Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Aralık '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
631
 

Meclis'in üstünde başka bir güç yoktur; "milli irade" ancak orada tecelli eder...

Meclis'in üstünde başka bir güç yoktur; "milli irade" ancak orada tecelli eder...
 

Milli irade ancak Meclis'te tecelli eder...


MİLLİ  İRADE VE EMELİNE  UYMAYANLARIN  TALİHİ  HÜSRANDIR -- M. Kemal Atatürk

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,  2014 Bütçesi ile ilgili olarak yaptığı konuşmada sık sık "Meclis üstünde hiçbir gücün olmadığını ve Türkiye'ye Meclis dışında hiçbir gücün istikamet veremeyeceğini" vurgulamış; kimsenin "Milli İrade"ye yönelik tehditlerde bulunamayacağı ve bu Meclis'in bütün üyelerinin "Milli İrade'nin temsilcileri " olduklarını ifade etmiştir.

Başbakan ayrıca, yukarıdaki sözlerine biraz daha açıklık kazandıran ve bazı adreslere gönderme yapan şu ifadeleri de kullanmıştır : "Hiçbir vekil, hiçbir siyasi parti, milli iradeyi, Meclis iradesini zayıflatmaya çalışan saldırılar karşısında kayıtsız kalamaz. Bu saldırıları alkışlamış, onaylamış milli irade ve Meclis iradesini yok sayan bir vekil ya da siyasi parti, en başta kendisini inkar etmiş demektir."

Başbakan'ın bu konuşmasından sonra 3 ciltlik "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri"ni karıştırdım ve  M. Kemal Atatürk'ün, Meclis ve Milli İrade konusunda neler düşündüğüne dair iki örnek buldum... Aslında çok dahası da vardır ama, bu iki örneği yeterli gördüm..

1-- Meclis'in Üçüncü Toplanma Yılını Açarken( 1 Mart 1922 ) :

"Efendiler!... Bu idare-i aliye-i milliyenin hilafına harekete cüret ve tasaddi edenler, millete karşı, asi, baği, haindirler. Bu gibi günahkarlar evvel-ü ahir irade-i milliyenin tecelli-i adaletinden kurtulamazlar..."(1)

Becerebildiğim kadarı ile günümüz Türkçesi'ne çevirmeye çalışayım...M. Kemal Atatürk, özetle şöyle diyor : " Yüce milli irade hilafına harekete cüret edenler asi, serkeş ve haindirler. Bu gibi günahkarlar, günün birinde - veya zamanı geldiğinde - milli iradenin tecelli edeceği adaletinden kurtulamazlar"

2-- Meclis'in Dördüncü Toplanma Yılını Açarken( 1 Mart 1923 )

M. Kemal Atatürk, bu tarihte yaptığı konuşmayı da şu şekilde bitirmiştir :

"Milli irade ve emeline uymayanların talihi hüsrandır, izmihlaldir(yıkılma,çökme.cd.)...Efendiler, bu muazzam iradenin huzurunda kemali hürmet ve ınkıyat(itaat etme,teslim olma, cd.) ile eğilelim! "(2)

SONUÇ :

Her şey açık ve net...Başka söze gerek var mı?

Mili İradeye saygımız sonsuzdur...

cdenizkent

 ___________________   :

(1) Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, Ankara : Atatürk Araştırma Merkezi Yayını, 1989, Cilt 1, ss.252-253

(2) A.g.y. s. 328

DurmuşGüler, ali açıköz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belli ki biz bir konuda sizinle hemfikir değiliz. Anladığım kadarıyla siz meclisin veya halkın, yani milletin demokratik iradesini hukukun üstünde veya en azından hukukla eşdeğer tutuyorsunuz. Anlaşamadığımız konu benim "hukuk" u her şeyin üstünde, yani meclisin ve milli iradenin de üstünde tutmamdan kaynaklanıyor. Örneğin Hitler'in meclisi hem demokratikti hemde milli iradeyi temsil ediyordu ama "hukuk" a aykırıydı. Ben örneğin Atatürk'ün milli iradeyle ilgili söylemlerini hukuka aykırılığı nedeniyle zaten benimsemiyorum ama cumhuriyet tarihi boyunca yapılan insan hakları ihlallerini çok iyi açıklamış olması nedeniyle önemli buluyorum. Günümüze gelince de bence başbakanın dindar bir nesil yetiştirmek istemesi milli irade açısından meşru bir istem olsa da hukuka uygun olup olmaması apayrı bir sorundur. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 24.12.2013 17:21
Cevap :
Merhaba Mustafa bey...Eğer şu içinde bulunduğumuz şu durum biraz soğursa ve konu da güncele düşerse, "Milli İrade", "Meclis İradesi" ve "demokrasi" konusunda özel ve biraz da bilimsel yanı olan bir blog yazmayı planlıyorum...O zaman, konuyu biraz daha iyi anlayabiliriz, sanıyorum...İlginiz için teşekkür ederim. Selamlar.  25.12.2013 0:18
 

Hatice'ye değil neticeye bakmak lazım. Evet, hiçbir başbakan "saltanatı ve halifeliği" tekrar getireceğiz demez ve akıllıysa diyemez. Ama padişah yetkileriyle donatılmış bir başbakan "dindar bir cumhurbaşkanı" da seçtirebilir, "dindar bir gençlik" de yetiştirebilir, devletin kilit noktalarını "cemaat" in adamlarıyla da doldurabilir. Ki bu olasılıklar çoktan olmuştur bile. Peki o zaman "ha Ali ha Veli" durumu ortaya çıkmış olmayacak mı? Hem sonra dikkat ederseniz benim yorumum ağırlıklı olarak "hukuk" üstüne kurgulanmıştı, sizin cevabınızda ise "hukuk" un adı hiç geçmiyor. Cdenizkent'in iradesi milli iradeyle örtüşürse gerçekten çok üzülürüm. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 17.12.2013 11:36
Cevap :
Merhaba Mustafa bey...İlk yorumunuza yazdığım cevabı bir kez daha okudum..."Meclis iradesi" ile "milli irade" arasındaki ince farkı, tarihten örnek vererek anlatmaya çalıştım; ama herhalde anlatamamışım. Şimdi, Meclis'te iktidar ve muhalefet partilerinden oluşan bir parlamento var...Bu parlamentonun üyeleri- oy verdikleri partiler farklı da olsa- halkın(seçmenlerin) tamamının oyları ile oraya gelmişse, bunların tamamı "milli iradeye"yi temsil etmiyor mu? Bu hukuksal değil mi? İktidar partisinin milletvekilleri de, Meclis'te temsil edilen bu genel milli iradenin ortağı değil mi? Bir de, demokrasinin "çoğunluk" sistemi var. Bunu göz ardı edemeyiz.Şu anda demokrasinin, siyasal hukukun bir gereği yapılmaktadır. Şu anda,"milli irade"nin tamamı Meclsi'te temsil edilmektedir...Bunun demokrasiye ve hukuka uymayan yeri neresidir ki? Bloğumun üst başlığı, çok net ve çok açıktır...Meclis iradesi, milli iradeyi temsil etmektedir ve bu iradenin üstünde bir güç yoktur. Teşekkürler ve selamlar.   19.12.2013 11:59
 

Yani Atatürk'e göre milli irade (artık ne demekse) ve milli iradeyi temsil eden meclis hukukun üstündedirler... O zaman cumhuriyetin kuruluşundan günümüze dek süren hukuksuzluğa da hiç şaşırmamak lazım... Peki o zaman milli irade isterse saltanatın (ki zaten örtülü olarak yaşanıyor = padişah yetkileriyle donatılmış siyasiler!) ve hilafetin (cemaat adın altında o da var) günün birinde resmen ilan edilmesini de bekleyebiliriz demek mi? Tevekkeli CHP nin altı okunda ıvır zıvır her kavramdan söz edilmesine rağmen hukuktan hiç söz edilmiyor. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 13.12.2013 12:52
Cevap :
Merhaba Mustafa bey...Bu milli irade konusu gerçekten tartışılır bir konu ve bunun için özel bir blog yazmak gerekir. Umarım ilerde yazarım.Atatürk'ten alıntı yaptığım tarihlere dikkate derseniz, 1922 ve 1923(Henüz Cumhuriyet kurulmamış).Yönetim şekli "Meclis Hükümeti" ve Atatürk de bu hükümetin başkanı; bugünkü demokrasi anlayışımızla "demokratik olmayan" bir idare.Meclis'teki milletvekilleri arasında fikir ayrılıkları olsa da, son söz Atatürk'e aittir. Öyle olduğu içi, saltanatın kaldırılması sırasında, Meclis'te bir sıranın üzerine çıkıp,"...Yoksa, yine gerçek, yöntemine göre saptanacaktır; ama belki birtakım kafalar kesilecektir" diyebilmiştir. Şimdiki Meclis'teki siyasi partiler ve milletvekilleri, farklı düşüncelere sahip iseler bile milletin tamamını temsil ediyorlar.İktidar partisi ise, Meclis'e yansıyan "milli iradenin" çokluğunu temsil ediyor. Buna rağmen, Başbakan bir sıranın üstüne çıkıp "saltanatı" ya da "halifeliği" tekrar geri getiriyoruz" diyebilir mi?...Selamlar   15.12.2013 12:27
 

Ama bir parti salt çoğunluğa sahipse o zaman lider meclisin üstüne çıkmış olmuyor mu? selamlar.

Kadri KANPAK 
 12.12.2013 23:53
Cevap :
Merhaba Kadri bey...Söylediğiniz durum 1950 yılına kadar olan Meclis'te vardı...Biliyorsunuz, Demokrat parti seçimleri kazanıp iktidar olmasından önce Meclis'te tek parti vardı...Ve tan bir tek parti hükümeti mevcuttu. Valiler, aynı zamanda belediye başkanlığı görevi yapıyordu. Yani hükümet, yerel yönetimleri bile devlet kontrolü altına almıştı.Şimdi Meclis'te AKP ile birlikte diğer muhalefet partileri de var...Zaman zaman muhalefet, hükümetin aldığı bazı kararların uygulanmasını önleyebiliyor...Şu anda, farklı partilerin üyeleri olmasına rağmen, Meclis'te "milli irade" temsil edilmektedir...Bütün partilerin amacı, "iktidar olmak" değil midir? CHP ya da MHP, tek başlarına iktidar olsa farklı bir durum mu ortaya çıkacak sanıyorsunuz? Bu ülkede, koalisyon hükümetleri zamanında hiçbir konuda hiçbir ilerleme ve gelişme olmamıştır. Milli iradenin temsil edildiği Meclis'te, iktidar partisi "karar alma " organıdır...Alınan karar da tüm halk içindir... SElamlar  13.12.2013 12:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 916
Toplam yorum
: 2414
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1329
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster