Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '17

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
73
 

Medyada yandaşlık yasaklanmalı savım

Medyada yandaşlık yasaklanmalı savım
 

Şeyleri anlamak için tarihsel süreçlerine de bakmak gerekir. Buna kimyada içerik analizi denilir. Yani bilinmeyen birşey kendi içinde analiz edilir. Toplumsal konularda ise içerik yanında bir de tarihe bakmak gerekir.
 
Ekonomi ya da devlet düzeni olarak kapitalizım(Kapitalizm); mantık olarak da nefs herşeyin doğru içini boşaltır ve yerlerine yanlış, alakasız şeyler koyar.
 
Bu açıdan medya ya da basın özgürlüğünü ya da ifade özgürlüğünü anlamak için tarihin geçmişine de bakmak gerekir.
 
Tarihte; demokrasi siyasi partilerin sonucu var olmamıştır; siyasi partiler demokrasinin sonucu var olmuşlardır yani hem siyasi partisiz demokrasi bal gibi olur hem de siyasi parti kurumu kendisini var eden demokrasiye ihanet içine girmiştir. Yani kapitalizım gibi siyasi parti kurumu da kendilerinin temeli olan halk ve gerçek açılarına ihanet içine girmiştir. İşte bu yüzden ki sözde demokrasilerde demokrasiye ihanet içinde olan ve demokrasiye ihanet yani diktatörlük amacı taşıyan siyasi partiler var olmuştur. Aynı durum medya özgürlüğü içinde de gerçekleşmiştir. Öyle medya organları oluşmuştur ki medya özgürlüğüne ihanet içindedirler.
 
Medya özgürlüğüne yani halk özgürlüğüne yani halkın gerçekleri, doğruları öğrenme özgürlüğüne zıtlık ya gerçekleri, doğruları vermemek ile yani gerçekleri, doğruları, haberleri vermek yerine halkı magazin, moda, eğlence, yarışma türü şeylerle oyalamakla olur ya da yandaşlıkla yani yandaş olmayan bilgileri vermemekle.
 
Günümüzde ya da çağımızda her iki durum da gerçekleşmiştir yani hem demokrasiye ihanet hem de medya özgürlüğüne yani halkın bilgilenme, bilinçlenme, eğitim özgürlüğüne ihanet. Bu bakımdan demokrasi için mücadele yalnızca demokrasi için mücadeleyi değil demokrasi içindeki demokrasi düşmanlıklarını yok etmeyi de; medya özgürlüğü için mücadele de yalnızca medya özgürlüğü için mücadeleyi değil medya özgürlüğüne ihanet içinde olan medya organlarına karşı mücadeleyi zorunlu kılar. Yani 21. yüzyılda artık o eski öz, saf, temiz demokrasi ruhu ve habercilik anlayışı zararlı otların çiçekleri sarması gibi demokrasiye ve medya özgürlüğüne ihanet ile sarılmış durumdadır.
 
Yandaşlık zaten öncelikle kendi içinde zararlıdır çünkü yandaşlık önce akılı, sonra ahlakı alır. Bu yüzden yandaşlık felsefeye, bilime, dine ve demokrasiye aykırıdır. Yani nerede tarafsızlık ve bilimsellik yerine yandaşlık varsa orada doğru felsefe, doğru bilim, doğru din, doğru demokrasi yoktur. Bu yüzden yandaşlığın övünmesi değil utanması gerekir.
 
Yandaşlık bence masum ya da basit yandaşlık ya da hafif yandaşlık ve suçlu ya da kötü niyetli yandaşlık ya da ağır yandaşlık diye ikiye ayrılmalıdır. Hafif yandaşlığa herkes düşebilir çünkü cehalet, bilgisizlik gibi şeylere dayalıdır oysa ağır yandaşlık bile bile yalan söylemek, bile bile iftira atmak gibidir, topluma tuzak kurmak, topluma kasıtlı kötülük yapmak gibidir. Bu açıdan medyada hiçbir yandaşlık olmaması gerekmesine karşın hafif yandaşlık olabilir ancak ağır yandaşlık ağır suç sayılmalıdır. Hafif yandaşlık ile ağır yandaşlık arasındaki fark nedir? Bunu ağır yandaşlık nedir ile daha iyi anlayabiliriz. Ağır yandaşlık örneğin televizyonda yalnızca yandaş haberlere, yandaş yayınlara yer vermek; muhalifliğe hiç yer vermemek ya da muhalifleri hep kötülemek, karalamak ve öyle ki onlara hakaretler etmek biçiminde ortaya çıkar. Yazılı medyada da örneğin yalnızca yandaş yazılara yer vermek, muhalif yazılara yer vermemek olarak oluşur. Ağır yandaşlık genelde 'borazancılık' olarak bilinir.
 
Unutulmasın ki demokrasi toplumların, insanlığın doğru olarak var olma hakkından; medya ise toplumların, insanların gerçekleri, doğruları öğrenme yani eğitim hakkından ortaya çıkmıştır. Bu yüzden doğru, iyi, akılcı ülkelerde demokrasi düşmanlığının da medyada ağır yandaşlığın da ağır cezaylayasaklanması gerekir.
 
Unutulmasın ki demokrasi düşmanlığı da medyada ağır yandaşlık da toplumları, ülkeleri ve insanlığı ileriye değil geriye götürür ve hem iç hem de küresel çatışmalara ve savaşlara zemin hazırlar yani demokrasi düşmanlığı ve medyada ağır yandaşlık hem anayasa suçu hem de insanlık suçu sayılmalıdır.
 
Sonuç olarak; medyada yandaşlığın ya da yandaş medyanın olduğu yerde demokrasi ve medya özgürlüğü yani toplumun doğru var olma ve doğru eğitim hakkı yoktur. Yani toplumların ve insanlığın yandaş medyacılığa karşı örgütlenmesi, birleşmesi gerekir, demokrasi için, doğru bir dünya için. Hafif yandaşlık bireysel alanda bireyler için hoş görülebilir ancak toplum işleri yapan alanlarda hoş görülemez. Demokraside demokrasi düşmanlığı, medyada borazancılık olamaz çünkü bunlar hem insanlık işleridir hem de kamu işleri. Medya bir kamu hizmetidir, kamu hizmetinde yandaşlık olamaz; demokrasi de bir kamu hizmetidir, kamu hizmetinde diktatörlük olamaz.
 
Demokrasi ve medya para babaları ya da egemenler için ya da yandaşlık için değil insanlık için vardır.
 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 15.4.17/13.41

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 9000
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 235
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

'Uysal vatandaş değilim ben/ Ruhunuza ağır, kaba taş gelirim ben/ Bir yağdan aldım, bir baldan/ Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster