Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

11 Mart '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
558
 

Medya çıkmazı.

Medya çıkmazı.
 

Son zamanlarda medya ve içinde bulunduğu çıkmaza çözüm arayan kalemlerin, "köy yumurtalarına ve tavuklarına" örneklemede ihtiyaç duydukları anlaşılmaktadır. "Yumurta mı, yoksa tavuk mu önce çıkar" diye düşünürken, anlatımdaki eksik olan tarafın "zamanlama" olduğu belliyken, hala yumurtaları sağa sola fırlatırlar. Olsun, çürük olmadıkça fırlatılabilir.

Son zamanlarda kadın cinselliğinin öne alınarak medyanın gelir arttırma, daha doğru bir anlatımla "güç" arttırma çabası gözlenmekte. Zamanlamaya bakılırsa nedenlerinin ortada durmakta olduğunu görürüz. İşin bu kısmında olmayacağım.

Kadın cinselliği o denli dayanılmaz ve çekicidir ki, herzaman, her ortamda bir erkeğin ilgisini çekmektedir.

Evrimle hiç evrilmeyen bir hislenim.

Gazetenizde şöyle bir haber vardır, "en güzel göğüslü kadın seçildi". -Önce bizim taraftan bakalım-. Sayfayı açtıktan sonra baştan koşullanan, oradaki "yüzde seksenbeşi(yaklaşık)" yağdan oluşan -ama kesinlikle kadının bir parçası olduğunu unutarak- kadının göğüslerine bakarken, beyinimize ulaşan resimleri tıpkı çizgi filmlerdeki gibi abartan hormonlarımız keyif almamızı sağlar. Halbuki gerçeği belki de daha keyifsizdir. "Neden daha keyifli olsun ki" derseniz; o anlık olması, sorumluluk taşınmaması, güvenli olmasını sayabilirim. Bir kadının böyle bir resmi gördüğünde ise aklına cinsel arzulardan çok, "güzelmiş" demesi dışındakileri bilemem ama, magazin haberleriyle çok fazla ilgilendikleri de bir gerçek.

Bu arada "magazin programları kadını neden çağrıştırdı" derseniz yüzde seksenbeş derim.

Seksenlerden sonra elektriği boşaltılmaya çalışılan topluma o zamanların "Tan" gazetesi yardımcı olmaktaydı. İşini de iyi yapmıştı açıkcası. Önceleri Bulvar gazetesinin ve Gırgır dergisinin günün veya hafftanın kızı köşeleriye avunulurken, gün geçtikçe sektörleşen bir hal aldı bu konu. Açıkcası bizim toplulumuzda kadınlar şimdilerdeki kadar çok fazla okuma şansı bulamazlardı. Gazeteler ve dergiler erkek egemen bir topluma haber yaptıklarının farkındaydılar. Ama süreç, bilginin internetle heryere ulaşmasıyla dengelendi denebilir. Peki bu denge hazır oluşmaya başlamışken, bu tür haber ve resimlere neden talepkârlık sizce? Süreç içine girmek gerekecek.

Onca televole programı yapılırken, bu çürümenin altındaki yumurtalar çatlayıp kırıldığında; vadiler, aptal diziler, ahlaki çöküntüler, liselerde şiddet ve uyuşturucu, günü kurtarma, en değerli olan para, işime gelen bilgi değerlidir, kadını hem kendi cinsi, hem de karşı cinsinin aşağıladığı, kabullenişler, ümitsizlikler, çöküntüler adlarında çocuklarının olacağını, neden 15 yıllarca düşünmemiştiniz?

Düşünmeliydiniz bu program onca reyting alırken; bu işin sonu iyi değil diye.

Yumurtadan çıkan civcivler ötüşüp duracaklar tabi. Sahi hangisi önceydi?

Medya, sürekli hareket halindedir. Kalıcı gerçeği yoktur; gerçek o an için ve geleceğindekidir. Tüketir, hem de öyle tüketir ki, yemek yetiştiremezsiniz. Aslında hep beraber oturup üzülmeliyiz, medyanın, bazı medya kadınlarının menapoz sıkıntılarına bile izin vermemesine. Kadıncağızlar oturup kafalarını bile dinleyemiyorlar.

Sahi, bizim erkeklerimizin cinsel algı profili hangi yaşlardaydı?

Yaşananları erkek cinsel profiliyle de açıklayamayız ki şimdi, tüh!

Paris adındaki kadın kameralara bakarken ne büyük keyif alıyordu. Pozlar verirken, işte o an tüm çabası, o keyfi yaşamaktı kadıncağızın derdi; yanlızken görmeli.

Hey, hemcinslerim, son lafım size; medyada gördüğünüz ve hayallerinizi süsleyen bir kadını, birkez de kurufasülye-turşu yediği gecenin sabahında, bol havalı, kapalı bir odada hayal edin. Mide gazını da unutmayın bu arada:)..

Neşeli kalın...

Not: Soldaki kedim tv izlemeyi çok seviyor, resim nedenim oldu.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne zamanki Paris "Eeee yeter bu kadar baldır bacak. Ben lacileri çekip işin başına geçiyorum. İlk projem de otellerimin adını taşıyan Kadınları Titretip Kendine Getirme Vakfı olacak" dediği anda bence sorun çözülmüştür :) Hoşçakal

Feyhan 
 22.03.2007 11:54
Cevap :
Vakfınıza bizim ünlülerden üye olan çıkar mı acaba:) sağlıcakla.  22.03.2007 12:04
 

Kedine bile laf attiktan sonra son paragrafina da maydanoz olmazsam olmaz, Akdenizli. Cok ince bir noktadir cünkü. Öyle bir günün sabahinda... (sözüm meclisten disari elbet), diyelim ki benim esim ya da partnerim bir opera divasi. Benim ona söyleyebilecegim sudur o anda: "Canim, ne olur sarki söyle bana. O arada ben de pencereleri acayim". Sevgiler, tekrar iyi pazarlar.

pirmete 
 11.03.2007 10:47
Cevap :
Merhaba ağabey, kedime seni tırmalatacağım:) şaka, şaka. Aşkta duyu organları görevlerini pek yapamadıklarından camı açmanıza da gerek kalmaz (gioavanni). Aslında pazar neşesi olsundu niyetim. Hayallerdeki abartılara belki ihtiyacımız var ama çamur sıçrattım işte. Medya, komik, şişman, yaramaz bir çocuk gibidir. Hakkında ciddi konuşmak için, içinde olmalı. Değiliz vesselam. İyi pazarlar, sağlıcakla.  11.03.2007 15:32
 

TV izlemiyorum. Gazete okumak zorundayim, isim bu. Okuyorum da. daha cok online. Isimin disinda olanlardan bir "haber" seckisi sana simdi (Yazini okuyunca bugünkü iki gazetemizden derledim): * Metroseksüel isinma (küreselin baska bir cinsi zahar!) * Podyumlarin yeni bebekleri (Fotogaleri) * Yaslanana dek sevisecegim (FG) * Cogu baldir-bacak "Fikra gibi haberler" (FG) * Sözde frikik görüntüleri iceren "Üzmeyen araba kazalari" (FG) * 40 yasindan sonra yeni hayat (Salma Hayek'ten FG) *Cok pismanim (Aysun Kayaci FG) * Böyle de yatilmaz ki (Fergie ve N. Kidman FG)... Al sana medya, Akdenizli. Saniyorlar ki, Akdenizli ile Pirmete'nin hayatta bir numaralari yok, duvara tirmaniyorlar; isleri gücleri yok, bön bön FG seyrediyorlar... Sagol. Yazmayi düsündügüm bir konuydu, nasip seninmis. Hos yazmissin. YORUMNOT: Senin kedin de duvara mi tirmaniyor ne?

pirmete 
 11.03.2007 10:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 470
Toplam yorum
: 1750
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 533
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster