Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '20

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
141
 

MAYIS'TA DOĞUM GÜNÜ

İşte en sevdiğim aylardan birindeyiz… Mayıs. Amerika’nın en gözde şehirlerinden birinde yaşıyor olmam, Manisa’ya yaklaşık araba ile altı saatlik bir yolculuğun sonunda, en son nüfus sayımında 1000 kişiye yakın insanın yaşadığı küçük bir köyde doğmuş olmamı asla değiştirmeyecek. Hani geceleri yatmadan konuşursunuz ya eşinizle, biz hep benim köy yaşantımı konuşuruz uyumadan önce. Onun hiç bilmediği hayatı. 

  Kimliğimde 11 Haziran diye geçen ve babaannemin ısrarla bu tarihte doğduğumu direttiği, annemin 25 Mayıs Cuma günü ( bu arada 25 Mayıs 1991 Cumartesi gününe denk geliyor. ) tam da cuma  namazı vaktinde, diye anlattığı, aslında doğum günü bile karışık bilinen, şaşkın bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya gözlerimi açtım. Evde doğurmuş annem beni o yüzden çocukluğuma ait tek bir fotoğraf yok. Hiç önemli hastalığım olmadığı için şehre gitme gereği duymamış, haliyle resim çekme özentileri de olmamış içinde kimsenin. Annem hala söyler bazen, ben senin doğmanı hiç istemedim diye. Belki o yüzdendir bu fotoğraf olmaması ve doğum tarihimi bilmiyor olmaları. O dönemin genç, sarışın, yeşil gözlü, uzunca boylu, yakışıklı  babamın gençlik ateşi, yeni köyler keşfetme ve para kazanma hırsı ile başka bir köye taşınmışız ben tam 2,5 yaşındayken. Aslında tam köyde değil. Bizim oralarda, Almancı dedikleri, (Almanya’dan emekli olmuş bir aile) ve en yakın köye iki kilometre uzaklıkta olduğu bir  tavuk çiftliğinde iş bularak beni ve tüm aileyi yeni bir serüvene sürüklemiş. Çünkü tavuk gübresi bilinen en kötü kokudur. O yüzden hep köy dışına yada köy girişime yapılırmış. O yüzdendir ki başka bir köye taşınmışız diyemedim. 

Köye bayram ziyaretlerine gidilirdi bizim oralarda, hani şimdi yazlık yerlere gidilen bayram günleri. Biz de babamın işi yüzünden gidemez olmuştuk her bayram. Annemin de işine gelirdi aslında, kocasının bi türlü sağlam bir bağ kuramadığı ailesini görmektense,  çalışmak işine geliyordu. Annem ve babam tavuk çiftliği ile uğraşırken bende Almancıların torunları ile oynayarak günlerimi geçirirdim. Çünkü abim sevmezdi benimle oynamayı. Ben hep bebeklerime annemin en sevdiği kumaşları yırtıp elbise dikmekle uğraşırdım. O ise bisiklete binmeyi öğrenmeye çalışır, arkadaşları ile maç yapar, bağa bahçeye giderdi. Almancıların iki torunu vardı. Benim en çok sevdiğim Mustafa’ydı. Benden bir yaş küçük sıska tatlı bir çocuktu. Daha güzel oyun oynardık birlikte. Upuzun, beli geniş ve etrafı kum dolu bir ceviz ağacı vardı  Almancıların villasının önünde. Hatta, o ceviz ağacı yaz aylarında bize klima görevi yapardı. Onun altına oturup ceviz ağacı yaprakları içine kum koyup sarma sarardık Mustafa ile birlikte. Şehirde yaşıyordu onlar. Ya hafta sonu gelirlerdi yada okul tatillerin de çiftliğe. Onların gelişi ile benim ve abimin ayrı ayrı oynayışları son bulurdu. Toplam dört kişi geceleri koca villanın etrafında saklambaç oynardık. Hele yaz günlerinde daha güzel olurdu yalın ayak oynaması.  Hala gözümün önüne geliyor sarışın, sıska çocukluğum ve yalın ayak etrafta saklambaç oynadığım günler. 

Galiba hiç büyüyemeceğim ben, kaç yaşına geldim, evlendim. Hala eşime yatmadan önce bu güzel günleri anlatıyorum. Ona masal gibi geliyor gece saklambaç oynamalarımız ve ayağımda terliksiz koşmalarım. Masal değil birebir yaşadım diyorum. Bana sımsıkı sarılıp iyi ki tanıdım seni diyor. 

ETEM SEVİK, Erhan Tigli, Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne güzel anlatmışsınız. Umut verici...

Thirina 
 05.05.2020 15:32
Cevap :
Umut isiginiz hic sonmesin. Yazilarinizi severek okudum. Kaleminize sağlık.  11.05.2020 23:56
 

Anı niteliğindeki yazınızı beğeniyle okudum. Sizi de benim sayfama davet ediyorum. Okuduklarınızı beğeneceğinize eminim.Çünkü yazılarım çeşitli gazete ve dergilerde çıkmış, çok beğenilmiştir. Dost selamlar.

Erhan Tigli 
 03.05.2020 14:29
Cevap :
Erhan Bey Merhaba! Yazilarinizi severek okudum. Kaleminize sağlık. Sevgiler...  11.05.2020 23:56
 

Beni de tam bir 3 Mayıs günü leylek getirdi dünyaya ve yine bir 3 Mayıs günü bilgisayarımı açar açmaz bu blogunuzu görünce ister istemez okudum ve de çok hoşuma gitti. Müsadenizle bu blogunuzu bana yapılmış bir yaş günü hediyesi olarak kabul ve teşekkür ediyorum. Kendinize çok çok iyi bakın, sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 03.05.2020 10:02
Cevap :
Musmutlu yaslariniz olsun. Sevgilerimi sunarım, degerli vaktinizi yazıma harcadiginiz icin.  11.05.2020 23:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 100
Kayıt tarihi
: 13.05.19
 
 

Zorluklarla  öğrendiğim İngilizcem ile 4 yıla yakın New York'ta yaşayan, lüks bir restaurantta çalı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster