Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '18

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
193
 

Mavi Zaman Sohbeti

Mavi Zaman Sohbeti
 

Hava sohbet edecek kadar yumuşak değil aslında.
Sen orta şiddetli, ben az şekerli.

Yine geldim.
Aramıza kimseyi sokmadan dünyaya sırtımı dönmek için.

Unuttuğum müzik çalara ve arada bir gelip geçenleri sessize alamadığıma üzülüyorum.

Yine de güzel seni tekrar görmek.
Gözlerimi değdirmek derinliğine
Ve çizgilerinde dolaşmak uzaktan da olsa…

Aylardan Kasım.
Yazarken üşüyor ellerim.
Bir de kısa çoraplarımın örtmediği,
kıyafetimden arta kalan çıplak tenim.

Yine de beklemedeyim,
Dalgalı sesinde, dantelli eteğinde unutacağım gerçekliğin özlemindeyim.
Elimde, günlerdir kapağını açmadan eskittiğim bir kitap zihnimde birbirine çarpıp tiz sesler çıkaran sayımsız düşünce…
Bir tek, karşıma seni aldığımda biraz huzur buluyorum.

Tesadüf desem değil.
Gökyüzü bir tek senin üstünde özgür ve kuşlar yalnızca senin üstünde uçabiliyor böyle alçaktan.

Yani,
İyi ki daha fazlasın topraktan.
Bu talancı yüzyılın gücü şimdilik toprağına yetiyor dünyanın.
Yeterince cesur değil insanoğlu dalacak kadar içine bu derinliğin, bilinmezliğin, bu karanlığın.

Neden bilmem, bugün Aphareka ile konuşmak istemedim.
O da pek bir şey söylemiyor epeydir.
Ya da ben duyamayacak kadar büyük bir rabarbanın içindeyim.

Bu yüzden sana geldim,
Kokunu hatırlayıp büyüklüğünde sakinleşmeye, kalbimi bulandıran ne varsa kıyılarına bırakmaya geldim.

Daha fazla buluşmalıyız seninle.
Varlığından ilham alan adımı daha çok yazmalıyım ıslak kumlarına.
Sonra sen uzatıp serin kollarını silmelisin harflerimi.
Sen sildikçe temizlenmeliyim,
Taze bir başlangıca daha güçlü iliklenmeliyim.

Güneş çekildi az önce, gölgesiz kaldım.
Yazmak için ellerime ihtiyacım olmasaydı daha çok kalırdım.
Ama Kasım bu, haksızlık etmemem lazım.
Ben maviyi seçtim diye turuncusundan vazgeçecek değil elbet.

Sen, kapısı hiç kapanmayan dergah gibisin. Her uğrayanı karşılayıp buyur edersin.
Bense tenhalığı severim.
Tenhada edilen sohbeti, içilen çayı, az şekerli kahveyi bir de.

Bana özel değil şefkatin bilirim, herkese eşittir kudretin.
Kayırmazsın, ayırmazsın, aynı şiddetle yıkar, aynı sevecenlikle sararsın.
Fakat ben ayrı tutarım seni;
Çünkü seninle konuşmak, kendimle buluşmak gibi.

İçime doldurduğun bu taze nefes, tenime bıraktığın serin sonbahar,
Kalemime tutuşturduğun bu berduş sözcüklere minnettarım.

Bitti ellerimin nöbeti,
Şimdi yürüyüp ısınmam lazım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asıl bloğunuzun fotoğrafı etkiliyor insanı derinden. Evde düşünüp bilgisayarınızın klavyelerine basıp yazmadığınız ne de belli satırlarınızdan. Mavinin huzurunda, maviyle kavuşturmak bakir beyaz sayfayı. Kasıma selam olsun, maviye selam, size selam.

Hale Kanık 
 05.11.2018 11:03
Cevap :
Okumak yalnızca okumak değil derim hep. Ayrıntıları görmeyi öğrenmektir en iyi okumak. Latif yorumunuza teşekkürler.??  05.11.2018 13:16
 

Kasım'la mavinin bir olup, ayazının ısıttığı insanlara bir mektup olmuş satırlarınız. Kelimelerden oluşan bir hoş geldin buketiyle ben de Kasım'ı karşılamayı düşünmüştüm ama vazgeçtim. Saygıyla...

Özkan Sarı 
 05.11.2018 2:19
Cevap :
Hiç vazgeçmeyin derim Neticede kaç insansak o kadardır mevsim:)  05.11.2018 10:48
 

Mavi bir huydur bende demişti şair..ne maviye banmış dizeler..yok başka sözüm.

üç nokta 
 04.11.2018 20:55
Cevap :
...  04.11.2018 21:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 241
Kayıt tarihi
: 16.11.08
 
 

Eğitimci ve tiyatro oyuncusu. Yaşadığım Dünya'ya saygım vardır benim.  Ağacına, suyuna, havasına ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster