Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
1472
 

Mazoşist bünyenin zararları

Mazoşist bünyenin zararları
 

mazoşist


Çok şey değişiyor. Düzenli aralıklarla değil ama, çok şey. Hayatla alakalı aslında. Yaşanabilirliği ile alakalı. Ne zaman, ne olacağını elbette bilmek mümkün değil. Ama biraz da yönlendirebilmemiz gerekmez mi? Mesela bugün ne giyeceğine karar verebilmek gibi olamaz mı hayat? Sürekli sürprizler mi uğraşılmalı? Bugün mutlu olmak istiyorum dendiğinde, mutlaka kötü olaylar ile mi karşılaşılmalı?

"Hayır, ne alakası var?" dediğinizi duyar gibi oluyorum aslında. Evet. Belki de haklısınız ama, hani popüler bir görüş var ya, nasıl olmasını istiyorsan öyle olur. Galiba bunun ile alakalı demek istediklerim. Kendimle çelişiyorum aslında şimdi. Ama evet. Acıyı yaşamaya alışmış bünyelerde artık acısız yaşanılmaz oluyor sanırım. Bu bir uyuşturucuya bağımlılık gibi. Kurtulmak istenir bir noktadan sonra. Keyif bittikçe, zararlar başladıkça bünyeye, istersin kurtulmayı. Olmaz öyle kolaydan. Bir müddet sonra eğer psikolojik yapınız çok da sağlam değilse, acıyı çekmenin verdiği duygu yavaş yavaş zevke dönüşür. Acıdan zevk alabilmek kolay iş değildir. Ama alışmış bünyeler için de bundan daha tatlı duygu olmaz bir yerden sonra. Tam bir kısır döngüye girer insan. Kurtulmak en baştan istediği şeydir, kendine yakıştırdığı budur tabii olarak. Acı çekmek öne geçtiyse şayet, her olumsuzluğu kader bilir, her olumsuzluğu kendine bir sınav görür. Bunların hepsinden aslında kendine olgunluk çıkarttığını düşünür. "Acıyı ben yaşıyorum, demek ki ben güçlüyüm, dolayısıyla ne kadar çok acı çekersem o kadar olgunlaşırım hayatta" görüşü bu noktaya getirir insanı. Artık küçük şeylerden mutlu olmak bile dikkat edilmez olur, yakındaki fırsatlar itina ile tepilir, olması gerekenler yapıldığında olumlu sonuç verebileceği halde, uzak durulur. Hala bu döngüden kurtulmak ister acıyı çeken, ama çok geç olmuş, güzel olan hiçbir şey görülebilecek kadar büyük olsa da hemen onun yanında ufacık bir kara nokta öyle büyütülür ki, o ufak, kapkara nokta artık yanındaki olumlu sonuca kara delik oluverir. Öyle ki o kara deliğe artık her şey sürüklenir.

Zor iştir acıya alışmak.

Alışmamak umuduyla...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 985
Kayıt tarihi
: 15.07.08
 
 

İçinde yazacak bir çok şeyi olup da becerdiği vakit burada paylaşacağını düşünen, paylaştığı konular..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster