Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mart '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
372
 

MB Sihirli harflerin nazik daveti...

MB Sihirli harflerin nazik daveti...
 

Birlikte başarıya koşalımhttp://www.2.wiwi.hu.berlin


Mutlu etti; teşekkürler.

Bu davet tüm yazanlara…

Gözden kaçıranlar olmuştur; bu yüzden ben bu çağrıdan neler anladığımı özetlemeye çalışacağım.

“ Kısa bir sürede büyüme kaydettik. Bulunduğumuz basamakta kalabiliriz; bizi üst basamaklara tırmanmaya zorlayan yok…

Şu anda yok!

Olduğu yerde saymak; gerilemenin başlangıcıdır bunu hepimiz biliyoruz.

Amaç: Daha geniş kitlelere ulaşmak…

Reklâm sektörünün: Demir atmadan geçemeyeceği bir liman olabilmek…

Yazı yazmak sizlerin en büyük sevdası…

Bizlerin de kazanç kaynağı…

Sizler olmadan da yürüyordu…

Hedefimiz yürümek olsaydı “yazı yazanlar” sitesi kurulmazdı.

Ekibimizin ve sizlerin artık iyice ısındığını düşünüyoruz.

Şimdi başarılara doğru doludizgin koşmak istiyoruz.

Siz hazırsanız; atağa geçmenin tam zamanı…

Güzeli daha da güzelleştirmek; özgün olabilmek; faydalı olurken, bu nadide ortamdan en verimli bir şekilde nasibinizi alabilmeniz için neler yapılması gerektiği konusunda fikir sahibi iseniz; düşüncelerinizi bizimle paylaşır mısınız?

Katkılarınız için teşekkürler selamlar.

İmza: Milliyet Blog”

Benim, yukarıda değindiğim davetten anladıklarım bunlar; atladığım bir durum varsa bilmek isterim.

Benim de bazı önerilerim olacak onu bilahare ilgili adrese iletmeye çalışacağım.

Daha önce; bir blog yazısında önerilen kısıtlamaların ne gibi bir fayda sağlayacağını anlamış değilim.

İnternet dünyasında “açılış kapanış saatleri” olmadığı için internet, internet!

Alış veriş merkezi veya meslek okulu değil ki saatlerde sınırlama olsun.

Gerekli olduğu kanısına varılarak verilen hakları “Benim yoksa onun da olmasın” düşüncesinden yola çıkarak engellemeye çalışmak…

Tartışılmış konuları tekrar gündeme getirmek; dumanlı hava yaratmak…

“Küsmek” gibi bir eylemi canı sıkılıp çekip giden; süreklilikle başı hoş olmayanlara yüklemek…

Doğru olmadığı gibi getirisi de yoktur.

Yenilik isteniyor!

Bitpazarını arşınlamamızı değil…

Örnek vermek gerekirse:

“Önerilen yazıların: Hangi editör tarafından önerildiği (adı soyadı yaşı) neden önerildiği konusu… Bir satır veya bir sözcük yeterli olabilir.( Kısa, naif, zararsız, suya sabuna dokunmadığı için gibi)

Temcit pilavı yerine…

Farklı lezzetlere doğru kanatlanmak üzere…

Hayırlı olsun, nazar değmesin.

6.Mart 2010 Cumartesi

Alev Meisel Berlin'den

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaldığımız yerden devam edelim örneklerimize... Tanıtımı en iyi şekilde yapılan ürünün oy birliğiyle seçilmesi koşulu önem taşır mı? Bundan gayrı yeni bir kategoride: Reklam görüntüsünün artıları eksileri; tavsiyeler, övgüler...Tüketicinin sıkıntıları; sıra dışı reklam sloganları... Kısacası bu yönde yoğunlaşmak. Kazanmak kazandırmak; uyarmak ve bilinçlendirmek. Reklamın verdiği garantinin doğruluğunu tesbit eden çalışmalarda katkıda bulunmak aynı zamanda sayfalara hareketlilik kazandırmak..Bireysel; incir çekirdeğini doldurmayan ; dışardan okuyanın bir anlam veremediği sözüm ona çekişmelerin yerine; okur-yazarı ilgilendiren hedefi olan tartışmaları gündeme getirmek; daha ehli bir tutum olacağı düşüncesindeyim. Verdiğim örnek işinize yarar mı yaramaz mı? Karar sizlerin...Önerimi okuyan diğer yazanların akıllarına daha parlak fikirler doğabilir; zaten amaç da budur. Bilgilerinize; saygılarımla Alev Meisel

Alev Meisel 
 08.03.2010 12:36
 

Değerli MB idaresine: MB'nin gelişmesi büyümesi internet dünyasında özgün bir yer edinebilmesi; yazma işini ciddiye alan yazanlar için de önem taşır. Bu hedefe ulaşabilmenin en önemli faktörlerinden biri de "Reklamcılık sektörünün" bir numaralı adresi olabilmektir. Yazanların büyük zahmetlere girmeden bu yönde katkıları olabilir. Meramı en iyi dile getiren örnektir. Sayfamızda vızır vızır geçip giden reklam panocuklarına; gösterdiğimiz ilgi ve dikkatimiz hangi boyutlardadır? Hangi reklam şirketinin eseridir? "Haftanın;ayın, yılın en başarılı tanıtım panosu "Beni ye ve yedir" ürününün reklam afişi favorimdir. Yazanlar sayfalarında özel kutucuklara not düşerlerse; reklam tanıtımı pekiştirilmiş olur. Daha sonra ne olur fantezi ve igiye bağlıdır. Şirketler de destek verirlerse kura ile çekiliş yapılır; ürün tanıtımını yapanlar arasında; o ürünlerden birini kazanır; Kozmetik seti, tatil paketi; daire ev araba; ücretsiz kitap basımı ...yer yetmedi devam edecek...

Alev Meisel 
 08.03.2010 12:05
 

Önerisi dikkate alınabilecekler üyelere gönderdiler sanırım, Editörden Öneriler'de bir zamanlar epeyce boy göstermiştim, Kağnı'ya başlayalı seçmez oldular beni, isimden kaynaklanıyor belki de...Kültür-Sanat kategorisinde yazanlar daha çok şans buluyor...Aslında editörleri tanıtan bölümler olmalı, bazı sitelerde"biz kimiz" gibi açıklama bölümleri var...Tekrar kutluolsun günümüz, gençlikte haklarımız yenmiş olsa da...Selamlar-sevgiler!!!

Fatma Köse  
 07.03.2010 23:10
Cevap :
Ziyaretinize sevindim ben de evde yalnızdım. Bu akşam beş km yürüdüm tüylü kızlar olmadan yürüyüş bir acayip oluyor yürürken sizi düşündüm...Kağnıyla dolaşsak Fatma Hanım hiç yabancılık çekmez her yer döner kokuyor dedim. Berlin'in bu semti minik Türkiye; biraz Arabistan Haliye Selasiye, biraz Taylan, az bir şey Russland...Ümit Bey'e Uğradım evinin anahtarı bende biraz soğukalgınlığı vardı bi bakayım diye gittim ev balık soğan kokuyordu; yemek pişirmiş arkadaşını davet etmiş ben kılçıklara denk geldim karnım toktu zaten...Sizin kağnıyı önermeyen New york Times'e transfer olsun! Editörlerin vakti olsa kağnıya binebinseler bir daha inmezler. Kendi adıma ve bir kaç dost MB yazanının ima ettiklerinden yola çıkarsak; öneri bölümünün anlam kazanması için kimlerin önerdiği belli olmalı yoksa işin fazla bir cazibesi ve önemi kalmıyor. Önerlerin zufall prensibine göre uygulandığı düşüncesi ağır basıyor. Bir yazanımıza yorum- yanıtı yazarken de belirtmiştim bu bölüm pasif ama siz bir tanesiniz..  08.03.2010 0:00
 

Bazen yerinde saymak yeniden hareket etmeden önce kendini muhasebe etmektir de Alev Hanım ya da yerinde sayanın sayı değeri olmayan bahanesidir belki de:))) Bundan şunu çıkarmak isterim ben kendi adıma sevinerek "yazmış olduğunuz öykü ve şiirleri kitaplaştırmak isterseniz biz size yardım da ederiz" olsa hiç fena olmaz değil mi? Ben hemen toparlardım:)) Teşekkürler ediyorum iyi ki yazmışsınız da haberim(iz) oldu, sevgilerimi yolluyorum

kevser şekercioğlu akın 
 07.03.2010 14:48
Cevap :
Bazen yerinde saymak: Cesaretle büyükçe adımların atılmasının arife günü olabilir diyorsunuz...Sağlıklı molalar iyidir fazla uzun sürmezse...Kitap işinde öncü olmak: Yurdumun ekonomisine de yardımcı olmakla eş değerde olabilir yeter ki adil bir formül bulunabilinsin. İstenirse her konuda ilerleme kaydedilir de...Uzanan eli tutabilmek için el uzatılmalıdır. MB kendi kaderine terkedilmezse; güzel gelişmeler olacaktır. Kuru kalabalığın sayısı milyonları bulsa ne yazar...Kaliteli ve özgün olmadıktan sonra İzmir'deki Havra sokağına döner. "Hadi akşam oldu böyle oldu; üç yazı bir tıka okuyunnn" gibi... Bence; ne olur ne olmaz hazırlıklı olun; en ufak ayrıntılarına dek tamamlanmış olsun değerli şiirleriniz...Ben şimdiden heyecanlandım. Katkınız çok mutlu etti teşekkürler selamlar sevgiler.  07.03.2010 16:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 820
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster