Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Nisan '14

 
Kategori
Futbol
 

Medya, emlakçılığa soyunmuş, Aziz Yıldırım’a “hapishane” arıyor!

Medya, emlakçılığa soyunmuş, Aziz Yıldırım’a “hapishane” arıyor!
 

Medyanın görevi ne?

Haber vermek, kamuoyunu aydınlatmak, doğru bilgilendirmek...

“Basın”, zaman içinde, teknolojik gelişmeyle “medya” olunca, işlev de değişmeye başladı. Gün geldi, ÖYM’ler eliyle yürütülen operasyonların “nakliyeci”si oldu. Ayrıca, kendilerine “savcılık”, “yargıçlık”, “mahkeme” görevini verenler de oldu!..

Minder dışına çıkmadan, futboldan çıkalım yola:

3 Temmuz!..

Temelleri çok önceden atıldığı anlaşılan, “en uygun zaman”ı beklenen, Aziz Yıldırım üzerinden Fenerbahçe’ye yapılan “darbe”nin adı...

“Darbe”ler, hep “en uygun zaman”ı bekler; işbirlikçilerle kola kola girilir.

Sonra?

Vur beline kazmayı, indir başına balyozu, tık içeri...

Yol aç, seninkiler yürüsün!..

*****

Türkiye, 3 Temmuz Pazar sabahı bir “operasyonla uyandı:

Şike operasyonu!..

Gözaltılar başladı, daha gün yarılanmadan, bunun Fenerbahçe’ye yönelik olduğu anlaşıldı.

Fenerbahçe, Aziz Yıldırım haberleri, kanallarda sel olmuş akıyordu!..

Kokunun nereden geldiğini bilenler az değildi.

Medya, “nakliyeci”si oldu. “Özel yetkili” sıfatı taşıyanlarca yürütülen operasyonda, Aziz Yıldırım’ın polis ifadesi daha bitmeden, tutuklanması kafaya konduğu için, Metris’te yeri hazırlanmıştı:

(İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Laboratuvarı’na ait şahsımla ilgili yapılan laboratuvar test sonuçlarına ilişkin belgeleri sunuyorum. Sunduğum belgeden de görüleceği gibi hasta adı olarak benim adım yani Aziz Yıldırım yazılıdır. Bunun karşı tarafında ise Metris 1 ve 2 nolu Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu olarak adresim (...) yazılıdır.

Bu test sonucunu biz savcılığa sevkim yapılmadan önce polis tarafından anjiyo yapılmak maksadıyla hastaneye gittiğim sırada düzenlenmiş bir rapor olarak aldık. Dikkat edileceği gibi daha savcılığa sevk edilmeden suçlu bulunup adresimde kapalı cezaevi olarak gösterilmektedir.”)

Senaryo belliydi.

Sonrası malum!..

Tarihte ilk kez görülen, Türk icadı “tek kişilik şike”nin ceremesi, özellikle Fenerbahçe futbol takımına, Aziz Yıldırım ve arkadaşlarına çektirildi. Bu arada yasal  değişiklikler ya da senaryo gereği, kurtarılan kurtarıldı.

Geldik bugünlere...

ÖYM’ler, tarihin çöplüğüne gitti. Onlara bağlı, astığı astık, kestiği kestik havasında olanların soluğu kesildi, onlar kendi dertlerine düştüler.

O günlerde “nakliyecilik”, “tetikçilik” yapanlar, “ekran mahkemesi” kuranlardan kimileri, ne hikmetse birden değiştiler, günah çıkarmaya başladılar.

17 Aralık, değişmenin miladı oldu!

O günlerde göz ardı edilen, üstelik destek olunan “hukuksuzluk”ların sonucu, bugünlere “silinmesi gereken leke” olarak taşındı.

Mağdur olanlar, af değil, “leke”nin temizlenmesini bekliyor.

*****

Medyanın görevi ne?

Haber vermek, kamuoyunu aydınlatmak, doğru bilgilendirmek...

Medya, bugün ne yapıyor?

Kimileri, mağduriyetler yetmezmiş gibi, bunun sürmesini istiyor, bekliyor da bekliyor. “Yeniden”, ama “adil” yargılanmayla, “Hak yerini bulsun”,Ak koyun kara koyun belli olsun” deneceğine, bunun yolu açılacağına, “Olun olmuş, elden ne gelir”, “Çek sineye” havası var.

Medya, o günlerden kalma alışkanlıkla, alttan alta, bu kez de “emlakçılık” yapılıyor.

Ya da “bilinmeyen güç”ler, medyayı böyle bir göreve, “emlakçılık”a yönlendiriyor.

Nedir o?

Yargıtay, tez elden cezayı onadı ya, Anayasa Mahkemesi’ne yapılan “bireysel başvuru”nun sonucu beklenmeden, Aziz Yıldırım’a yol gösteriyor, ardından “hapishane” buluyor:

Bekleme, 3 Temmuz sabahında olduğu gibi, polis kapına dayanmasın, seni alıp götürmesin, o görüntüler bir kez daha ekranlara yansımasın...

Yani?

Dayansın karakol kapısına, uzatsın iki elini birden:

Ben Aziz Yıldırım, beklediğiniz adam, siz gelmeden ben geldim...

*****

Dendiğine göre:

Aziz Yıldırım’a “yatacak yer” ayarlanmış; düzenlemeler bile yapılmış.

Aziz Yıldırım’ın önüne iki seçenek konacakmış!.

Ne incelik!.

Son söz:

Bakalım, spor medyasının “emlakçılık” işi tutacak mı?
 

http://www.facebook.com/turgutcelik

https://twitter.com/#!/turgutcelik

turgutce@yandex.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Turgut Çelik: Hocam sizin yanınızda, konuşmak, bu haklı ve gerçek yazılarınıza yorum yapmak bu biçarenin haddi değil. Lakin bir kaç söz söylemek gerekirse Rakip denenlerin sadece güçlerine, hinliklerine, kural dışı sair edevatları na bakmamak gerekir.Yüreklerinin sağlamlığına, vicdanlarının lekeli, benekli olup olmadığına,duygularının irinli ve zihinlerinin kirliliğine de bakmak gerekir.Bu olayları hazırlayanlar sonuçta ortaya çıkacaktır.Belli bir bölgenin insanları,iki adresin hizmetini yürütenlerdir.O günkü haberler, resimler,medyanın kimliğini de yeterince ortaya koymuştur.Bakınız iki yıldan beri Aziz Yıldırım haberlerine yaptığım yorumlar yayınlanmaz.Uzaklara gitmeye gerek var mı?Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 01.05.2014 19:35
Cevap :
Mehmet Bey.. Karkınız için teşekkür ederim. "Yeniden" ve "adil" yarulanma yolu açılırsa, neleri döndüğü açığa çıkacaktır. Saygılar, selamlar.  03.05.2014 18:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2459
Toplam yorum
: 2830
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2175
Kayıt tarihi
: 10.11.08
 
 

İspir, hem doğum yerim, hem memleketim. Emekli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim. Dil ve Tarih-..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster