Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Temmuz '11

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
304
 

Medeniyet, özgürlük, barış, adalet ve refah için on emir

Bir yerlerden not etmişim, “Medeniyet, Özgürlük, Barış, Adalet ve Refah için On Emir” başlıklı İngilizce bir metin. Aşağıda onu sizler için Türkçeye çevirdim. Önce okuyalım sonra üzerinde düşünelim:  


1- Serbest piyasa ekonomisi kur, rekabeti teşvik et, fertlerin ekonomik özgürlüklerini koru.
2- Demokrasiyi kur ve fertlerin politik ve sivil haklarını koru.
3- Devleti küçült. Devletin ekonomik gücünü ve ekonomiye müdahalesini sınırla.
4- Güçlü bir sivil örgütlenme oluştur. Buna ulaşmak için demokratikleşme, özelleştirme, yerel yönetimlere daha çok yetki gibi reformları hayata geçir.
5- Hukuka saygıyı gerçekleştir, toplumda adaleti sağla.
6- İnsanın gelişmesi için yatırım yap.
7- Sefaleti ortadan kaldır veya azalt, toplumda adil ve hakça bir gelir dağılımı sağla.
8- Yaşamın her alanına kalite getir.
9- Etik ve fazilet değerlerini kurumlaştır.
10- Bilim ve teknolojiyi geliştir.  


Bu ilkelerin hangi birine hayır dersiniz? Bense başka bir şeye dikkat çekmek istiyorum. Aslında özgürlük, barış ve adalet kavramları daha çok sol düşüncelerin temelini oluştururdu. İşte size kafa karıştıracak bir soru: Nasıl oluyor da liberal düşünceler yukarıdaki ilkelere öncelik vermeye başladılar?  


Sol düşünce akımlarının yoğunluk kazandığı dönemlerde özellikle sanayileşmenin ortaya çıktığı ilk yıllar ve onu takip eden yıllarda işçiler aşırı derecede sömürülüyor ve her tarafta sefalet kol geziyordu. Bu yüzden olsa gerek Rusya’da komünizm bir ihtilal için ortam buldu. Ama uygulamada sistemlerinde pek çok aksayan yanlar ortaya çıktı ve onlarda da değişim gerçekleşti. Hatta Çin değişik bir model uygulayarak liberal yaklaşımlara hayatiyet kazandırdı ve başarı da sağladı. Keza şimdi ise işçi haklarında pek çok önemli aşamalar kaydedildi ve toplumların refah seviyesi yükseldikçe, hakça paylaşım da devreye girdi. Bunda gelişmenin itici gücünün önemli rolü var.  


İşte şuna dikkat çekmek istiyorum. Gelişmenin dünyadaki şu anda itici gücü sermaye... Sermaye ise kendinin daha da büyümesi için önünde engel istemiyor. Daha çok demokrasi, daha çok adalet, daha çok hukuka uyum hepsi sermayenin daha da büyümesi için… Çünkü bunların olması daha çok yatırım, daha çok talep yaratılması suretiyle daha çok satış ve istediği yere kolayca girip çıkabilen sıcak para… Hepsi daha çok kazanç demek… Oysa bunları sol düşünce de istiyordu. Ne garip tecellidir ki insanlık sermaye sayesinde bu ideallerini gerçekleştirmeye doğru yürüyor. Tüm insanların yararına olduğundan bence şimdilik bir sakıncası yok. Hani ne demiştim doğrular çepeçevre saracak insanlığı. Nerden gelirse gelsin.  


Ama yine de iplerin sermayenin elinde olduğunu unutmamak gerekiyor. Yarın bir gün aykırı taleplerle de ortaya çıkmayacağını kim garanti edebilir? Yaşamak bilinçli olmayı gerektirir. Farkında olmak bu demek…  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1015
Kayıt tarihi
: 24.05.11
 
 

TED Ankara Koleji ve ODTÜ Kamu Yönetimi mezunuyum. Asıl mesleğim bankacılık. Çeşitli kuruluşlarda..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster