Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '20

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
125
 

Maskenin Elli Tonu

Duygusuzluğu, bilgisizliği, vurdum duymazliğı marifet sayan bir donemin gittikce acizleşen insanlarıyız.
 
Durup düşünmek artık bizlere göre değil.
 
Oysa düştüğümüz bu yerden, daha ne kadar alçalabiliriz ki?
 
Tepkisizligimizi akıllıca bir davranışmış gibi sunma çabalarımızın arasında "dünyayı sen mi kurtaracaksın" türü akıl verişleri, pek bir marifetten sayıyoruz.
 
Verdiğimiz tepkilerde ise mahalle kabadayısı gibi kıvırttığımız bıyıklarımız utanır oldu.
 
Sadece kendi neslimiz için bile bir şey yapamayacak kadar bencilleşen zihinlerimizin, turşusu bile kurulamayacak kadar igrenç durumda.
 
Kendi nesli bir yana, gelecek nesilleri bile düşünecek öngörüdeki güzel ruhlara, kendi kokuşmuşluğumuzu bulaştırma çabalarımız, bir lağım çukurundaki suyun "en saf su" benim demesi gibi aşağalıkça.
 
İki yüzlü insanları özler oldum.
 
En azından iki sınırları vardı.
 
Şimdi ise çok yüzlülüğün sınırsızlığında, tüm ilkeler her gün boğuluyor, ceset torbalarına bile konulmadan leş gibi kenara atılıyor.
 
Üstelik bir de, yanından geçerken "kim yaptı bunu" deyişlerimiz yok mu, gel de delirme!
 
Bir lokma ekmek ile doyacakken, fırındaki tüm ekmekleri masanın altına saklama bencilligimizin bilinçli eylemselliği, göğsünü gere gere Top 10 listesinde yerini alıyor.
 
Artık geceleri en saf oldugumuz bilinç seviyemiz olan uykudayken bile, yüzümüze yapışmış maskelerin ağırlığı, yastıklara illallah dedirtiyor.
 
Ve artık kimse yeterince alçaldığını düşünmüyor!
 
Çünkü tüm düşünmeler tedavülden kalkmış,
 
İnsanlık vasıfları değiştirilmiş,
 
Tüm bu değişimlere rağmen:
 
Yüzsüzlük en adam yerine konulmuşluk statüsünde, nobel ödülüyle çakal, çakal sırıtıyor.
 
Sırıtmaya devam...
 
Tüm sırıtanların, gelecekte yüz felci olması kaçınılmazdır.
 
Kendisinden sonraki geleceği düşünmeyen her bireyin nesli, kayıtlara eksiksiz geçmektedir.
 
Şunu hep unutuyoruz ki, biz saşarız ama ilahi adalet, evren, düzen, kozmik asla şaşmaz!
 
İşte bu yüzden bunca kirliliğin içinde ruhu temiz kalmış insanları üzmeyelim ve kir bulaştırma çabasına girmeyip değerlerini de bilelim.
 
Sağlıklı günler dilerim...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

50 tonu, 500 şekli, 1000 şemali.. Harika bir yazı... Biz olmayı beceremeyince maske takip insanlıktan çıkıyor, bir başka mahluklara benziyoruz... bakı selam...

Metin TOPÇU 
 03.05.2020 14:58
Cevap :
Merhabalar... İnsanoğlunun maskelerden vazgeçme şansı var mı diye düşünürüm bazen, zor. Hayırlısı diyelim. Sevgiler...  02.06.2020 17:52
 

Yazınız zaten tümüyle çok yerinde, çok iyi; Kimi cümleleriniz muhteşem fakat öyle 3 cümleniz var ki muhteşem ötesi: 1-"Kendi nesli bir yana, gelecek nesilleri bile düşünecek öngörüdeki güzel ruhlara, kendi kokuşmuşluğumuzu bulaştırma çabalarımız, bir lağım çukurundaki suyun "en saf su" benim demesi gibi aşağılıkça." 2- "Üstelik bir de, yanından geçerken 'kim yaptı bunu' deyişlerimiz yok mu, gel de delirme!" 3- "Yüzsüzlük, en adam yerine konulmuşluk statüsünde, nobel ödülüyle çakal çakal sırıtıyor."... O tür insansıların o ahvalleri daha iyi anlatılamazdı; müthiş teşbihler ve tanımlamalar. Selamlarımla, tebrik ediyor, sitemize hoş geldiniz diyorum...

Filiz Alev 
 20.04.2020 15:48
Cevap :
Merhabalar... Çok teşekkür ederim. Yorumlayan yüreğinize sağlık. Sevgilerimle...  02.06.2020 17:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 86
Kayıt tarihi
: 14.04.20
 
 

Serpil Çavuşoğlu 1973 İstanbul doğumluyum. Hayatın her alanında gönüllü olarak faaliyet göstermek..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster