Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
293
 

Maskeli balo

Maskeli balo
 

Kadın erkeği ne zaman kaybetti? İlk yaradılışta mi, modernitede mi yoksa post modernitenin belirsiz, kaygan ve gri dalgaları arasında mı? Belki her kadın ayrı bir zaman diliminde. Belki de erkek hiçbir zaman bir tek kadına ait olmamıştı. Kadın öyle sanmıştı. Ben yine de postmodernitenin erkeği cesaretlendirdiğini, bu belirsizlik ve çoğulculuk ortamının o 'tek' kadını terk etmede rolü olduğunu düşünüyorum. Kadın artık güçlü, bağımsız ve kendine yetiyor ya, zaten artık aradaki muhtaclık ve aidiyet ilişkisi ortadan kalktı diye mi dusundu er kişi? Umarım bu kadar basit değildir. Çünkü kadının alışkanlıkları, gündelik yaşamı, düşünce sistemi hep kendini aşarken sadece ve sadece ruhu sıkısıkıya korudu kendini. Aslında erkek, her yeni kadının o aynı ruh ve bilinçle kendine sarıldığını bilse 'çok' kadının hep aynı kadın, aynı ruh ama sadece farklı beden olduğunu da -e artık bi zahmet- algılayacaktı.

Tabi aranan sadece farklı bir fiziksel görüntü ise durum değişir. Ne kadar değişir? Bir maskeli balo süresi ve gerçekliği kadar. Ama postmodernitenin kadın erkek ilişkisi bir maskeli balo kadar bile heyecan verici ve gerçek değildir! Orda gercekler değil beyan esastır. Ne hissedildiği değil, ne hissedilmesi gerektiği önemlidir. Doğal olan değil, öğrenilmiş ve öğretilmiş olan değerlidir. Dahası, kendinden ve özgün olan vulgar bulunurken, prim yapan basmakalıp değerler yüceltilir. Ve bu yeni düzen maskeli balonun kurallarını da belirler. Erkeğe sonsuz secenekler sunar görünürken, kadını da bu yeni duruma uymaya değişmeye, dönüşmeye ve kendinden çıkmaya zorlar. Kendi olmamaya. İstenilen olmaya.

Ne farkeder kim olduğun maskenin altında? diye düşünme sakın dişi kişi! Akıntıya kapılma. Postmodern dünyanın talepleri, beklentileri o kadar kararsız, renksiz, akışkan ki maskeler bile artık çok sıkıcı olmaya başladı! Maskeli balo ve onun sahte yuzleri için vakit geceyarısını vurmak üzere...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ait olmak bir kadın ya da erkeğe karşı kendi içimizde içselleştirdiğimiz bir duygu. herkesin kendi eline alması gereken kendi biricik hayatı var, ve hayata bakışı tercihleri. Bahsettiğiniz durumların cinsiyetle ilgisi çok yok bence..erkeklerinde öğrenilmiş çaresizlikleri aynı kültürden..Maskeli balo canına tak eden insanlar çokk..sevgi ve saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 26.11.2007 16:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 362
Kayıt tarihi
: 29.08.07
 
 

Ankara'da yaşıyorum. Kamu yönetimi ve siyasetbilim mezunuyum. Kadın çalışmaları ve metropol yaşamınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster