Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ağustos '16

 
Kategori
Gezi - Tatil
Okunma Sayısı
142
 

Mavinin deniz ile buluşma adresi Cote d'Azur!

Mavinin deniz ile buluşma adresi Cote d'Azur!
 

Cote’d Azur yani Fransız Rivierası. Fransa’nın en eşsiz kıyısı diyebiliriz. Fransa’nın Akdeniz’de kalan bu bölgesi ülkenin güneyindeki en görkemli ve ihtişamlı kıyısı. Güney Fransa görüp görebileceğiniz en şık ve keyifli tatil imkânını sunan sahillerine sahip. Bu kıyı şeridinde tatil yapmaya karar verdiyseniz benim size tavsiyem rotanızı, Nice, Cannes, Monaca, St. Tropez olarak çizmeniz olacaktır.

Bizim gezimiz ilk olarak Nice’den başladı. Nice’de tren garının yanında bulunan ve Nice’deki birçok otelden iyi bir konuma sahip olan İbis Hotel’de konakladık. Tesadüf eseri bulduğumuz bu otelin havuzu da olduğunu öğrendiğimizde birden tatilimiz daha da güzelleşti. Güne havuzda serinleyerek başlayabilmek tatile ayrı bir keyif katıyor.

Cote’d Azur ilk adres Nice

Fransızların son yıllarda kırmış olduğu aşırı milliyetçi tutumlarını hala Paris ve çevresinde hissedebiliyorsunuz ancak Cote’d Azur bölgesinde böyle bir durum söz konusu değil. Tamamen turistik bir tatil bölgesi. Trafiğe kapalı keyifli büyük bir ana caddesi var burada yemek yiyebilir, bir şeyler içebilirsiniz. Alışveriş için birçok mağaza ve butik var. Uygun fiyatlarla saat ve gözlük alabileceğiniz harika butikleri görünce çok şaşıracaksınız.

Cannes

Plaj anlayışı bizimkilerden çok farklı. İstediğiniz her yerde hiçbir ücret ödemeden denize girebiliyorsunuz. Bölgeyi araba kiralayarak gezmek mümkün ancak biz bunun yerine otobüs ile gezmeyi tercih ettik. Araba için park yeri çoğunlukla problem olabiliyor. ½ Euro gibi küçük bilet fiyatları ile Nice, Cannes arasında geçiş yapmanız çok kolay. Cannes kuşkusuz ki dünya’nın en sosyetik tatil bölgesi. Harika yat limanı, limanda yer alan Hilton Casino ve yine limandaki görkemli Carlton Hotel’in ihtişamı tartışılamaz.

Cannes denince aklımıza ilk olarak film festivali geliyor tabii ki. Festivalin gerçekleştirildiği binanın önündeki kırmızı halıda sizde fotoğraf çekme imkânına sahip olabilirsiniz. Cannes’da plajlarda durum Nice’den biraz daha farklı. Yemekli paketler halinde Carlton gibi otellerin özel plajlarını kullanabiliyorsunuz. Ücretsiz plajlarda mevcut ancak bunlarda şezlong ve şemsiye olanağınız olmuyor. Cannes, Nice’den daha küçük bir merkeze sahip. Birkaç tur attıktan sonra yeniden limanda buluyorsunuz kendiniz. Carlton’dan çıkan ünlü bir aktris ya da teknesinde güneşlenen Paris Hilton ile limanda karşılaşma oranınız baya yüksek. Cote’d Azur bölgesinin en büyük özelliklerinden biri café & restaurantların 24 saat açık olması. Saat kaç olursa olsun şehir merkezinde kalıyorsanız yemek yemek ya da bir şeyler içmek için bir yer bulabiliyorsunuz. Cannes’a gidip deniz ürünü tepsisi yemeden dönmeyin. Özellikle kabuklu deniz böcekleri seviyorsanız (ıstakoz, yengeç, karides gibi). Kabuklu deniz böceklerinden hazırlanmış tepsiler genellikle 180 euro civarında. 4 kişi iseniz makul bir fiyat olduğuna emin olabilirsiniz. Jumbo karideslerin ve kocaman bir ıstakozun bulunduğu bu tepsiler seçeceğiniz kabuklulara göre değişiklik gösterebiliyor.

Cannes’da şehir merkezinden uzakta olan otelimiz Mandelieu bölgesindeydi. Otobüs ile şehir merkezine 45 dakikada ulaşabilmemiz büyük kolaylık oldu. Cannes’da en az bir kere otobüse binmenizi tavsiye ediyorum. Otobüs şoförleri kadın. Güzelliklerine ve tarzlarına inanamayacaksınız. Dior gözlükleri, yapılı saçları kırmızı rujlarıyla mankenlere taş çıkaran görünümleri gözlerinizi kamaştıracak. Mandelieu bölgesindeki plajlara hayran kalacaksınız. Denizdeki renk yansımaları ve berraklığı ile balıkları izleyebilir onlarla yüzmenin keyfini çıkarabilirsiniz. Cote’d Azur gezisi yaparken Monaco’ya gitmeden dönülür mü? Nice’deki otelimiz tren garı yanında olduğundan Monaco’ya tren ile ulaşım sağladık. İyi ki de bu şekilde ulaşmışız.

Monaco & St. Tropez

Tren ile Monaco’ya gitmeyi seçtiğinizde garden şehir merkezine ulaşmak isterken kullanacağınız yol bir dağın içersinden geçmekte. Monaco çoğumuzun Formula yarışlarından tanıdığı bir prenslik. Kimilerimizin ise görkemli yat limanı ve hızlı gece hayatından ve casinolarından tanıdığı…Dağın içinden geçen muhteşem yol sonunda ulaştığınız bu görkemli prenslikte ilk karşılaştığınız ve başka karşılaşamayacağınız kötü detay McDonalds kokusu oluyor. Şirin ve gösterişli kavramlarının şaşırtıcı birlikteliği sizi etkilemeyi başarıyor. Casinolara girişte kıyafet zorunluluğu olduğunu bilmenizde fayda var.

Bunlar dışında eğer biraz müzik dinlemek ve eğlenmek isterseniz gece kulüplerini ziyaret etmelisiniz. Gece kulüplerinde bizim ülkemizin dışında şaşırtan bir detay var. Bu da giriş ücreti vermeniz gerekmiyor ve sadece içtiğinizi ödeyerek geceyi tamamlayabiliyorsunuz. Kapıdaki Ferrariler sizi korkutmasın; içecek fiyatları 9 Euro ile 20 Euro arasında değişiyor.

Ben sadece deniz istiyorum başka bir şey istemem diyenlere önerim ise St. Tropez olacak. Eğlenceli plajları ve hareketli geceleri ile tatilde eğlenmeyi seçenlerin uğraması gereken bir yer. Cote’d Azur kusursuz mavinin denizle ve güzel yemeklerin mideniz ile buluştuğu en çarpıcı tatil bölgesi olarak, keyifli zaman geçirmek isteyenleri bekliyor.

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 201
Kayıt tarihi
: 15.06.16
 
 

Bahar çocuğuyum kışı sevmem, pazar günü topuklu giymem, koklamadan dokunmadan kitap satın almam, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster