Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '12

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
495
 

Mavi sularda yüzen ada Rodos!

Rodos, masmavi suların içinde yüzen eski ve yeni şehir olarak ikiye bölünmüş serin ve tatlı bir ada. İlk görüşte kendinizi göz alıcı bir tablonun içinde gibi hissedebilirsiniz.Bu şehir ilk olarak M.Ö 408 yılında kurulmuş. Daha sonra 1309 yılında adaya gelen St.John Şövalyeleri  tarafından kalıntılar üzerine yeni bir şehir  inşa edilmiş. Eski şehrin merkezini Ortaçağa ait Haçlı Seferlerinden kalma kale oluşturuyor. Büyük Üstadlar Sarayı görülmeye değer doğrusu. Saray kuleleri kaleye hakim bir durumdadır sanki.

Savaşlarda halk bu sarayın içinde korunmaya alınıyormuş. On iki adadan en büyüğü olan Rodos’un eski kentini oluşturan kalelerdeki şövalyeler, kendine özgü zırhlı giyimleriyle adaya mistik bir hava veriyorlar. Şövalyeler sokağının kaldırım taşlarının üzerinde, haçlı seferlerinden kalma çeşitli ülkelere ait hanlar dizili. Sokağın girişinde yer alan Gotik şövalyelere ait hastane ise, arkeolojik müzeye çevrilmiş. Eski şehirde yer alan Sokrates Caddesi  Rodos’un en önemli caddelerinden biri. Bu caddenin sonunda, 1523 yılında inşa edilmiş şehre hakim bir tepede Süleymaniye Camii yer alıyor. Ippokratous Meydanında ortaçağa ait tarihi fıskiye ortama canlılık katıyor. Günümüzdeki deyimiyle kalıntı dünya şehri denilen eski şehirden sonra yeni şehir de görmeye değer. Restoranların, modern cafelerin, şık dükkanların, otellerin ve yeni yapıların oluşturduğu yeni kent orijinal duvarlarında ötesine doğru uzanır. Kiliselerin ve camilerin de yer aldığı yeni şehirde ki Elli Plajı, Rodos’un en meşhur plajıdır.

Adada yerlere diklemesine döşenen parlak taşlar hoş ve değişik.Yemyeşil ve yüzyıllık ağaçların arasında, insan kendini adeta cennette gibi hissediyor. Sokaklarda ressamların sergilediği resimler adaya renkli bir hava katmış. Bir ağacın gövdesine yapılmış olan tek mavi göz, buradaki sanatçıların düşünmüş olduğu değişik bir aksiyon olsa gerek. Kaldırımların üzerinde akordiyon çalan ve ayaklarının dibinde birer minik ve sevimli köpekleri olan çocukların gözlerindeki derin hüzün, insanın içini acıtıyor doğrusu.

Dünyanın yedi harikasından biri olan ve Mandraki Limanında yer alan Rodos heykeli, elli yıl sonra bir deprem sonucu yıkılınca, onun yerini simge olarak “Elefos” ile Elefina” isimlerinde iki geyik heykeli almış. Ayrıca, bu limanda yer alan üç adet yel değirmeni başka bir göz zevki yaşatıyor insana. Açık, rahat ve nefes alınacak bir ada Rodos.

Denizin mavi sularında minicik balıkların görüntüsü neşelendiriyor insanı..Ferahlık veren meltemi, bunaltan sıcak, basınçlı, nemli havaya karşı beslenen tüm kötü duyguların yok olmasını sağlıyor. Faliraki Plajı, Rodos Adasının 15 kilometre kuzeyinde yer alan ve pek çok turistin bulunduğu cıvıl cıvıl bir tatil beldesi. Oldukça güzel restoran ve cafelerin yer aldığı bu civcivli plajın mavi sularında özgürlüğe doğru yüzerken, suyun dibindeki kahve, krem ve yeşil tonlarındaki zararsız taşların renklerini izlemek aslında farkına varmadan yapılan meditasyonun küçücük bir anı.

Lindos! Sardunyalarla süslü çivit mavisi pencereleriyle muhteşem gözüken beyaz badanalı evleri, dar kavisli, büklüm büklüm sokakları ile adanın en çok görülmek istenen yeri. Rodos şehir merkezine 47 km uzaklıktaki Lindos şehri, kumsallarıyla ünlü. Dor’lar tarafından kurulan antik şehrin kalıntıları üzerine kurulmuş. Kaleye eşeklerle tırmanılıyor. St. Paul adlı bir kilisenin yer aldığı “cennetten bir parça sanki” diye düşündüren koyunu görmek insanda hatırı sayılır bir hayranlık uyandırıyor. Cicili bicili çarşısının merkezinde bulunan kalenin yer aldığı tepeye “Akropol Tepesi” deniliyor. Eşsiz bir manzara..Ve Athena Tapınağı..Lindos koyu hem çok temiz hem de sığ. Balıklarla birlikte yüzmenin keyfini çıkarıyor insan.

Bu muhteşem koyun kalabalık oluşunu kusurdan saymak ne derece doğrudur karar veremedim.Çok beğenilmenin ve talep edilmenin sonucu bu olsa gerek..Rodos adası masmavi suların koynunda yüzerken, bu manzarayı derin bir zevkle izlemek insanı kendinden geçiriyor adeta. Hem de meltem rüzgârlarının büyüsüyle!  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 62
Toplam yorum
: 35
Toplam mesaj
: 27
Ort. okunma sayısı
: 526
Kayıt tarihi
: 11.08.07
 
 

05.09.1969 İstanbul doğumluyum. Halkla İlişkiler mezunuyum. Evliyim. 19 yaşında Cemre adında bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster