Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ekim '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
953
 

Mehmet Eren, Abdulkerim Eser, Seyran Aksoy

Mehmet Eren, Abdulkerim Eser, Seyran Aksoy
 

Sevgili Mehmet EREN'i tanıdığımda futbol ve yemekten bahsediyordu.

Bazen hayattan, bazen spordan, bazen yaşamın renklerinden. Gözümde Sevgili Ahmet AYDIN'la kardeşmişcesine bir birliktelik olarak duruyorlardı. Yemek tarifleri vermek, denemek sanırım tutkusu. Hastane odasından bile bloğu takip etti. Hep aramızda oldu. Kampanyalarda destekçi, düzenlenen toplantılarda baş aktörler tabii...

İçten, samimi duruşları, yaşamları... Hatta ikisini de Karadenizli yapmıştı cahil gönlüm. Cahildi ama samimiydi hissettiklerim. Neyse, Mehmet EREN'i böyle cümlelerle ifade edebilirim. Nazarımda sevdiğim, saydığım abimdir.

Abdulkerim ESER'in "Bit pazarı" yazıları Sevgili Kerem OĞUZ'un yazılarıyla eşleşmişti gözümde.

Biri birine "usta", biri diğerine, "lan çırak" diyebiliyor. Abdulkerim'in sinema tutkunluğu, beni sinemanın büyülü salonlarına götürürdü. Hatta "Prensiplerim Var" yazı bloğu çoklarımıza ve bana da öncü olmuş, ne çok prensiplerimiz olduğunu onun sayesinde görmüştük.

Gülmüştük. Ara verdi kendisi... Lezzetli yazıları bir süreliğine yayında değil. Bekliyorum aramıza döneceği zamanı. Kimbilir? belki biz gitmiş oluruz o geldiğinde...

Gelelim Seyran AKSOY'a,

Yaşamın içinden, kendi içinden, yaşadıklarından, etrafından, ondan bundan yazması kendimi hatırlatıyordu bana...

Ayhhhh çekmesi ise bir alem ve keyif alıyorum artık ayhhhhhh demekten. Artık ben de "ayhhh" çekiyorum.

İçimizden ve sıcak, samimi yazıları farkını hissettiriyor bana...

İyiki de onun yazılarını okuyorum.

Sandım ki, benim gibi herkes ama herkes bu arkadaşları seviyor.

Bir, iki kelime daha versem resimlerini koymuş gibi olacaktım. Öyle düşündüm.

Ve, bunu bir program formatında sunmak istedim.

Olmadı tabii...

Resmen çuvalladım.

Haliyle kendi kendime oyun kurup oynadım. Cevaplarını da kendim veriyorum böylelikle.

Elbette yorum yazanların değerleri ölçülemez.

Ben "Çuvallayınca" ne yapmam gerektiği konusunda "Günü kurtarma, az zararla kapama vb." kurtarma gibi şeylere başvurmaktansa, özeleştiri yapıp, beceriksizliğimi sizlerle paylaşmak istedim.

Dükkanı böylelikle kapıyorum.

43. ebe olarak; "tarihinde en beceriksiz ebe" ünvanını da böylelikle göğüslemiş bulunmaktayım.

44. Ebe kim olmak isterse...

"Gönüllü Ebe"durumları yani.

Herkese teşekkürlerimle.

NOT: Ebelik bloğum gibi bu blogda 4-5 saat rötarla çıkma ihtimali de yüksek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bu ebelik işinide mi yüzüne gözüne bulaşturdun bakayım sen :))

beenmaya 
 31.10.2008 12:01
Cevap :
heeeeee öyle oldu velhasıl...  31.10.2008 12:12
 

Sevgili Yıldız, sen ve diğer Blog dostlarımın tanıması gerçekten çok güzel, tanımayan da muhakkak çıkar, ama önemli olan senin yazman çok sevindim..Ben yoğun işlerden bazen bakamıyorum. Sonradan arar ara takip etsemde, benim için söylediklerin için çok teşekkür ederim. sen ilk yazından beri duruşunu ve kişliğini yazılatrında harmanladın. yazılarını okuyan bunu çok rahat anlar..Karadenizli değilim ama Ahmet Aydın'ınGiresun'lu olması yemeklerine jısaca herşeyine alışıkım..Zaten beraber çalışmamızdan dolayı hep içli dışlıyız. Bir gün kısmetse Boztepe den Ordu'yu seyrederiz. En derin sevgi ve saygılarımla..

Mehmet EREN 
 29.10.2008 12:16
 

Ayol Seyran Aksoy Hanım ebe olsun dedik ya:) Film icabı işte.

Ümit Culduz  
 29.10.2008 1:13
Cevap :
ayhhhhhh kabul edermi acabaa:))  30.10.2008 15:21
 

Siz başladığı işi noktalayan kaptanlardansınız! Yoksa bir takanız olmazdı! İyi ve güzel bir çalışma sergilediniz lâkin oyunun formatına dar gelmiş olabilir; havlu atmak sizin tarzınız olamaz diye düşünüyorum! Sizin "Kimi arıyorum biliyor musunuz? oyununa ihtiyacınız yok; MB ortamında ( oldukça kalabalık) bu tür yazılar bizlere rehberlik ettiği gibi yazanları birbirine kaynaştırıyor! Bir nevi tavsiye... bu yüzden "Kimi arıyorum" ancak sizlerle yaşayabilir! O bir gezgin sayfanızda güçlendi;siz ona evsahipliği yaptınız, misafir umduğunu değil bulduğunu... Onu yolcu etmenizi bekliyor! Tabiiki azık olmadan yola düşemez! Sirkeli su böreğinden bir parça... Sevgiler selamlar!

Alev Meisel 
 28.10.2008 0:20
Cevap :
Yaaaa işte bütün mesele bende arızayım ben:(( normal olamadım yine ve böyle oldu:(( Elbette sonlanmasını istemem gerekiese 44. ebe olurum:)) ay bayılcam gülmekten. Millet diyecek ki Allasen sen dur bırak bu işi biz ebe olalım diye sıraya girecekler.))  28.10.2008 8:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 359
Toplam yorum
: 3043
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 1576
Kayıt tarihi
: 29.11.06
 
 

Deli-dolu, akıllı,  yalandan yere çamura yatan, normal değerlerde zekalı, esprili, şakacı, kendin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster