Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '11

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1924
 

Maziyi unutmak lazım...

Maziyi unutmak lazım...
 

Eskiye ne zaman göz atsam, kıvrılıp oturmuş görürüm kendimi ayrı bir yerde. Ellerim başımın iki yanında kavuşmuş düşünür dururum... Oysa herkes yaşadığı ne varsa çoktaan unutup başka şeylerle meşgul olmaya başlamıştır bile...

Ben elimde bir çomak deşer dururum...

Altlardan üstlere çıkarır ve sonra yakarım ateşleri...

Başlarım yanmaya...

****

"Sen de unut" derler bana takılma!.. Unut boşver... Zamana ayak uydur.
Oysa ben çok gerideyim. Yetişmem, ayak uydurmam mümkün değil... O kadar ayrı telden çalıyoruz ki...

O hep önden gider, ben ardından...

Bozduklarını silmeye tamir etmeye çalışırım ama yapamam hiç, yorulurum

Önümde bir yap-boz, oynar dururum...

****

Eski; kullanılmış ve yıpranmış... zaman geçip giderken üzerinde izini bırakmıştır. Bir daha yaşanması, oraya o mekana gidilse bile, "o" hatırlansa bile bir kez daha o duyguları asla hissedemeyeceğin bir an'a bir eskiye dönüşmüştür artık...

Sadece yüreğindedir saklanıp yaşanan. Eskisi gibi sıcacık yaşayan o an'lar ve mekan, ve o insanlar... Fotoğraflarına baksan bile hissedemezsin belki aynı sıcaklığı aynı gerçekliği... Gerçeğini yaşadığın an ile hayalinde yaşattığın eskilerle yıllar sonra karşı karşıya geldiğinde bir balkabağına dönüşecektir belki. Ya da önünden hızla geçip giden upuzun kuyruğu olan ıslak bir sıçan... Ya da hayranlıkla izlediğin bir tablo belki...

*** Hep mi öyleydi, yoksa değer verdiklerimizi kaybedince mi öyle yaşamaya başladık bilmiyorum.. Boşluklarını hissettiğimiz insanların, mekanların, zamanların yerlerini başka şeylerle doldurmaya çalıştığımız kesin...

Bunu; kaybettiklerimizi hatırlayıp acı çekmemek için mi yapıyoruz acaba?

Hatırlayıp her gün gözyaşı dökmemek için onlara ait, onları hatırlatan tüm delilleri yok etmek, ortadan kaldırmak bizleri rahatlatıyor mu? Bunun için mi böyle davranıyoruz?

Geride bıraktıklarımıza bakıp da "ah!" çekmemek için mi, pişmanlıkların yüze çarpmaması için mi?

Bir kaçış mı bu?

Geçmişinden kurtulamayanlar, eskiyi parlatıp parlatıp yaşayanlar huzursuz, mutsuz insan damgasını yer başkalarının gözünde ama bu doğru değil. Eskiyi konuşarak rahatlatırlar kendilerini. Biriktirmek onlara göre değildir... Çünkü biriktirmek, bir şeylerin üzerini örtmek bir nevi kaçıştır, daha fazla rahatsızlık vericidir...

Gün gelir volkan olur patlar.

Maziyi unutarak her şeye boş verip gelişen zamana uymak mı gerek, yoksa hatıralara sahip çıkarak ara sıra onları besleyip unutmamak mı gerek bilmiyorum.

"Geçmişi unuttum, önüme bakarım... asla geriye dönüp bakmam bile" diyebilen kim var ki?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

.................... Ey şimdi sahillerde ağlayan sevgililer Dün ölümsüz bir saadete açılan elleriniz Bugün bu ayrılıkta dizlerinizi mi döver? Dur zaman,dur zaman Yeter çiğnediğin gönül çiçeklerim Ya bırak kalayım sen git istediğin kadar Dolun gönlüme dolun eski şarkılar Beni de beni de alın hatıralar

Kerim Korkut 
 20.02.2011 7:40
Cevap :
Teşekkür ediyorum, selamlar...  20.02.2011 11:03
 

Sanırım kimse yok ve de yalnız değilsiniz:)

Dilek Yaka 
 17.02.2011 0:25
Cevap :
Aksini söyleyenler olsa da, hiç kimse maziyi geçmişe gömemez, unutamaz değil mi sevgili Dilek? selamlar, sevgiler...  17.02.2011 11:59
 

yaşamak lazım arkadaşım. Unutmamaktan yanayım yeniden aynı yanılgıları yaşamamak adına... Güzel bir anlatımda yaşamdan kesitler yakaladım, sevgilerimle

kevser şekercioğlu akın 
 15.01.2011 21:59
Cevap :
canım benim, seni görmek ne güzel:) geçmiş olsun arkadaşım... gözün, gözünüz aydın... taze kanların sağlıkla mutlulukla, isimleriyle büyüsünler... ben de seni arayıp bizzat geçmiş olsun diyerek sesini duymak istiyordum:) mesaj haneme bırakırsan sevinirim. Bunca işinin arasında yazımı okuyup paylaştığın için çok teşekkür ederim.. sevgi ve saygımla...  16.01.2011 11:56
 

"Geçmişi unuttum" diyen, ne kadar gerçekçi gelir ki bize ? Mümkün müdür beynimize format atmak Sema'cım ? Hem geçmişi unutursak, yok sayarsak, geleceğe nasıl sağlam adımlarla yürüyebiliriz ki ? Ama bir de şu var; en azından benim için öyle; geçmişte yaşadığım kötü/acı veren/her hatırladığımda beni üzen anıları, mümkün olduğu kadar az anımsamaya ve anımsarken de renksiz bir film izler gibi anımsamaya çalışırım. Beni mutlu eden anılarımı ise kalbimin en kıymetli ve korunaklı yerinde saklar, bir ömür hatırlarım.. Sevgi dolu yüreğine sevgilerimle..

Mor Okyanus 
 14.01.2011 11:06
Cevap :
sanırım hatırlayıp hatırlamamak, üzülüp üzülmemek bizim elimizde değil... an gelir çıkıverirler ortaya davetsiz bir misafir gibi:)rüzgar gibi esip geçerler. hayat an'lardan ibarettir çünkü.. çok teşekkür ederim Sibel'cim:) sevgilerimle...  14.01.2011 13:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1339
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster