Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '14

 
Kategori
Yoga / Meditasyon
Okunma Sayısı
234
 

Meditasyonun önemi..

İş hayatında yoğun olan insanların, gevşeyebilmesinin, rahatlayabilmesinin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Bunun imkansız olduğuna inanlardan biri de bendim bundan iki yıl öncesine kadar. Uzun süren iş hayatımda, ne kadar çok çalışırsam, işlerim ne kadar yoğun olursa kendimi o kadar iyi hissettiğimi ve işe yarar olduğumu düşünürdüm. Yoga ile tanıştıktan sonra en cok zorlandığım şeyin gevşemek olduğunu dün gibi hatırlıyorum. Ne kadar çok sabitlik arayışına girdiğimi ve güvenli bulduğum alandan bilinmeyene çıkmanın ne kadar zor olduğunu farkettim. Bu sabitlik arayışı içerisinde ne kadar çok kendimi kastığımı her an bir tehlike gelecekmiş gibi savunmaya hazır halde yaşamanın oldukça  yıpratıcı olduğunun farkına vardım.

Etrafımdaki bir çok arkadaşım ki çoğu işadamı ve işkadını, birşey yapmadan hareketsiz kalmanın kendileri için ne kadar imkansız olduğunu söylemekle kalmayıp, bununla da içten içe övündügüne şahit oluyorum. Benim beş dakika bile boş zamanım yok, heryere yetişiyorum derken süpermen edalarına girmesini gülümseyerek ve içten içe aslında kendisi ile kalabilmekten kaçmak için hayatına o kadar şeyi soktuğunun farkında olarak dinliyorum bitmek bilmeyen bu yoğunluğu.. 

Meditasyon ve yoga birbirinden ayrılmaz gördüğüm bir yaşam biçimi. Yoga belki de meditasyona hazırlayan tek yöntem değil ama en iyi yöntemlerden bir tanesi. Yogadaki hareketlilik, bedeni güçlendirerek hareketsiz kalmaya hazırlayan bir alan. O kadar yoğun hareketi hareketsiz kalmak için yapılması okunurken tuhaf gibi görünse de gerçek bu :)

Meditasyon hiçbirşey düşünmemeye çalıştığımız bir yer değil, çabasız bir şekilde zihinden geçenleri farketme yeri. Bir sinemada olduğunuzu düşünün, film kareleri önünüzden geçiyor ve gidiyor, siz müdahale etmiyorsunuz. Meditasyonda tam olan şey bu esasında. Düşüncelerin siz müdahele etmeden geçip gitmesine izin vermek ve nefesin farkındalığı. Elbette ki zihin çok hareketli, geçmiş ile gelecek arasında gidip gelen bir sarkaç misali sürekli salınıp duruyor. Bu kadar koşuşturmaca arasında bunu yapmak imkansız bile gelse, her sabah 3 dakika ile başlayarak kendimize bir hediye verebiliriz. Bu hediye kendi kendinizle kuracağınız sağlam bir bağ için ilk adım olabilir.

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 277
Kayıt tarihi
: 22.09.14
 
 

24 yıldır iş hayatımın içerisindeyim. Hobi olarak başladığım yoga da daha sonra Yoga eğitme oldum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster