Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Aralık '19

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
18
 

Mehmet Akif Ersoy

Bir dava adamı, inandığı gibi yaşayan, duruşunu bozmayan adam… Bu başlıkların daha onlarcası ile onurlandırılan Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul’da doğmuş, 27 Aralık 1936’da yine İstanbul’da hayata veda etmiştir.

Mehmet Akif 4 yaşındayken Fatih’de Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne başladı. İki yıllık eğitimden sonra Fatih İbtidaisi’ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı. 1882 yılında ilköğretimini tamamladı ve Fatih Merkez Rüştiyesi’ne başladı. Ayrıca Fatih Camii’nde Esad Dede’nin İran Edebiyatı derslerine katılıyordu. Lise eğitiminde Mülkiye’nin İdadi bölümünde başladıktan sonra yüksek kısmına geçti. Kısa bir süre sonra evlerinin yanması ve babasının vefatı nedeniyle okulu bırakıp, sivil veterinerlik okulu olan Baytar Mektebi’ne geçti. Şiire ilgisi bu dönemde başlayan Mehmet Akif Ersoy, ilk şiirlerini bu dönemde yazmaya başladı.

Akif, 1898’de 25 yaşında iken evlendi. Aynı yıllarda Maarif Dergisi’nde ve Resimli Gazete’de şiir yazıları ve Arapça, Farsça ve Fransızca’dan yaptığı çevirilen yayınlandı. 1913’te İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne girdi. Miili Mütareke döneminde kurtuluş hareketine destek verdi. Balıkesir’de yaptığı konuşmadan dolayı İstanbul’daki görevinden alındı. Ankara Hükümeti’nin kurulmasından sonra Burdur Milletvekili olarak meclise girdi. O sırada Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin desteği ile İstiklal Marşı için açılan yarışmaya katılan Mehmet Akif Ersoy, 724 şiir arasından yarışmayı kazandı. 18 Mart 1921’de kabul edilen şiir, 1924 yılında Osman Zeki Üngör tarafından bestelenerek “Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Marşı” olarak ilan edildi. Mehmet Akif Ersoy yarışmadan kazandığı 500 lirayı Türk Ordusu’na armağan etti.

Ülkelerin bağımsızlığını simgeleyen en önemlisi kuşkusuz ulusal marşlarıdır. İstiklal Marşımız, bayrağımızla ahengi en yüksek marştır. Hem yazanı, hem simgelediği Kurtuluş Mücadelesi nedeniyle tüm ulusal marşlardan farklıdır. Böylesine yüksek değeri olan İstiklal Marşını biaze armağan ettiği için Mehmet Akif Ersoy’a şükran borçluyuz.

Ölümünün 83. Yıl Dönümünde Mehmet Akif Ersoy’un Işığına İhtiyacımız Var

Mehmet Akif Ersoy kimdir? sorusuna cevap aramayacağız bu yazıda. Keza tüm milletimiz onun İstiklal şairimiz olduğunu çok iyi biliyor. Eşsiz İstiklal Marşı’nı yazdığını, 44 manzume içeren ve siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsettiği Safahat adlı şaheserin yazarı olduğunu…

Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nı yazmış ve verilen para ödülünü almayıp, Türk ordusuna bağışlamıştır. Gerçekte ise hayatı boyunca ekonomik durumu çok iyi olmamıştır. Buna rağmen devletine ve milletine karşı kendisini hep borçlu hissetmiş, erdemli ve onurlu bir duruş sergilemiştir. Büyük şair hiç bir zaman para için şöhret için veya kişisel hırs ve ihtiraslar içinde  olmamıştır.

Mehmet Akif Ersoy için çok gurur verici ifadeler kullanılmıştır. Farklı inanç ve düşüncelere sahip insanlar bile Ersoy hakkında konuşurken veya yazarken saygılı bir üslup kullanmışlardır. Keza Akif eğilmeyen, bükülmeyen, para veya başka maddi çıkarlar için beklenti sunmayan bir alimdir.

Bizler, gururla söylediğimiz İstiklal Marşı’nı yazıp bize armağan ettiği için Mehmet Akif Ersoy’u her zaman onurla ve gururla anacağız. Ona şükran borcumuzu asla unutmayacağız.

Mehmet Akif Ersoy’un Hiç Sönmeyecek Işığı

Mehmet Akif Ersoy, 1873 yılında İstanbul’da doğdu. Dini eğitimini babasından alan Akif, öğrenimine Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başladıktan sonra sırasıyla Fatih Rüştiyesi, İstanbul İdadisi ve Halkalı Baytar Mektebi’ne devam etti.

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy, İstanbul İdadisi’nde okurken hocalarından biri de ünlü edebiyatçı Muallim Naci’ydi. Muallim Naci,  Akif’teki yeteneği fark etmiş ve “Bu çocukta gördüğüm cevheri, kimsede görmedim” ifadesini kullanmıştı.

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy, Osmanlı Devleti’nin farklı bölgelerinde baytarlık yaptı. İdeallerini gerçekleştirmek için bu görevini bıraktı. Darülfünun’da ve Halkalı Ziraat Mektebi’nde edebiyat dersleri vermeye başladı. Bu sırada çeşitli dergilerde yazıları yayınlandı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Teşkilat-ı Mahsusa’dan Kuşçubaşı Eşref ile Arabistan’a gitti. Buradaki görevi, İngilizlerin kışkırttığı Arapların ayaklanmasını önlemekti.  Mehmet Akif Ersoy, Çanakkale Zaferi’ni Arap topraklarında iken öğrendi. Bu büyük heyecan ve mutluluk ona   “Çanakkale Destanı”nı yazdıracaktı…

1920’de Burdur vekili olarak meclise girdi. 12 Mart 1921 günü yazdığı İstiklal Marşı, meclis tarafından milli marş olarak kabul edildi. 11 yıl boyunca Mısır’da kalan Akif, 1936’da tekrardan yurda döndü.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 44
Kayıt tarihi
: 16.12.19
 
 

Zaman su gibi akıp giderken yaşadıklarımın bana kattığı duygu ve düşünceleri kalıcı hale gelmesi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster