Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '14

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
317
 

Masum Kıskançlık!

Masum Kıskançlık!
 

Yetişkinlerde kıskançlığı psikiyatrlar genel olarak özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir duygu durumu olarak tanımlar. İnsanlar özgüvenlerinde düşme olduğu zaman kendisini yetersiz hissetmeye başlıyor ve bunun sonucunda elinde olanı kaybetme korkusuna düşüyor. Yani kıskançlık “elindekini kaybetme korkusudur” da diyebiliriz. Kıskanılma durumu kiminin hoşuna gider kiminin gitmez. Ben hoşuna gitmeyenler kısmındayım, hatta iğreti olurum. Ta ki bebeğimin beni kıskanmaya başlamasına kadar… Birkaç gün öncesinde kucağıma sevmek için aldığım başka bir bebeği görüp sinirlenerek bağıra bağıra babasının kucağından jet hızıyla inip benim kucağıma oturmasını şaşkınlıkla izledim. Çocukların kişilik yapıları bu dönemde şekillendiğinden birazda endişelendim. Acaba, kıskanç, bencil bir kişilik yapısımı olacak diye. Fakat biraz araştırdığımda bu durumun normal olduğunu ve anne babanın hoşgörüsü ile kolayca atlatılabileceğini öğrendim.

Bebeklerdeki kıskançlık biz yetişkinlerdekinden biraz farklı. Bir bebeğin ilk aşkı kuşkusuz anne ya da babasıdır. Gelişimsel açıdan bakıldığı zaman, her çocuk için annesi tanrıça, babası tanrıdır. Erkek çocuğu, bu dönemde annesini bir sevgi objesi olarak benimser ve ona sevgili gibi davranmaya başlar. Çocuk annesini babasından kıskanır. Ancak diğer taraftan, en büyük rakibi olan babasının bu tarz kötü duyguları nedeniyle onu cezalandıracağından korkar. Bu korku, annesine duyduğu ilgiden baskın geldiği zaman, babasına olan sevgisi artmaya başlar ve erkek çocuk baba modeli ile özdeşleşir. Bu dönemde erkek çocukları, babalarını bir tehdit ve rakip olarak görmeye başlayabilir ve bu yüzden anneye aşırı düşkünlük gösterebilir. Erkek çocuklar baba eve geldiğinde pek fazla yüz vermeyebilir, hatta bazı erkek çocukları babalarına "Neden geldin?" gibi tepkiler de gösterebilir. Çocuk babayla zıtlaşır, babanın söylediği hiçbir şeyi yapmaz. Bu durumun tam tersi kız bebekler için geçerlidir.

Oğlumun beni kıskanması, sahiplenmesi durumu hoşuma gitmedi desem yalan olur. Müthiş hoşuma gitti.:) Bebeğimin bana yaşattığı güzel anlardan bir tanesidir. O birkaç saniye içerisinde birçok duyguyu bir arada yaşadım. Sanki dünyada bir tek bebeğimle ben varım, en özel, en değerli benim, gerçekten bir tanrıça gibi hissediyorsunuz kendinizi. Bu yazdıklarımı evlat sahibi olanlar çok iyi anlayabilirler. Hep derim, ölmeden önce yapılacaklar listenizde mutlaka ama mutlaka evlat sahibi olmak yer alsın. Her insanın bu hayatta bir kez tatması, yaşaması gereken eşsiz bir deneyim.

Sevgiyle Kalın…

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 0
Kayıt tarihi
: 04.01.14
 
 

..