Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '06

 
Kategori
Arkeoloji
Okunma Sayısı
2699
 

Matanazi: Sürgünde bir hitit prensesi

Matanazi: Sürgünde bir hitit prensesi
 

Matanazi, günümüzden yaklaşık 3300 yıl önce yaşamış olan bir Hitit prensesi. Onun öyküsü diğer Hitit prenseslerininkinden daha farklı ve birazda acıklı olduğu için günümüze kadar ulaşmayı başardı.

Hitit İmparatorluğunun en büyük hükümdarlarından biri olan II.Murşili’nin kızıydı Matanazi. Babası Murşili, kendi yönetimine karşı ayaklanan Batı Anadolu’daki Arzawa devletlerinin isyanını bastırdıktan sonra bu devletlerden biri olan ve Gediz nehri civarında konumlandığı düşünülen Şeha Nehri Ülkesinin Hitit İmparatorluğuna olan bağlılığını hanedanlar arasında yapılacak diplomatik bir evlilikle pekiştirmeye karar verdi. Zira bağlı devletlerin sadakatini güçlendirmek için bu tür diplomatik evlilikler bir süreden beri Hititler tarafından uygulanıyordu. Sonuçta Murşili’nin biricik kızı prenses Matanazi, Şeha Nehri Ülkesi Kralı Masturi ile evlendirildi ve böylece Matanazi diplomatik bir evlilik yoluyla garanti altına alınan barışın ve sadakatin diyeti oldu.

Herhalde hiç sevmediği ve daha önce yüzünü bile görmediği yabancı bir ülkenin kralıyla evlendirilmek ve doğup büyüdüğü ülkesinden sonsuza dek ayrı bırakılmak çok zor bir şey olsa gerek. Olasılıkla Matanazi bu evliliğe boyun eğmek zorunda kaldığında prenses olarak doğmamış olmayı dilemişti. Ancak sonuçta o bir prensesti ve ülkesinin çıkarları için artık uzaklardaki Şeha Nehri ülkesinin kraliçesi olması gerekiyordu.
Matanazi yeni vatanına gittiğinde nasıl karşılandı ve orada nasıl bir yaşamı oldu bilmiyorum çünkü bu konuyla ilgili bilgi veren herhangi bir yazılı belge yok. Ancak Şeha Nehri ülkesinin Hititler tarafından işgal edildiği ve bağlı yani vasal devlet haline dönüştürüldüğü düşünülecek olursa Şeha halkının Hititleri çok fazla sevmiyor olmaları muhtemeldir ve olasılıkla korkudan yeni Kraliçelerinin yüzüne gülmek zorunda kalmışlarsa da Matanazi’yi sevgiyle bağırlarına bastıklarını sanmıyorum . Sonuçta, her yıl Hitit İmparatorluğuna büyük miktarda vergi vermek ve savaşta asker gücüyle Hitit ordusuna katkıda bulunmak zorunda olan Şehalılar dış işlerinde de Hitit İmparatorluğuna bağlı olan tam bir sömürge krallığıydı.


Matanazi yeni evine gelin gittikten çok uzun zaman sonra onun hakkında bilgi veren başka bir belge çıkıyor karşımıza: Bu belge Mısır firavunu II. Ramses’in müttefiki Hitit İmparatoru III. Hattuşili’ye yazdığı mektuptur. Buna göre Hattuşili kız kardeşi Matanazi’nin doğum yapabilmesi için başarılı hekimleriyle ünlü Mısır’ın hükümdarı Ramses’ten yardım istemiş ancak Ramses Hattuşili’nin mektubuna verdiği cevapta Prenses Matanazi’nin elli ya da altmış yaşlarında olduğunu bildiğini ve bu yaşta bir kadının doğum yapmasını sağlamanın olanaksız olduğunu birazda alaycı bir üslupla belirtmiş. İşte burada Matanazi’nin ikinci büyük dramıyla karşılaşıyoruz. Bir veliaht dünyaya getirmek o dönemde Kraliçeler için çok önemli olmasına rağmen Matanazi bunu başaramamış ve bu durum muhtemelen onun yaşamını daha da çekilmez bir hale getirmiş olmalı.

"Tarihte Matanazi gibi siyasi çıkarlar için farklı ülkelerin krallarıyla diplomatik evlilik yapmak zorunda kalmış bir çok prenses var. Bu kadınların sürgün cezasına mahkum olmuş bir tutuklu gibi vatanlarından uzakta yaşamak zorunda kalmaları beni çok etkilemiştir ve üzmüştür.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Meraba Ozlem, Sydney'den yaziyorum. Blogundaki tarihle ilgili yazilarin hepsini az once okudum. Emegine saglik. Bir dizi sorum var. Matanazi'nin dogumuyla ilgili olarak II Ramses'in Hattusili'ye yazdigi cevabi mektubunun tamamini, eger mumkun degilse ilgili kisminin metnini yazabilirmisin ? Yazinda yeralan "..Matanazi bu evlilige boyun egmek zorunda kaldigindan prenses olarak dogmamis olmayi dilemisti" bolumu bir yorum mu yoksa bir belgede yer aliyor mu ? Galerindeki haritadaki Hitit yayilim alani kesinmi ? Bu baglamda, Hitilerin Karabel disinda ozellikle bati ve guneybati anadoluda biraktigi baska izler varmi veya bu haritayi destekleyen belgeler ? Galerindeki sol kol omuzunda bir yay asili (yaya ben benzettim, baska birsey de olabilir elbette) kabartma anonim bir karakter mi ? Yoksa bir kral mi ?(hangisi ?) bu kabartma nerede ? Yine galerinde yer alan, tanitim etiketinde 'corum turizm'yazili ciftbasli kartal kabartmasi gercek mi ? nerede ? Tesekkur ediyorum. Selamladim

gursen cemil 
 07.09.2006 2:08
Cevap :
Merhabalar,Öncelikle güzel sözleriniz ve sorularınız için çok teşekkür ederim.Cevabım için ayrılan alan yettiği ölçüde sorularınıza cevap vermeye çalışacağım.Buradaki Hitit yayılım alanı kesin ve tarihi belgelerle arkeolojik verilere dayanıyor.Hititlerin Batı ve Güneybatı Anadolu'ya yayıldıklarını Hitit arşivlerindeki belgelerden net biçimde bilebiliyoruz.Karabel anıtı dışında (ki aslında bu Hitit anıtı değil Hititlere bağlı yerel bir krallığın yaptırdığı anıt) Troya'da ele geçmiş Hitit tarzında damga mühür ve heykelcik ile Söke yakınlarında ve Metropolis yalınlarında bulunmuş Hitit mühürleri var.Galerideki kabartma Kral II.Şuppiluliuma'yı simgeliyor ve Hattuşa'da bulunmuş.Çift başlı kartal kabartması ise Alacahöyük kentinin girişindeki kabartmalı ortostatlar üzerinde yer alıyor. Matanazi ile ilgili cümlem ise benim siyasi çıkarlar için tanımadığı biriyle evlendirilen bir prensesin dramıyla ilgili kendi yorumum.Ramses mektubu için cevap kısmında yerim kalmadı:(Ama baska bir yazıdadegin  07.09.2006 23:00
 

Kadınların kaderi mi bu desem, yoksa biz erkeklerin kendimizi birşey zannedip dünyaya hükmetmek egosu mu desem bilmem ama, diyeceğim tek şey tarihte yaşanan bu olayın günümüzde de halen devam etmesi şaşırtıcı. Teknoloji olarak gelişmiş olabiliriz ama mentalite olarak koca bir 0 var elimizde...

Silencio 
 26.08.2006 10:46
Cevap :
Hani derler ya tarih tekerrürden ibarettir diye. Birçok konuda olduğu gibi kadınların katlanmak zorunda oldukları güçlükler karşısında da durum bu.Geçmişte Prensesler barışın diyeti olarak bir rehine gibi başka ülkerin saraylarına gönderiliyorlardı. Şimdide ailelerinin çıkarı için hiç istemediği insanlarla evlendirilen kızların sayısı hiç te az değil. Yorumunuz için teşekkürler  28.08.2006 12:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 273
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 4628
Kayıt tarihi
: 08.08.06
 
 

Ege Üniversitesi Protohistorya ve Önasya Arkeolojisi bölümü mezunuyum. Şu anda Marmara Üniversitesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster