Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '12

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
4278
 

Megalomani....

Megalomani....
 

mkt4.com


 

Bir söz vardır. İnsan kendini beğenmezse çatlarmış. Her insanda yaptığı işleri, sahip olduğu şeyleri beğenme duygusu vardır. Bu, bir ölçüde insanın verimli ve üretken olmasını sağlar. Ancak biraz düşünüldüğünde insanın genetik yapısı gereği, örneğin vücudu üzerinde fazla bir tasarrufu yoktur. Örneğin göz rengi, boyu, rengi, bunları belirleme yeteneği kendi elinde değildir. Şimdi şöyle diyebilirsiniz, insanlar beğenmedikleri yerlerini estetik operasyonlarla düzeltiyorlar, renkli lens kullanarak göz renklerini görüntüde değiştiriyorlar. Bunları yaptıktan sonra kendilerini beğeniyorlar. Tabii bunlar istisnai durumlar.
 
Ne demiştik? İnsanlar genetik yapısını kendi tayin edemez. Benzer şekilde, akıl ve kabiliyet gibi potansiyel özelliklerini belirleme de onun elinde değildir. Bunlar belli bir süre sonra geri alınacaktır. İnsanlar sahip oldukları bütün güzel şeylerin kendisinden kaynaklanmadığını ve Allah tarafından kendilerine geçici bir süre kullanmakta olduğunun şuurunda olmaz ise, bunlara sahiplenmek ve bizzat kendisinden bilmek hatasına düşecektir. Bu da kişide büyüklük kompleksi için bir zemin oluşturacaktır. İnancımızda ise bu nimetleri verenin dikkate alınıp, Tanrı'ya şükredilmesi gerektiği inancımızda her zaman vurgulanır. 
 
Derin bir ruhsal sorunun belirtisi olan megolamani ise kişinin kendisine gerçekle uyuşmayan üstün nitelikler yakıştırmasıdır ve narsistlik kişiliğinin bir parçasıdır. Megolaman kişilerde Tanrı'ya bakış açıları da farklıdır.
 
Narsistik kişiler genelde kendi değerlerini fazlası ile abartırlar. Sürekli olarak yeteneklerini olduğundan fazla gösterirler, ukala, gösteriş meraklısı ve kendini beğenmiş görünürler. Kendilerinin herkesten daha üstün olduğuna inanırlar. Bu şekilde düşündükleri sürece kendilerini güvende ve mutlu hissedebilirler. Kişiliklerinin olumsuz taraflarını genelde inkar ederler yada mantıklı açıklamalar getirirler. 
 
Basında da bu kişilere çok rastlarsınız. Hiç sevmediğim yazarlardan biri olan Engin Ardıç, bir yazısında Hıncal Uluç''a megolaman diye hitap etmiş ve belki de bu sözünden dolayı  ilk defa kendisine hak vermiştim. 
 
Megolaman olan kişilerin bir özellikleri de kendilerinden söz ederlerken "Ben" kelimesini kullanmak yerine kendi "İsim ve soyadları" nı kullanmalarıdır. 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Erol Işık: Özellikle yorumları da okudum. Kıymetli Hukukçumuz ancak maç anlatımında ustaların ustası Sayın, Halit Kıvanç'ın sizinle paylaştığı" Ben demiştim" kelimesi, yine sizin yazınızın girişindeki " İnsan kendisini beğenmezse çatlarmış" sözleri çok anlamlı.Megolaman bir hastalıkmış bunun ne reçetesi, ne ilacı nede devası yokmuş. Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 06.10.2015 16:27
Cevap :
Biliyorum ki, bu yazının içerisindeki durumlar tamamen size ters. Bu bakımdan bu içerikte yazılan yazılara tepki göstermenizi de doğal karşılıyorum. Ama insanları oldukları gibi kabul etmek zorundayız. Onları biz değiştiremeyiz. Zaten kendilerini de megolaman olduklarını kabul ediyorlar ve bu durumdan rahatsızlık duymuyorlar. Onun için siz de kafanızı fazla takmayın derim. Teşekkürler. Saygılar, selamlar...  06.10.2015 17:32
 

Merhaba Erol Bey.Zor tahammül edilen insanlar megolomanlar ve varlıkları sanırım sınavımız.Yine güzel bir konuya değindiniz.Sevgiler.

Şennur Köseli 
 25.06.2012 10:04
Cevap :
Yaşamımızın bazı bölümlerinde bu tip insanlara rastlamışızdır Şennur hanım. Belki ilk rastladığımızda söylediklerine katlanmışısdır ama yakın tanıdığımız kişiler değilse ikinci bir görüşmemiz olmamıştır. Bu tip insanlar bizden uzak dursunlar diyelim. Teşekkürler, sevgiler....  25.06.2012 14:23
 

Selam! Bir kaç yazışmadan sonra nihayet internetim düzeldi, size de teşekkürler.Daha yeni İzmir'de bu tip bir bayana rastladım.Kızıma gelen yardımcısı.İlk okulu bile bitirmemiş ama sanki mübarek profösör, kendi doğrularına inanmış ne derseniz aksini yapıyor, ille kendi bildiğini yapacak.Torunuma doktorunun verdiği ilaç yerine, ilaç dolabında bulduğu bir ilacı içirmeye kalktı"siz bilmiyorsunuz öksürüye bu ilaç iyi gelir" diye tutturdu, işe başladığının 3ncü günü yol verildi.Egolu kişiler kendi doğrularına inandıkarı için, zor ikna oluyorlar.Kendileri çalıp kendileri oynuyorlar.Maalesef türlü entrikalarla insanları uçurumun kenarına getiriyorlar.Allah bunların şerrinden korusun.Hayal kırıklığına uğradıkları zaman kırk numara çeviriyorlar. şifa bulsunlar.Selamlar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 24.06.2012 16:23
Cevap :
Herşeyi bildiğini sanan bu tiplerden uzak durmak en iyisi Nahide hanım. Ama bazen bu tip kişiler yakın akrabalarımızın içinde de olabiliyor. O zaman daha da dikkatli olmak araya mesafe koymak gerekiyor. Bu kişiler sanal alemde de kendilerini hemen belli ediyorlar. Teşekkürler, saygılar, selamlar...  24.06.2012 19:10
 

:)))...Olsunnn be ya...ne zararı var ki...nasılsa megolaman yuvarlanıp megolawomen'ı buluyor...sonra birlikte yuvarlana yuvarlana...eee hayat böyle zaten:)))...günaydın;gözel bir gün olsun...

nedim üstün 
 24.06.2012 7:30
Cevap :
Megolaman, mogalawoman'ı bulduğunda pek geçinemezler gibi geliyor bana üstadım. :)) Ama bu bizim sorunumuz değil. Herkes kendi yaşam biçimini kendisi seçiyor nasıl olsa. Ben de size güzel günler diliyorum. Saygılar, selamlar...  24.06.2012 12:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 975
Toplam yorum
: 7880
Toplam mesaj
: 126
Ort. okunma sayısı
: 3256
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

2017 Basın özgürlük endeksine göre 180 ülkeden 155. sırada olan ülkemizde yemek tarifleri  ve tel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster