Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Şubat '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
10389
 

Matematik dersindeki başarısızlığın temel sebepleri -1-

Matematik dersindeki başarısızlığın temel sebepleri -1-
 

Matematiğin ne kadar önemli olduğunu söylemek için matematik bilmeye gerek yoktur.

Eğitim düzeyi ne olursa olsun, herkes bilir ki, doğa ya da sosyal bilimler olması fark etmez, matematiksel verilerden faydalanmayan bir bilim dalı yoktur.

On beş yılı aşkın süredir matematik dünyasıyla içli dışlı olan birisi olarak üzüldüğüm önemli bir noktaya temas etmekte yarar görüyorum.

Yaşı kaç olursa olsun, herhangi birisiyle tanışıyorum ve sözgelimi birkaç saat sohbet ediyorum. Diyelim ki konu derslerden açılıyor ve nihayet matematiğe geliyor.

Karşımdaki kişi, öğrenci ya da yetişkin olsun, üç aşağı beş yukarı aşağıdaki cümlelerden birini mutlaka kuruyor.

Ben matematikten hiç anlamam, okuldayken de zaten matematiğim kötüydü, tarihim falan iyiydi ama matematikten hep zayıf alırdım, hoca bana takmıştı, bizim öğretmen iyi anlatmıyordu, bir türlü sevemedim şu dersi…

Artık klişe olmuş yukarıdaki cümleleri duymayanımız yok gibidir. Gelelim üzüldüğüm noktaya.

Bazen öyle kimselerle karşılaşıyorum ki, bir süreliğine havadan sudan da olsa konuşup biraz tanıyabilmişsem, ona şunu haykırmak istiyorum: ‘doğru bir şekilde yönlendirilseydin matematikte çok başarılı olabilirdin’.

İşte yersiz olur düşüncesiyle açıkça ifade edemesem de, karşımdakinde o kapasitenin olduğunu da çoğu zamanlar fark edebiliyorum. Ancak bunu söyleyememek beni biraz üzüyor.

Bahse konu, duygusal bir öngörü olmaktan ziyade, yıllardır içli dışlı olduğum öğrencilerden edindiğim tecrübelerin bir sonucudur.

'Ben şu matematik işini asla hâlledemem’ deyip de, sonra ‘nasıl da yanılmışım' diyen yüze yakın öğrenci tanıdım.

İddia ediyorum ki; bir kişi, kurduğunuz cümlelerdeki manaları çözebiliyorsa, okuduğunu lâyıkıyla anlayabiliyorsa, size boş gözlerle değil de, dolu dolu bakabiliyorsa, yaptığı esprilerle beyninin kıvrımlarını size hissettirebiliyorsa, matematik denilen dersi aslında rahatlıkla yapabilecek kapasitedir.

'Hadi canım, matematiği bu kadar hafife alamazsınız, dediğiniz gibi olsaydı, bu kadar öğrencinin gıcık ve başarısız olduğu bir ders olmazdı' diye düşünebilirsiniz. İyi de, gıcıklığın temelinde de zaten başarısızlık yatıyor. İnsan yetenekli ve başarılı olduğu bir alana neden gıcık olsun ki?

O zaman sorun ne?

Sorun matematiğe çalışırken yapılan metodolojik yanlıştadır. Haa, bu yanlışın yarısı öğretmendeyse, diğer yarısı da öğrencidedir.

Meselâ, * matematik dersine giren öğretmen Thales’ten, Öklid’den, Pisagor’dan, Pascal’ dan Descartes’tan bahsederken bu kişilerin aynı zamanda felsefe derslerinde adları geçen filozoflar olduğunu söylemiyor…Neden söyleyemiyor? Çünkü bilmiyor, emin değil...Öğrencinin karşısında mahcup olmaktan korkuyor.[1]

Öğrenci ise, 'bu öğretmen nasılsa benim anladığım dilden anlatmıyor, demek ki yapacak birşey yok' deyip, zaten çok da meyilli olduğu işi yapıyor; kaçıyor ve kendisini haklı çıkaracak hayali mazeretler üretmeye başlıyor.

Kaçıncı sınıfta olursa olsun, matematikten hiç anlamadığını ya da matematiği hiç sevmediğini söyleyen öğrenciler, birkaç aylık bir programla harikalar yaratabilirler. Kilit nokta, matematiğin onların anlayacağı dilden anlatılmasındadır.

Kısacası, yöntem yanlıştır. İzlenen yol hatalıdır. Ortada metodolojik, yöntembilimsel ve özellikle öğretmen ile öğrenci arasında oluşan iletişimsel bir hata vardır.

Ders öğretmeninin yanlış yönlendirmesi ve doğru frekanslı ilişkiyi yakalayamaması, öğrencinin çalışmamak için hayali mazeret üretmesi gibi tarihsel bir hata ile birleştiğinde, ortaya matematiği sevmeyen, üniversite sınavında başarılı olamayan bir kitle çıkıyor.

Bir sonraki yazımızda matematik dersinden başarılı olunabilmesi için, öğrencilerin izlemeleri gereken yöntemler hakkında uygulamalı ve hayati ipuçları vereceğiz.

Sabrın sonu ile

Bibliyografya:

[1] Eğitim Zil ve Teneffüs, Eleştirel Pedagoji Dergisi, Temmuz-Ekim 2006, Yıl 1, Sayı 4-5 sf:112

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

5-6 yaşındaki çocuğa soyut işlem yaptırmaya çalışıldığı sürece matematik eğitimi diye bir şey düşünmek mümkün mü?

Necati D 
 24.01.2013 23:12
Cevap :
Temeli, soyut düşünmeye dayanan bir bilim dalının, soyut akıl yürütmeyi gerektiren ilk tuğlalarını beşli altılı yaşlarda değil de, çocuğun ilerleyen yaşlarında vermeye kalkışırsak, daha doğru olur diyorsunuz. Ağacın yaş iken eğilmesinin daha doğru olduğu objektif gerçeği dikkate alındığında, sorunuzun cevabı kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.tşk  26.01.2013 6:33
 

Bir matematik öğretmeni olarak şuradaki yazılan yorumları acıyarak ve gülerek okuyorum.Matematik te başarısızlığın nedeni nedir ? öğretmen ,öğrenci ,idareci ,veli bilmem ne herkes bir suçlu arıyor. türk milletinin karakteristik özelliğidir bu kendisinden başka herkesi eleştirir kabahatli bulur öğretmen öğrenciyi çalışmamakla ,öğrenci öğretmeni iyi anlatamamakla suçlar . Sorun temel nedeni müfredatın ağırlıdır bence daha 4 v 5 sınıfta çocuklara soyut kavramlar verilmeye başlanıyor 6 ya gelince kümelere geçiyoruz yani soyut matematik doğal olarak sayısal zekası yeterli olmayan öğrenci anlamıyor. ikincisi arkadaşlar burdan akademisyenlere sesleniyor herkes matematiği çok iyi yapar diye bir şey yok bu yoldan lütfen vazgeçin bu öğrencileri öğretmenlere krşı kışkırtmaktan başka bi işe yaramaz bakınız yorumlara elbette herkes belli bir ölçüde öğrenebiilğir ama ileri düzeyde yeteneği olmayan kavrayamaz arkadaşlar aynı başarısızlık neden resim dersi için konuşulmuyor

alp aydin 
 30.09.2010 19:49
Cevap :
Bir matematik öğretmeni olarak katkınız memnuniyet vericidir. Teşekkür ederim.  30.09.2010 22:03
 

Yazınızda, insan başarabildiği bir alana neden gıcık olsun diye soruyorsunuz. Ben hemen gıcık olan biri olarak cevap vereyim; eğer Milli Eğitim tarafından size matematik öğretmeni olarak gönderilen bir insan bir şey anlatamıyor, sorduğu soruları ve cevapları kitaptan aynen tahtaya geçiriyor, anlamadığınızda temeliniz yok diye geçiştiriyorsa o alana ister istemez gıcık oluyorsunuz. Zaten öğrenci olduğumuz için baştan haksısız. O yüzden bizim şikayetlerimizi takan bir yönetici de yok okulumuzda. Aslında insanlara önyargı ile yaklaşan biri değildim. Ta ki liseye kadar. İnanın bana 4 yıl boyunca kendisine öğretmen diyen öyle garip insanlar gördüm ki artık öğretmen kelimesine karşı bir saygı kalmadı içimde. ÖSS'nin bile ne demek olduğunu dershanede öğrenen biri olarak eğitim sistemimizin bütün acıklı yönlerinin de farkına vardım. Bu yüzden eminim ki matematikte başarısızlığın tek nedeni Sevgili Milli Eğitim Bakanlığı ve onun mükemmel eğitim sistemidir. Hani şu ders çalışma olayı var ya; ö

Nehirnas 
 07.05.2008 16:47
Cevap :
Söylediklerine katılıyorum, senelerdir eğitim sistemini yakından takip eden biri olarak haksız değilsin. Ama başarılı olmak için bu tespitleri yapmak birinci adım. 2nci adım ise, işte bahse konu bu olumsuz durumlardan en az zararla nasıl sıyrılabileceğinin planını doğru olarak yapabilmekten geçer...sevgiler  07.05.2008 18:08
 

güzel yazı .... demek yönlendirme.. ne güzel demişsizde bu yönlendirmenin nasıl yapılacağına değinmemişsiniz... nasıl yapılcak bu ... bir sınıf içinde matematiği sevenleri bir küme yapıp, az sevenleri bir küme.. farklı metodla anlayanları bir küme mi yapcağız.... haa bak bu fikir güzel.. böylece alt küme kavramını cocuklara anlatırız... sonra kümelerde birleşme kesişme vs vs ... bi bakmışız tümevarım... beğenmedinizse tümden gelim yapalım.... bazı konulara tv izler gibi bakmanıza şaşırdım. eğer her bireye ayrı metodla yaklaşacak olsak( ki eğer imkan olsa gerçekten çok iyi olurdu) ne buna sınıf yeter, ne öğretmen ne de vakit.. benim kanaatim matematiğin temelini aile atmalı.. kendi çocoğunun nasıl algıladığını keşfetmeli... anlatılmış konuyu anne baba farklı biçimde akatarmalı... tabii diyeceksiniz ki nerede o anne baba... etrafınıza bakın askında oradalar ama onlarda zamanında matematikten korkmuşlar :)

edie istanbul 
 01.03.2008 0:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 401
Toplam yorum
: 1334
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1539
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

>Haziran 1975 doğumlu. >Blog yazarı değildir. Yani yazdıkları blog değildir. Köşe yazısıdır, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster