Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '13

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
504
 

MEB, bir kez daha düşünmeli

MEB, bir kez daha düşünmeli
 

Serbest kıyafete yeni ayar”

“MİLLİ Eğitim Bakanlığı, eski bakan Ömer Dinçer döneminde büyük tartışma yaratan özüre dayalı şubat atamalarından sonra şimdi de kıyafet serbestliği konusunda yeni bir adım atmaya hazırlanıyor. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, velilerden ve eğitim sendikalarından gelen yoğun şikayet üzerine yönetmeliği yeniden inceleme kararı aldı. Özel okullarda, velilerin yüzde 60’ının onayına bırakılan serbest kıyafet uygulamasının devlet okullarında da geçerli olması planlanıyor.”

Hürriyet gazetesinde çıkan bu haberden çok “habere yapılan yorumlar” dikkatimi çekti. Toplam "sıralı 54 (elli dört) yorumu" inceledim ve sınıflamaya çalıştım.

Yorumun birisinde, “okullarda serbest bırakılan kılık-kıyafet yönetmeliğinin halk tarafından benimsenmediğini” belirtiyordu.

Belki de işin püf noktası burasıdır. Halkın istemediği, benimsemediği “bir yönetmeliği” yeni Milli Eğitim Bakanı yeniden ele alıyor. İlk bakışta demokratik gözüküyor(!)

Bazı yorumlar ilginçti. Örneğin bunlardan iki tanesi öğrencilerin elbette hakkı olan “kılık-kıyafet serbestliğini” Atatürk’e şikayet ediyordu.

Yorumlardan bir tanesi ise, "kıyafet serbest bırakılırsa, ortaya “rant” çıkar" demekteydi.

Elbette durum tam terstir. Çünkü “asıl rant” velinin öğrencisi için okul yönetimi tarafından belirlenmiş ve dahi “fiyatta pahalı kılınmış” forma ve önlüklerin, hatta metrelerce aynı cins kalite kumaşların pazarlanmasındadır. “Günlük giyilecek giysiler, nasıl rant kapısı olur?”

Yorumların çoğu "AK Partiye" yönelikti. 54 (elli dört) yorumun 23 (yirmi üç) ünde AK Parti kıyasıya eleştiriliyordu. Bazısı AK Parti için  “özetle şeriat” uyarısı yaparken, bazı yorumlarda “rant çevrelerinin bakanı götürdüğünden” bahsediliyordu. Eleştiriler, AK Partinin her işte olduğu gibi bu işte de önce bir karar verdiğini sonra bu kararın gelen tepkiler nedeniyle geri çektiği üzerinde yoğunlaşıyordu.

Ben yorumlarda eleştirilerin bu denli ağır olmasının nedenini, ilgili gazetenin okuyucu kitlesinin daha çok "CHP görüşlerine" yakın olması olarak değerlendiriyorum.

Ne yazık ki bizim ülkemizde her şey tersine gidiyor. Bundan yıllar önce birileri bana AK Parti gibi dini yönü ve milliyetçiliği ağır basan muhafazakar bir partinin okullarda kılık-kıyafeti serbest bırakacağını söylese, asla inanmazdım. Doğrusu okullarda serbest kıyafeti savunmak  CHP’ye  çok yakışırdı.

“Yani DG., şimdi sen, CHP nin okullarda serbest kıyafete karşı olduğunu mu söylüyorsun?”

“Hayır ben böyle bir şey söylemiyorum. Fakat görünen, algılanan gerçekten de budur. Ve bu bence kesinlikle AK Partinin başarısının yanında, asıl CHP'nin verdiği bağnaz, tutucu, statükocu görünümde yattığını düşünüyorum.

Burada şu parti iyi bu parti kötü tartışmasında değilim. Burada vurgulamak istediğim "Temel hak ve Özgürlüklerin" partilerin, halkın ve insanların keyfine göre şekillendirilemeyeceği üzerinedir. Serbest kıyafetin Temel bir Hak, Özgürlük" olduğunu biliyorum. Özgürlüklerin önünde engel gibi duran  bir muhalefet partisi nasıl olabilirki, aklım almıyor.

Çok ilginç bir ülkede yaşıyoruz. Özgür düşünceyi savunması ve yasakları kaldırması beklenen parti ve bu partiyi destekleyen büyük bir kitle, devletin çocukların kılık-kıyafetine karışmasını bir hak gibi  görebiliyorlar. Öyle ya,  başka nasıl muhalefet edecekler. “AKEPEYE” her türlü muhalefet olsun da nasıl olursa olsun(!)

Eğer AK Parti baskılara boyun eğerek, kılık-kıyafet serbestliğini tekrar ele alıp da, bu işi %60 okul velilerine bırakacak olursa,  o zaman kılık-kıyafet yönetmeliği daha da katı bir biçimde geri dönmüş olacaktır. Çünkü okul velilerine bırakılan herşey aslında okul yönetimine yani Okul Müdürüne bırakılmış olacaktır. Okul Müdürü ise sistem neyi gerektiriyorsa elbette onu yapacaktır.

Kılık-Kıyafet yönetmeliğinin sistemle olan ilişkisini; aydın olması beklenen öğretmenlerin neden "Temel hak ve özgürlükleri" pas geçerek "Faşist ve Komünist  ve hatta Şeriat" rejimlerinde çok sık görülmüş/görünen (2013 yılında dünyada böyle merkeziyetçi uygulamanın bir benzeri daha varmı ki?) tektip kıyafeti desteklediğini, serbest kıyafet uygulamasıyla birlikte velilerin cebinden daha az  para gideceği halde, fahiş fiyatla çocuklarına günlük yaşamlarında giyemeyeceği türden forma, önlük alma meraklısı ebeveynlerin çelişkili tutumunu ve hatta bazı öğrencilerin neden serbest giyime karşı olduklarını gelecek yazımda açıklamaya çalışacağım.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben kılık kıyafet konusunu herkes için seçim giyene bırakılmak şeklinde (velilere bırakılması yanlış) çok geniş olarak düşünüyorum.

Kerim Korkut 
 02.03.2013 12:20
Cevap :
Veliler özel okullarda istediği gibi öğrencisini giydirsin. Devletin çocukların giyimleriyle ne ilişkisi olabilir ki? İşte serbest bırakıldı. Çocukların iyi öğrenmesiyle ne alakası var giyim disiplininin. Umarım memurlar içinde serbest bırakılır. Selamlar.  02.03.2013 19:01
 

Ayrıca; ben ortaokul ve lise öğrencisi olduğum yıllarda pek çok öğrenci okul ders kitaplarını bir üst sınıfta okuyan öğrencilerden tedarik ederdik kendi kitaplarımızı da bizden sonraki lere verirdik örn. benim tarih kitabım en az 5 kişi tarafından kullanılmıştı.. ve kenarlarına düşülen notlar haricindde ciltler oldukça sağlam olurdu.

Meltem Şahin 
 13.02.2013 12:35
 

Yanıtlarınızdan anladığım kadarı ile farazi düşünüyorsunuz. 1-eğer kılık kıyafet seçimi velilere bırakılsın deniyorsa velilere bırakılır. bir veli yazdığı dilekçeyi okul md. isteği doğrultusunda yazıyorsa kendi bilir. sonuçta ha okul md. ha ülkeyi yönetenlerce.. insan kendi ile ilgili kararı kendi veremiyorsa elbet birileri verecektir elbette ki..2-eskiden kırtasiye kırtasiye aradığımız kitapların en azından içi doluydu herhangi bir yardımcı kitaba ihtiyaç duymadan bir dersaneye gitmeden de bir öğrenciye yeterli olabiliyordu. şimdikiler daha bir ay dolmadan lime lime elimizde kalıyor sözeller hikaye sayısallar yetersiz o yüzden kenara konup her dersin kaynak konu özetli yardımcı kitabını alıyoruz ve emin olun okulun belirlediği formadan daha pahalıya geliyor. sonuçta okulun belirlediği üniformanın fiyatı ne olursa olsun bütün bir yıl giyiliyor.formanın tektipleştirme konusundaki etkisinin kafalara yeleştirilen boş fikirlerden daha çok olduğunu düşünmüyorum ben...

Meltem Şahin 
 13.02.2013 9:07
Cevap :
1.Aynen katılıyorum Meltem Hanım. Ne varki, okul Mdrüne, onun istediği doğrultuda kendi düşünmediklerini veren velilerin ortak özelliği aynı sistemden geçmiş olmalarıdır. Yani birileri onlara nasıl giyinip, nasıl davranmaları gerektiğini dikte etirmişlerdir. Zorunlu kılık-kıyafetin en büyük açığıda buradadır zaten. 2. Kafalara boş fikirler yerleştirmek dünyadan bağımsız hareket etmek gibidir. İşte! öğretmen artık şekille uğraşmayacak, "nasıl olurda dersimi daha iyi anlatırım" diye düşünecek. Sisteme yalanıp durma yerine mesleğini icra edecek. Saygılarımla.   13.02.2013 12:14
 

Meltem Şahin. 1 cevabın devamı. Aşırılıklar dışında bir başkasının gördüğü, senin gördüğünle aynı olamayabilir. Bunun toleransı” öğretmenden, öğretmene değişebilir. Düşünsenize sadece sisteme karşı sorumlu olan sert mizaçlı ve de oturaklı, aynı zamanda birazda hasta ruhlu siyasi yönden de iyicene faşist Okul Müdürleri belki vardır. 2. Yargıya nasıl taşıyacaksınız ki? Ortada dilekçelerin okul müdürünün yöneltmesi sonucu olduğunu gösteren herhangi bir belge yok ki. Her şey kurallara ve hukuka uygundur. Ortada velilerin %60 çoğunluklu dilekçeleri vardır. Ve bu dilekçeler tamda Müdürün isteği gibidir. 3. Ne yazıkki bir istatistik yapmak durumunda değilim. Bu gözlemdir. Aklıma okul yönetimlerinin velileri yönlendirdiği “Forma ve Önlük satan mağazalar” geliyor. Mesela torunumun bu öğretim yılı başında formasını ben satın aldım. Bulunduğu yerde satıcı tekel durumundaydı. Herhalde en az iki adet günlük giyecek tutarındaydı. İki çocuk okuttum. Onlara günlük giyeceklerini zaten alıyordum. Fakat okul forma ve önlükleri her zaman problem olmuştur. Birde köşe bucak kırtasiye arardık. Ders kitapları o sıralar aynı okul önlükleri gibi zor alınıyor ve bulunuyordu. Düşünsenize günlük giyeceklere ek olarak forma alıyorsunuz ve bunu sadece okulda giyebiliyorsunuz. Hatta iki tane alıyorsunuz. Olurda leke olur, yıkanır filan.

DG 
 11.02.2013 19:56
Cevap :
Teşekkür ederim.  12.02.2013 15:58
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 122
Toplam yorum
: 484
Toplam mesaj
: 167
Ort. okunma sayısı
: 1126
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

1961 Ankara doğumluyum. İlk orta, lise ve üniversiteyi Ankara da okudum. Halen bir kamu kuruluşun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster