Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
3338
 

Maviledim ve mavilendim

Maviledim ve mavilendim
 

Kuaför Yücel/ Saçımı yapan Sayın Yusuf Çaycı ve Ben.


Günlerdir sabırsızlıkla beklediğim, beklediğimiz gün; bugündü. Sabah erken kalkmama rağmen, erkenden gidemedim. İlle de saçımı yaptırmalıydım, ille de Kuaför Yücel’e gitmeliydim. Ve onlar da dükkânı pazar günleri saat on birde açıyordu. Oradan çıkar çıkmaz eve koşuşumu, “mavilenmemi” ve misafirlerimizi ağırlamak için hazırladığım; kolonya, misafir şekeri gibi şeyleri de koyduğum çantaları kapıp bir yola çıkışım vardı ki, görmeliydiniz. Taksici nişana gidiyorum sandı, olasılıkla beni de “görümce” diye düşündü.

Yanlış okumadınız; mavilenmemi dedim. Bu sefer hazırlıklıydım. İzmir Mavilim (maviumut) olduğum için, eğer mavili bir şey giymemişsem, ilk tepki sevgi dolu bir serzeniş; “Aaa, mavili giyinmemişsiniz ama” oluyordu. Bu sefer gerçekten maviydim. “Merhaba, hoş geldiniz ben..”diyordum, onlar da “mavilim” diye tamamlıyordu. Nasıl güzel bir merhaba; mavilenmeyle başlıyorduk bilemezsiniz.

Bu sefer hazırlıklıklarımın içinde katılan arkadaşlarımın isimlerini sırasıyla kaydetmek de vardı. Ama her gelene hem mavilerimi bulaştırmak hem de onları kaydetmek zor olunca bu iş için, sevgili İlhami’yi (Arslan) “görevlendirdim”. Onlar; Deniz, Adem Çalışkan, Turhan Özyurt saat on birde gelmişlerdi, Şükrü Bey’in yerine. Ben ulaştığımda ise on ikiydi. Sonra Tansel S. Çam geldi. Çok aklı başında duruyordu ama daha sonra benim mavilerimi kıskanıp tutturmaz mı; “gidip mavi tişört alıp giyeceğim” diye, zor zapettik. Genç bir arkadaşımız, sonradan bir güncesi nedeniyle “evet sen şöfor olmalıymışsın” diye takıldığım, aslında inşaat mühendisi olan sevgili Murat geldi; elinde kurabiye paketiyle. Bodrum’dan geliyordu, buradan Ankara’ya gidecekti. Oradan da işi nedeniyle Gaziantep’e. O sıra bir genç arkadaşımız daha geldi; bize okuyarak destek olan Zehra Zora. Söz verdiği gibi kurabiyeler yapıp getirmişti. Bursa’dan bir başka dost geldi az sonra; sevgili Ali Nail ve eşi Nejla Hanım. O gülen dost yüzleriyle.

Sonra? “Merhaba nasılsınız” derken bir bakıyorduk bir arkadaşımız daha geliyordu. Ve biz her geleni yanımıza alıp, yeni gelene “merhaba” diyorduk. Bunu sırasıyla; A.Demet Bakır (Demet), Oğuz Tümbaş, Tijhal (Tijen Bağırgan), Özden Bora (Zirve), Hatice Gürbüz, Hülya Gülcek ki kendisi Murat Gülcek’in halası olur; nam-diğer Alyoşa, Murat Gülcek (Yakamoz 35), Gülgün Karaoğlu, Adnan Tokdemir, ), Ali Açıköz ki açık mavi giyinmişti de canım “açık açık” sıkılmıştı, Robert ve eşi Alev Meisel, Seda Karagülmez, Ahmet Doğan İlkel, Ali Merdiven, Deniz Doğan (Üç nokta, Nazan Kestik ( Smyrnazan/İzmirce), Gülümser Girit ( İzmirim/İzmirim), Hilmi Polat ve sevgili eşi Nedime Polat; Nedime Teyze için yaptık. (:Keşke SİLVER da gelseydi. O’nu çok merak ediyorduk. Sanırım izin kağıdını imzalatamadı.:)

Bir çoğu eli dolu gelmişti; güncede yazmamalarına rağmen. Her şey o kadar peş peşe oldu ki kim ne getirdi karıştırdım ama Nedime Teyze’min ne getirdiğini biliyorum. Çünkü o benim için özel olarak sana böreği yapmıştı; bugüne kadar yediğim en güzel sana böreğiydi. Sevgiyle yapılmıştı; belliydi. Ve hiç tatlı sevmememe rağmen yine benim için yaptığı kekin tadı da bir başka güzeldi.

En büyüğümüz sevgili Hilmi Bey ve eşini uzaktan görür görmez, servise başladık ve ne boldu her şey bilemezsiniz. Sana börekleri de henüz sıcaktı. Keyif çaylarımızı içerken, Hilmi Bey’in kimi anlattığı bir türlü anlaşılmayan(!) masmavi şiirini okumasıyla başlayan şiir dinletisini başka şiirler de takip etti ve Sayın Mustafa Mumcu da Agora Meyhanesi’ni okudu. Sazın o hoş tınısıyla, sessiz sakin çalıp türkü söyleyen arkadaşımız, şiirler okunurken ara verdi ama sonra bir grup arkadaş ona katıldı. Hatta katılmakla kalmayıp bir ara “Çökertme” çalınca dayanamayıp oynadı; ne yapalım en büyüğümüz kollarını kaldırıp meydana çıkınca biz de ona uyduk.

Ve ilk telefon sevgili Matilla’dan geldi. Sonra sırasıyla Neşe Evrim (Ali Nail Bey onu aramış), Zeynep Gülay Kibaroğlu, Martılar Özgürdür, Mahmut, Ahmet Balcı-Necip Köni ve sevgili Sema Şener aradı ki o aradığında saat 19.33’dü, gidenlerle eksilen bizler halâ (:şapkalı “a”yı yapabildim:) kalabalık bir grup olarak sohbete devam ediyorduk.

Her gidenin ardından eksile eksile kalakaldığımızda; beş kişiydik. Sevgili Deniz, İlhami, Turan “Abi” (: “Ama yakışıyor” değil mi Turan Abi?:) ve Adem’i el sallayıp da uğurladığımda tek başıma kalakaldım… Öyle mi dersiniz?

Gelerek var olan ve telefon açan, mesaj çeken ya da yürekleriyle bizimle olan tüm arkadaşlarımız; sağ olun ve var olun. Gören gözlerinizden, duyan yüreklerinizden maviler hiç ama hiç eksik olmasın. Sevgi ve saygılarımla.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir kucak dolusu mavi gülüm olsun istedim şimdi. hayır! öyle kristal vazoya koyup salonun bir köşesine maviye hasret bir hapishane misali tutmak için değil.. Bırakıp onları sulara boğazdan, beklemek varmalarını ege'ye... Neyleyim, ters yönde akıntı, varamaz güller körfeze...

Birkan Can 
 20.09.2008 17:12
Cevap :
Mavi güller..evet eksikti onlar. Bulursanız yollayın yine de; denizin poyrazı alır getirir belki..sevgiler, güllerden yansıyan mavilerle.  20.09.2008 18:15
 

Resimlerimizi çeken sevgili Nazan Kestik'e çok teşekkürler. Peki Adem'e de:)

derinmavi.. 
 28.08.2008 21:30
 

HİÇ BİTMEMESİ DİLEĞİYLE... mavilime sonsuz sevgiler...

fugen 
 27.08.2008 18:04
Cevap :
"Hiç bitmemesi dileğiyle"..zaman bazı şeyleri farklılaştırabiliyor ama benim de dileğim bu:) Sağ olasın dost yorumun için. Sevgiler Bursa yeşilinden yansıyan mavilerle.  27.08.2008 19:25
 

yine güzel bir toplantı. arkadaşım gerçek bir ev sahibi görümündesin. yani gerçekten öylesin. saçların çok yakışmış, elbisen de. çok da keyifli geçmiş, ben aranızda olamadım ama... selamlarımla

Nev 
 27.08.2008 16:52
Cevap :
:) Çok teşekkür ediyorummmm; gören gözlerine, yüreğine sağlık. Keyifliydi, haklısın ve gözlerimiz seni de aradı; özellikle bir önceki toplantımızın resimlerine bakarken. Kulaklarını çınlattık. Her toplantıda gelemeyen oluyor, olacak da; yeter ki eksiklerimiz derin mavilere uğurlamakla olmasın. Elbet buluşuruz.Sevgiler, selamlar kucak dolusu mavilerimle.  27.08.2008 19:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 206
Toplam yorum
: 2553
Toplam mesaj
: 478
Ort. okunma sayısı
: 3252
Kayıt tarihi
: 29.03.07
 
 

Yazmak... Öyle güzel, öyle hoş ve öyle derin bir eylem ki!.. Olmazları bile oldurabiliyorsun. "Ke..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster