Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '07

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
492
 

Mavi ışıltılar aldatır

Mavi ışıltılar aldatır
 

Hayat yolunun yarısını çoktan geçmişti. Çetele tutmayı sevmiyordu ama zaman zaman geriye dönüp bakıyordu. Nerede ne yaptım, hatalarım, günahlarım, sevaplarım nelerdi diye iç hesaplaşmasını yapıyor, kendisiyle tartışıyor ve yüzünü belirsiz geleceğine döndürüyordu çaresiz...

Geçmiş geçmişte kalmıştı çünkü. Olanlar olmuş, yaşananlar yaşanmıştı. Artık hiç te mavi ışıltılar saçmayan koyu karanlık geleceğine bakmaya çalışıyordu.

Duygularıyla değil, mantığıyla yön bulmak zorunda olduğunu biliyordu. Omuzlarındaki yük ağır mı ağır, sorumlulukları bir değil birkaç insanın taşıyabileceği fazlalıktaydı. "Olsun, taşırım, taşıyacağım da" diyor, omuzlarının giderek çöktüğünü, belinin eğrildiğini görmezden geliyordu.

Onu hep güçlü olarak görmüşlerdi. O her yükü taşıyabilir, o ağlamaz, o inatçıdır, o hayata tekme atmasını bilir, dayanağa ihtiyacı olmaz, başını yaslayacak omuz aramazdı. Herkesin sorununa çözüm bulur, hep gülümser, sorar, sorgular ama yargılamaz, anlamaya çalışırdı. Örnek kişilik... Çetin ceviz...

Hayatı ciddiye almayacak kadar önemli görürdü. Ve birgün hayat dayanamadı artık bu çekişmeye, bu didişmeye. Ve hiç beklemediği, ummadığı bir anda öyle bir çelme taktı ki ayağına, kapaklanıverdi yüzükoyun. Uzun süre kaldı yerde, ne olduğunu anlamaya çalışarak. Nasıl gafil avlandığına, bu çelmeyi nasıl da önceden göremediğine şaşarak, canının acısını dindirmeye çalışarak, doğrulmaya çalıştı düştüğü yerden. Önce başını kaldırmaya çalıştı, karşısında kendisine acımasızca gülen hayatı gördü. "Neden?" diye sordu yarım yamalak cümlelerle, "Neden bu çelmeyi taktın?"

Hayat yanıtladı, "Kırkıncı odanı açmayacaktın, ben hep bu anı bekledim. Senin en zayıf yanındı kırkıncı odan. Seni bugüne kadar benden koruyan, güçlü olmanı sağlayan dayanağın idi. Kilidi pas tutmuştu, ben bile umudumu kesmiştim artık, nasılsa pastan açılmaz diyordum. Ama açtın ve bunca yıl sakladıkların, yok saydıklarınla yüzleşmek zorundasın."

O zaman anladı. Toparlanmaya çalıştı düştüğü yerden, güçlükle oturabildi. Her yanı ağrıyordu. Ne kadar da zayıf, aciz ve güçsüzdü, ayağa kalkamadı. Mantığını soktu devreye, düşünceleri bile karmakarışıktı. Neler yapması gerektiğini düşündü. Mantığı yine de yol gösterdi, ama o yola çıkacak gücünün henüz olmadığını gördü. Omuzlarındaki yükler, taşıdığı sorumluluklar geldi gözünün önüne. Mantığının gösterdiği yol, şimdilik çıkmaz bir yoldu, gidemezdi. Yeniden güçlenmesi, başını dik tutması, yüklerini sırtlanması ve hayatın ona gösterdiği yolda yürümesi gerekiyordu. Koyu bir karanlıktı önündeki yol, bir ara mavi ışıltılar görür gibi olmuştu, hayatın çelmesini de o zaman yemişti zaten.

Bundan sonraki yolunu yara bere içinde yürüyeceğini, maviliklere aldanmayacağını bilerek doğruldu. Yürümeye yeni başlamış çocuk adımlarıyla karanlığa doğru ilerlemeye başladı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir dostun omzuna koyup başımı/ derin uykulara dalmak isterdim/ çocuklar bayramda nasıl sevinir/ bir el beni öyle sevsin isterdim 40. odayı açıp yere kapaklandıktan sonra yazdığım bir şiirden. İşin ilginç yanı omuz diye gördüğüm şekiller hayalmiş hangisine koyduysam başım boşluğa düştü. Şimdi omuz imgeleri yapmadayım şiirlerin içinde ve kimsenin görmediği bilmediği ama başımı yasladığım omuz imgeleri. Ne güzel demiş benden önce orum yapan arkadaş: bir dosta yarasını gösterir gibi... Güzellikler diliyorum sana Sevgili arkadaşım.

Coskun Karabulut 
 07.06.2007 13:07
Cevap :
Ekleyecek bir tek sözcük bulamadım. Beni anladığın için teşekkür ederim. Sevgiler.  08.06.2007 0:54
 

Güzel bir iç hesaplaşma ama acıtan cinsten sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 07.06.2007 12:14
Cevap :
Hesaplaşmalar hep acıtır zaten, yoksa hesaplaşma olmaz ki. Sevgiyle kal.  08.06.2007 0:56
 

saat ikisinde, karanlığın,sessizliğin tekinsiz yüzüyle kaleme alınmış bu ne yaman dövüş böyle kendinle...Bir dosta yarasını gösterir gibi...Ciğerden çıkan sızılı bir ah gibi........

üç nokta 
 06.06.2007 9:59
Cevap :
Görmesini bilen dostlar görüyor ve hemen tepki veriyor. Sen sıkma canını, arada bir olur bana ve herkese... Sevgiler.  07.06.2007 0:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 37
Toplam yorum
: 138
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1478
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster