Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '07

 
Kategori
Matematik
Okunma Sayısı
1584
 

Matematik herşeyimizdir

Matematik herşeyimizdir
 

Hemen herkes ilk öğretim ve lise döneminde verilen matematik derslerinin ne işe yaradığını bilmez. Pek çok düşündüm bulamadım. Siz düşünmeyin. İsteseniz de o okullarda öğretilen matematiğin ne işe yaradığını bilemezsiniz.

Hatırlarsınız belki, okullarda geometri, trigonometri dersleri alırdık, çok da iyi öğrenirdik. Mesela açılardan soru kaçırmazdık. Ama, annemiz babamız elimize para verip manava ya da markete gönderdiği zaman, diyelim ki “6 yumurta al, paranın üstünü getir.” dese, sanki uzaydan gelen birini görmüşüz gibi afallardık. 6 yumurtayı aldıkdan sonra elimizdeki paradan üste kalanı hesaplamak zor iş olurdu. Taktir, teşekkür getiren evladının bu durumunu anlayamayan anne baba, “Koskoca adamsın, kızsın, boşuna mı o kadar okula gidiyorsun, ne öğretiyorlar size okulda? Dese. Başarılı öğrenci üzerine toz kondurmaz. “Bunları öğretmiyorlar. Daire, çember, koni, üçgenlerin alan, açı hesabını öğretiyorlar.” der Başka? “”Birde saatte bilmem ne kadar hızla akan 2 çeşme, bilmen ne hızla akan 3 çeşme olsa, şu kadar litrelik havuz kaç saatte dolar?gibi şeyler öğretiyorlar.” Kendimi bildim bileli o havuzlar da, yıllardan beri dolmadı zaten. Özetle o soruları çok iyi yaparız, ama yumurta hesabına gelince şaşırırız. Sonra da insanlar bizim taktirname belgesinden şüphe ederler. Bu durumda biz bize öğretilen, günlük hayatta pek işimize yaramayan matematiği sevebilir miyiz? Sevemeyebiliriz ve toplumda hesap bilmeyen insanlar olur.

Eskiden rakamlara “arap rakamları” derlerdi şaşardım, meğer rakamları Araplar keşfetmiş. Biz Türkler bir şey keşfedememişiz. Keşfettiğimiz bir yoğurt var, bir cildiyeci Hulusi Behçet’in bulduğu, Behçet Hastalığı. Başka bilime buluş şeklinde katkımız yok.

Bir de inek olayı var. Öğrenci iken matematiği iyi olan, iyi derece ile geçen öğrencilere nedense “inek” derlerdi Tembel öğrenciye bir şey demezlerdi. Bu durumda matematiğin iyi olmasını kötü bile sanabilir insan. Matematiğin iyi olacak, herkes sana “ “inek” diyecek. Ama gerçek o değil tabi ki.

Matematik her şeyimizdir aslında, kredi kartı borcunu, kalan limiti, aylık taksitlerimizi yani hayatımızı, günlerimizi, aylarımızı matematikle hesap ederiz. Doktor hastaya verilen ilacın dozunu, günde kullanım sayısını hastanın kilosuna, yaşına göre böler, çarpar sonuç bulur. Sonra hemşireye direktif verir. Hemşire ilacın verilme saatlerini, miktarını yine matematik bilgisi ile ayarlar.

İyi matematik bilmezsek, arkadaki öndeki arabanın, yandaki duvarın uzaklığını hesap edemeyiz. Yani matematik bilmezsek, araba bile park edemeyiz.

Matematik de bazı kurallar vardır. Mesela 1 rakamı, kimle çarparsan çarp, kendini verir. 1 rakamını, hayatımız da dostumuz olması yada olmaması bir şey ifade etmeyen insanlara benzetiyorum. Nasıl çarparsan çarp, kendimizi buluruz. 1 etkisiz faktördür.

Bir de 0 var, her şeyi götürür. Neyle çarparsan çarp, 0 eder. Bunu da bizi varlıkları ile bitiren kötü dostlarıma benzetirim. Bizi 0 yaparlar.

Matematik hayatı, bir hayatta basa gelebilecek tüm ihtimalleri, olasılıkları, karmaşıklıkları, önceden görebilme özelliğini bize öğreten kaideler topluluğudur. Özetle bize çok lazım olan şifredir. Çözmesini bilirsek, şifre yani matematik her şeydir.

Bir Düşünce biçimi ve evrensel bir dil olan matematik günümüzün gelişen dünyasında birey, toplum, bilim ve teknoloji için vazgeçilmez bir alandır. Günlük yaşamda, iş ve meslekte gerekli olan çözümleyebilme, genelleştirme yapabilme, yaratıcı ve bağımsız düşünebilme gibi yetenekleri matematik sayesinde kazanırız. Matematik, hesap yapmak değildir. Mantıksal bağlantıları görmektir. Bulunan gerçeklerin, sonsuza kadar geçerliliğini koruduğu başka bilim dalı var mıdır?

Ama yukarıda anlattığım nedenler dolayı insanlar matematiği inanılmaz sıkıcı ve anlaşılmaz bulurlar. Ama iyi düşünürseniz matematikteki problemler hayattaki problemlerin aynısıdır. Bazıları karmaşık, bazıları sadedir. Ama hepsinin mutlaka bir doğrusu vardır. İster geometri, ister trigonometri, ister integral, ister türev olsun matematikte doğruları bulmayı öğrendikçe, hayatımızda da doğruları daha kolay buluruz. Sonuca daha iyi gideriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazınıza geç de olsa bir ekleme yapayım dedim.Hepimizin bildiği onluk tabandaki sayıları ve "0" rakamını bulan zat Harezmidir.Ayrıca bu zatı muhterem Arap değil Farstır.Zamanın bilim dili Arapça olduğu için böyle kabul görmüştür. İkinci olarak ise bilime katkı sağlayan bir çok Türk vardır.Aklıma ilk gelen ünlü matematikçi "Matematiği ezberlemeyin kendiniz yapın ve anlayın" sözünü söyleyen Cahit Arf'dir(Hasse-Arf Kuramı).Daha başka Ali Erdemir'in triboloji dalında yaptığı sürtünme katsayısını düşüren buluşu(Borik asit kullanarak) 2003'te uluslararası R&D (Arge) ödülünü almasını sağlamıştır.Sizin mesleğinizden örnek ise Orhun Muratoğlu vardır. Geçmişten ise Piri Reis,Lagari Hasan Çelebi,Uluğ Bey gibi bir çok örnek verilebilir. Her ülkeden olduğu gibi Türklerden de bir çok bilime katkı sağlayan akla gelmeyen sayısız kişi vardır.Bunun Türklükle de alakası yoktur.İnsanın en önemliği olan merak ve istek olduktan sonra her kişi az ya da çok bilime katkı sağlar diye düşünüyorum ve s

semih dikmen 
 01.06.2008 17:39
 

Rakkamları araplar keşfetmiş derken emin misiniz?

arz-ı alem 
 02.12.2007 23:07
Cevap :
evet kullandığımız rakamlara arabik rakamlar deniyor  02.12.2007 23:37
 

ben mat öğretmeniyim bazen mat problemlerini çok iyi çözüp sonuca kısa yollardan ulaşabilsekte..bazen olmayan şeyi var kabul edip başlasakda...gerçek yasamda bole olmuyor çünkü biz matematikçiler için kabuller ve varsaımlarda çok onemlidir sanırım mat kendi yasamımızı kolaylaştırdığı gibi iyce derinlere inersekte bir okadar zorlaştırıyor ve uyumsuzluklarda kabul ve ispatlarda başlıyor..yazınız çok hoşuma gitti teşekkürler

zahara 
 16.09.2007 1:04
 

Ben bir derste" ogretmenim, su cesmelerden birini kapasak ta ya bosalsa ya dolsa daha kolay olmaz mi" diye bir cickintilik yaptigim icin tam 4 tane havuz problemi cozme cazasi almistim. :)) Hayatinizda ki 1 lerden olmayi isterdim dogrusu :)))

Beyhan BiÇKİN KOZANOGLU 
 04.09.2007 23:38
Cevap :
evet eskiden herkes o tür problemlerle uğraşmıştı, doğrudur.  05.09.2007 12:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 675
Toplam yorum
: 1692
Toplam mesaj
: 49
Ort. okunma sayısı
: 2733
Kayıt tarihi
: 13.07.06
 
 

Tıp alanında doktor olarak çalışmaktayım, beyin cerrahi uzmanıyım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster