Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1409
 

MEB'in devrim yaratacak anketi

MEB'in devrim yaratacak anketi
 

Bugünlerde MEB'in internet sayfasına girerseniz, 30 Nisan da sona erecek olan “Okullarda Serbest Okul Kıyafeti İster misiniz?” anketiyle karşılaşacaksınız.

TC Kimlik numaranızla katılabileceğiniz oylamada, ilköğretim ve Ortaöğretim Okullarında "serbest kıyafet" uygulanıp uygulanmayacağı oylanmaktadır.


Böyle bir anketin düzenlenmesi beni çok heyecanlandırdı. Çünkü okullarımızda serbest kıyafet uygulanması sonucunda öğretmen, asıl görevi olan "öğretmeye" çok daha fazla zaman harcayabilecektir. Diğer taraftan daha özgür daha az korkutulmuş bir nesil yetişecektir.

Araştırmadım, ama bildiğim kadarıyla “Dünya ülkeleri” arasında, böylesine katı bir disiplin anlayışıyla uygulanan başka bir “kılık-kıyafet” yönetmeliği yok gibi...


Pedagoglar, böylesine zor kullanılarak, çocukların fiziki görünümlerinin değiştirilmeye zorlanmasının, çocukların zihinsel, duygusal, sosyal gelişimi ve ruh sağlığının nasıl etkilediğini öğretmenlerden, velilerden, herkesten çok daha iyi bilirler.


Yasaklarla, zorlamalarla ve tabiî ki korkutmalarla yapılan öğretimin-eğitimin bir hayat boyunca nelerimize mal olduğunun “müthiş sonucunu(!)” bu günkü sosyal yapımıza bakarak da rahatlıkla görebiliriz.


Okullarımızda birçok öğretmen, idareci kendini öğretmenden çok “eğitmen” olarak görmektedir.


Okullarda meydana gelen disiplin olaylarının nedenlerine bakmak bile, “kılık-kıyafet yönetmeliğinin” ne kadar zarar verici olduğunu gözler önüne serecektir.


Öğrencinin saçını kesmek için “makas la” okul girişini tutan öğretmenlerin kırdığı, ezip yok ettiği öğrenci onurlarını bir yana koysanız bile, kot pantolon giydiği için sınava dahi alınmayan, gelecekleriyle oynanan öğrencileri düşündüğünüzde içiniz sızlar.


Bunlar bizim çocuklarımız!

Neden çocuklarımızı eziyoruz ki? Neden onların onurlarını yok etmeye çalışıyoruz? Neden onları korkutuyoruz?

Birkaç metre "okul önlüğü kumaşı" satabilmek için mi? Öğrenciyle "asker disiplinini" aynı potada eritip yarınlara şekil vermek isteğimiz mi; bizi buna iten? Yoksa hep yoksul kalması istenen bir toplumda kendi rant gemilerini, 2010 yılının global rüzgarlarına rağmen, ülkeyi yalnızlaştırarak yürütmek istedikleri için mi? Belki de üniforma hayranlığının beyinlere işlenmek istenmesinde odaklanan menfaatleşmeler yüzündendir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

aynı kıyafetin altında ezilecekler. Bu aileleride maddi külfete sokacak. Derslerden çok, çocuklar kim ne giymiş, ne almış, bende de olmalıya yoğunlaşacak. Milli eğitim eğitim sisteminde ki gereksiz teferruatları bi temizlesin önce. 1. sınıf öğrencisine Necip Fazıl konulu proje ödevi veriliyor. Bu tür saçmalıkları bi ayıklasın, sınav yönetmeliğini bi yoluna koysun, çocukları yarış atı modundan çıkarsın hele bi. Temel eğitimden uzak disiplinsiz, söz dinlemez, kural tanımaz, asi bir nesle zemin hazırlıyorlar.

newbahare 
 30.04.2010 10:02
Cevap :
Serbest giyim otokontrol denetim mekanizmasının işidir. Kafana göre giyimin değil. Temel öğretimde, serbest kıyafet uygulamasında öyle çarşafla, başörtüsüyle okula gidip gelemezsiniz. Necip Fazıl, neden okutulmasın ki? Nazım Hikmet de okutulsun, Darwin de okutulsun. Hepsi okutulsun. Ne olur ki? Ama daha çocukken giyime karışılmasına ses çıkartmazsanız, büyüyünce otorite size nasıl davranmanız gerektiğini bile söyler. Saygılarımla.  30.04.2010 18:15
 

Biz siyah önlüklerle eğitim gördük. Milyonlarca siyah önlük giyip okumuş insan baskı altında mıydı, özgüvensiz mi yetişti, ruh sağlığı bozuk mu yetişti. Öyleyse 30 yaş üstü tüm insanların ruh sağlığı bozuk bu ülkede. Kaldı ki önlük hiçbir zaman dayatmacı, baskıcı olmamıştır. O bir okul kuralıdır. Hayatımızda ki diğer kurallar gibi uymak şarttır. Ben şimdiye kadar hiç öğrencilerden duymadım ''ooofff şu önlükte sıktı ya'' dendiğini. Öğrenci bunun giyilmesi gerektiğini bilir, sorgulamaz. Öğrencilerin saçına başına, kaşına gözüne gelince zıvanadan çıkmış durumdalar. Onlara nasıl oluyorda karışılmıyor anlamış değilim. Üzerlerindeki forma yada önlükde olmasa öğrenci oldukları anlaşılmayacak. Dışardaki bi serseriden farkları kalmayacak. Önlük giymedikleri için eve gidip değiştirmeyecekler dolayısıyla ve kendilerini kafe yada kahvehanelere atacaklar. Maddi durumu iyi olan öğrenciler hergün değişik değişik, marka kıyafetlerle okula gelirken, fakir öğrenciler hafta boyu aynı kıyafetin altında

newbahare 
 30.04.2010 9:57
Cevap :
Genelleme doğru değil. Ben öğrencilerin zihinsel ve bedensel olarak nasıl etkilendiklerini gözlemliyorum. Pedagoglara kulak veriniz. Yazımda Disiplin olaylarının sırf bu yüzden çokluğuna işaret ettim.Lütfen bunu görünüz. Bayan Öğretmenler daha önce yasak olan pantolonu şimdi giyebiliyorlar, değilmi(!) Ben öğretmenim. Öğrencilerin giyimlerine saçına başına karışıyorum. Hem de onların kişiliklerini ezerek yapıyorum bunu. Yönetmeliği uygulamak zorunda kalan her öğretmen bunu yapıyor. Temel öğretim bir zorunluluktur. Serseri diye yaftaladıklarınız ilköğretime ve ortaöğretime halen devam eden sizin bizim çocuklarımızdır. Yani aslında onlar öğrencidir. Serseri değllerdir. Önlük ve istenen ortaöğretim kıyafetleri her zaman diğer giysilerden çok daha pahalıdır. Ezberler zor değişecek gibi.  30.04.2010 18:07
 

Bunu da orduya bağlamışsınız ya ))) Bence de ergenekoncuların işi bu önlük meselesi )))) NOT: Bu haber yayınlandıktan bir hafta sonra Balçova Yusuf Uz İlköğretim Okulundaki çocuğum eve ağlayarak geldi. Ne oldu diye sorduğumda Müdür konuşma yaptı artık önlükle gidecekmişiz dedi. (okulun kendi kıyafeti vardı onu geyiyordu) MEB in işi değildir kesin müdür ergenekoncu ))))

sedataydın 
 30.04.2010 7:54
 

El insaf. Birçok yabancı tanıdım ve hepsi kendi milli değerlerini korumak için bizden çok daha fazlasını yapıyor. Kendi kültürünü yaymaya çalışıyor yer ve zaman kavramı olmaksızın. Elinde İncil sokak sokak çalışma yaptıklarını siz biliyorsunuz. Dolayısı ile milli kelimesi sizi neden bu kadar rahatsız ediyor anlamış değilim. Milli değerleri korumak ne zamandan beri ayıp ve günah oldu. TC' yi kaldırdılar, milliyi de kaldırsınlar. Kaldı ki milli, eğitim bakanlığının önünde milli yazması bilimsel eğitime engel teşkil etmez. Biz önce kendi değerlerimize sahip çıkmayı öğrenemedik ki... En çok beyin göçü yaşayan ülkelerden biriyiz. Neden sizce. Siz de takdir edersiniz ki onlara yeterli alt yapı, kaynak sağlanmadığı için. AKP ilk iktidara gelir gelmez yaptığı ilk işlerden birisi bilimsel araştırmalara yapılan ödeneği kısmak olmuş ve gazetelerde yer almıştı rektörlerin isyanları. Millet ayı keşfetti başka gezegenlerde hayat varmı onu araştırıyor biz yıllardır türbanla yatıp, türbanla kalkıyoruz

Ayrıntıda gezinmek 
 26.04.2010 13:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 135
Toplam yorum
: 525
Toplam mesaj
: 168
Ort. okunma sayısı
: 1883
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster