Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
802
 

MB'dan Ne Umdum Ne Buldum?

Milliyet blog'la ilk karşılaştığımda heyecandan ne yapacağımı bilememiştim! 

Sevinçten elim ayağım titriyor, yerimde duramıyordum... Çünkü artık benim de yazı yazacağım bir köşem (sitem) olacaktı ve gayret edersem ünlü bir yazar olur, köşeyi bile dönerim diye hayaller kuruyordum... Bu benim için açıkçası "sağlık konusunda ünlü bir yazar" anlamına geliyordu... Hani büyük gazetelerde yazan doktorlar olur ya... İşte öyle... 

Pek öyle işin maddi boyutunu düşünmedim... 

Kazın ayağının öyle olmadığını kısa sürede anladım! 

Daha önceleri yazdığım gibi blog yazarı olmak, yani ilk yazıyı editörlere kabul ettirmek yaklaşık bir yılımı aldı!  

Ama olsun ben azimliydim ve eksik taraflarım daha çok işin teknik taraflarıydı ve bir de yazı yazmak için iyi bir günümü seçmem gerekiyordu! 

Zamanla bunlarda da aşama kaydettim, okurlarca beğenilen yazılar yazmaya başladım ama... 

İşte keşke bu amaya takılmayıp, öyle devam etseydim! 

Yorum, mesaj, soru alıyordum ama yetersiz buluyordum! 

*

Sağlık ocağında da en düşük "döneri" hep ben alırdım! Çünkü performansım düşüktü! 

Bu şu anlama geliyor: Ben daha az, arkadaşlar daha çok çalışıyordu... 

Çalışma süresi belli... 8 saat... Aynı! 

Hesap kitap yapınca iş ortaya çıkıyor: Ben bir hastaya yaklaşık 3-5 dakika zaman ayırırken, onlar 1-2 dakikada işi bitiriyordu... 

İşbitirici Özal hükümeti sanki! 

Jet muayene! 

Ben ne yaptıysam bu jet muayeneyi bir türlü öğrenemedim! 

Sonra ne oldu biliyor musunuz madden ve manen zararlı çıkan hep ben oldum... 

Hızlı hasta bak(a)madığımdan başka yerlerde hep ben sürüldüm! 

*

Nerden nereye! 

Milliyet blogdaki performanstan sağlık ocağı performans durumlarına! 

Emekli olduk, Milliyet Blog'a kapağı attık, artık rahat ederiz sandık ama olmadı! 

Ben kendimi bu yazarlığa öyle verdim ki anlatamam! 

Evde bütün işleri hanım yapıyor! 

Bazen onun da tepesi atıyor ve "Vay senin yazarlığına!" deyiveriyor! 

Gerçekten vay benim bloglarıma! 

Şöyle yüzlerce, binlerce yorum, mesaj ve soru alamadıktan sonra! 

Öyle efkarlanıyorum ki anlatamam... 

*

Şen ve esen kalınız.

Dr. Atanur Yıldız

Kocaeli.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Almışsınız hocam bu benim yorumla 18 eder, yakın zamana bakınca maşallah...Bir ticaret hane bile açılınca başta iş yapmıyor, tek tük sonraki zamanda kendini ispatlayınca her şey değişiyor. Bu süreç yazarak geçirdiğiniz zaman, o da çok güzel...Yavaş yavaş taşlar oturur, sizinde oturmuş... Çanakkale'den selamlar...

isa kocaman 
 24.03.2012 15:32
 

sn Üstat, Ne mutlu sizeki yazdıgım bu tarihte bile 3 ay önce yazdığınız bloga yorum gelmeye devam ediyor..Size yazılacak tavsiye olamazki..her şeyi yaşayan birisiniz..Saygılarımla toprak

Aydın ADAM 
 25.07.2011 13:46
 

Siz yazmaya devam edin lütfen. Yazmak rahatlatıyorsa bu mutluluk yeter bence. Okuyanların sayısı da hiç önemli değil. Siz içinizden geldiği gibi yazın. Bir yerlerde birileri mutlaka okuyacaktır. Bir kişi dahi okuyup ta yararlansa yazınızdan ne iyi olur değil mi? Denizyıldızları gibi, çok şey değişir hayatında. Bir yerlerde birilerinin hayatına ışık olmak, olabilmek çok hoş bir duygu olsa gerek. Mutlu kalın

Ayşegül HAYVAR 
 21.06.2011 17:18
Cevap :
Şimdi siz de yorumunuzla benim hayatıma ışık tuttunuz, çok sağoulun! Doğru diyorsunuz, sayı önemli değildir. Nitelik önemlidir. bir kişiye bile yaralı olabiliyorsak o bize yeter. yorumunuz ve katkınız için çok teşekkürler. Şen ve esen kalın.  22.06.2011 7:01
 

Merhabalar, Değerli Tabibim Atanur Bey, Emeğe saygı göstermek için yazılanı sonuna kadar okumak ve konu hakkında düşüncelerin paylaşılması gerekir. Bizler (okuyanlarımız müstesna) okuma özürlüyüz. Bu okuma özürlülerden biri de benim. Okumak için kendimi öyle zorluyorum ki, bunu size asla tarif edemem. Makalenin okunurluğunu artırmak için uzmanların sözüne de kulak vermek gerekiyor. Uzmanlar, yazınızın okunmasını istiyorsanız 150 kelimeyi geçmeyin diye öğütlüyorlar. Ben kendi adıma konuşuyum, biraz yaşlılık ta var, okuma gözlüğü ile bu ışıklı parlak ekranlardan yazı okumak gerçekten zor oluyor. Kitap, dergi ve gazeteden okumayı ekrandan okumaya yeğliyorum. Yazılarımıza bakınca hit sayıları bir hayli yüksek ama iki kelimelik "teşekkür ederim" yorumu bile olmayan yazılarımız var. Saygılarımla.

Pervane 
 06.05.2011 14:57
Cevap :
Sizinle kaderimiz aynı biraz Pervane kardeşim! Olsun biz de birbirimizin yazılarını okur ve yorum yaparız! Kankamsın artık, hiç çıkarı yok... Yorumunuz ve katkınız güzeldi, hep güzelliklerle kalın...  07.05.2011 5:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 491
Toplam yorum
: 3087
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 275
Kayıt tarihi
: 24.01.09
 
 

Tıp doktoru.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster