemediklerimiz ve yapamadıklarımız biriktikçe kendi kendimize zarar vermeye başlarız.

Maskeler olmadan yaşamak çok mümkün görünmese de amacımız olmak istediğimiz kişi yani maskemiz ile kendi kişiliğimizi yakınlaştırmak olmalıdır. Başta iletişim becerileri olmak üzere, empati kurma, problem çözme, öfke kontrolü, atılganlık gibi bazı sosyal beceriler öğrenerek hem topluma uygun davranmamızı hem de kendimizi ifade etmemizi sağlayabiliriz.

Duygu ve düşüncelerimize uygun davranışlar sergilememiz ve bu davranışlarımızın toplum normlarına uygun olması ruh sağlığımızı olumlu yönde etkileyecektir.

Sevgiyle kalın...

Eda Tuğrul, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 35
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 162
Kayıt tarihi
: 10.10.18
 
 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümü mezunuyum. 2014 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster