Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '06

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
914
 

Mayolar elimizde, şambrel belimizde, biz gideriz plaja hey hey...

Mayolar elimizde, şambrel belimizde, biz gideriz plaja hey hey...
 

Sıcaklar gecikmeli de olsa geldi. Ara sıra sıcak olsa da iyi idare etti gene. Dillere destan Adana sıcakları mayıs başında başlarken, haziranda bile pek sıcak olmadı. "Eylüle, ekime kadar idare etse böyle… Ondan sonrasına Allah kerim…" derken… Geldi çattı sıcaklar.

Meteoroloji uzmanları "Keptiniz (dağıldınız) olum siz" diyor, "Bu yaz çok sıcak geçecek!.. Feleeeniz şaşacak valla!.."

Yaprağın kımıldamadığı, vücudumuzun her bir noktasından ayrı ayrı ter fışkırdığı şu günlere yavaştan bir giriş yaptık.

Artık gazetelerimiz, televizyon kanallarımız Pazar günleri Adana sokaklarından fotoğraflar çekip, "Hayalet kent!.." gibi yıllık olağan haberlerini yapacaklar… Sahil kentlerinden gelen "Plajlar şenlendi… Sahiller cıvıl cıvıl…" türü haberleri söylemeye gerek bile yok.

Sahil, plaj, yayla deyince… Aslında… Sıcaklardan şikâyet edenler tatile gidemeyip kalanlar. Yaylada, ceviz ağacının serin gölgesinde efil efil oturup tavla atan; denizin serin sularına kendini bırakan bir adam niye şikâyet etsin sıcaklardan?

Tatil… İyi hoş da… Zor bir şey bu tatil mevzuu be!

Bu sıcakta yollara düşüp oralara buralara gitmek… Çekilir şey değil yani! Gitmekle de kalmıyor! Bunun bir de dönüşü var. Dönmekle de kalmıyor… Döndükten sonra tekrar işe gitmesi var… Tembel adam için tatil de zor, çalışmak da!

Başka bir durum daha var.

İnsanın kimyasını değiştiriyor bu tatiller! Çalışma azmini, isteğini, enerjisini sömürüyor! Düşünün… Deniz kenarında ya da yaylada… Ekmek elden su gölden, lay lay lom… Neşeli, keyifli, gündelik yaşamın her türlü sorunundan uzak bir-iki hafta geçiriyorsunuz… Dönüş günü yaklaştıkça stres katsayınız artmaya başlıyor… Derken dönüş yolculuğu… Ardından kendinizi iş yerinizde, masanızın başında buluyorsunuz… Evraklar önünüzde, müdür tepenizde… Ama… Aklınız hâlâ tatilde! Ofis çaycısına, "Güzelim bana soğuk bir bira ver" diye seslendiğinizde tüm iş arkadaşlarınızın şaşkın bakışları size dönüyor, "Şey… Bir açık çay…" diye düzeltiyorsunuz ezilerek, utanarak…

Of ya!.. Bu sıcaklar gerçekten kötü ha!

Hani dünyanın dengesi değişiyor ya… Küresel ısınma, ozon tabakasının incelmesi, depremler, kuraklık, buzulların erimesi filan mevzuları var ya… İster misiniz bizim buraların dengesi de değişsin bir gece içerisinde… Düşünün… Bir sabah kalkıyoruz… Temmuzun ortasında hava buz gibi… Ağustos ona keza! Meğerse artık yaz mevsiminde havalar sıcak olmayacakmış. Hatta soğuk bile olabilecekmiş. Kışlar?... Allah’ın işi işte!.. Kış mevsimi aynı kalacakmış. Olur mu?.. Yahu neden olmasın? Dedik ya dünyanın dengesi değişiyor diye. Denge bozulduktan sonra… Öyle de olur, böyle de… Oooof, of!... Aç tavuk düşünde buğday ambarında görürmüş kendini.

Saçmalamaya başladık. Sıcaklardan olsa gerek. En iyisi, tembellik etmeyip, kısa da olsa bir tatil yapmak. Zaten tatilin kısalığı uzunluğu değil, fonksiyonunu yerine getirmesi önemli...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 150
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 1646
Kayıt tarihi
: 20.06.06
 
 

70'li yılların sonlarına doğru (1977 veya 1978... Belki de 1979...) tüm zamanların efsane dergisi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster