Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '16

 
Kategori
Matematik
Okunma Sayısı
66
 

Mekan ölçüsü

Fizik biliminin üzerinde yoğunlaşmadığı konulardan biri(hız)dır. Artık; ilk öğretim öğrencileri bile(Hız=Yol/Sn) formülünü ezberlemekte ve bu formülle hızı, yolu, yolculukta geçen zamanı hesaplamaktadır, ölçebilmektedir.

Oysa; hızın başka anlamları da olmalıdır. Çünkü, hız arttıkça maddelerde yapısal değişiklikler ortaya çıkmaktadır. Işık hızına ulaşılınca maddenin dağılacağı, anti maddeye dönüşeceği ileri sürülmektedir. Görüldüğü gibi; hız kavramı; uzayı, uzayın oluşumunu ve maddeleri açıklayacak temel kavramdır.

Bir belgesel film izlemiştim. Bir üstü açık, küçük pilot koltuğuna oturtulmuş bir deneme pilotu(ya da maketi); tek raylı bir yol üzerinde hızla hareket ettiriliyordu. Ses hızına yaklaştıkça ve bu hız aşılınca; deneğin önüne konuluş bir kamera aracılığıyla; deneğin

kulaklarının, yanaklarının geriye doğru uzadığı; dudaklarının ve burnunun  yassılaştığı ve sonunda bir “uzay yaratığı” na dönüştüğü görülüyordu. Ya ışık hızında bu türden bir deney yapılabilseydi neler gözlenecekti kim bilir.

Işık hızında deneyde; maddenin dağılacağı, başka maddelere dönüşeceği ya da anti maddenin ortaya çıkacağına dair; ses hızı deneyinden belirtiler bulmak olanaklıdır.

Bu olay nasıl olmaktadır? (Hız=Yol/Sn) formülünü başka biçimlerde ifade edebiliriz.

Gerçekten de Hız=Yol/Sn demek; Hız=Mekan/zaman demektir.

Hızı böyle tanımladığımızda; Einstein’ın çok önemsediği dördüncü boyutu fiziğe katmış oluruz.

O zaman (ZamanXHız=Mekan) eşitliği de doğru  olmaktadır. Bu eşitliğin iki yanındaki öğeleri değiştirerek, varsayımlar yapabiliriz.

Örneğin; hızın sabit olduğu(ışık hızı) ortamda, zaman mekana eşit olacaktır. Ancak; ışık hızı sabitesi(1) sayısını aşıp (1,2 ya da 0,8)olduğunda, eşitliğin sürmesi için ya zamanın azalması ya da artması; ya da mekanın azalması ya da artması gerekecektir. Nitekim; buna ait bir söylence bulunmaktadır.

Aya giden ve oraya ilk ayak basan astronot Armstrong’un kolundaki saatin; aya gidip geldikten sonra bir miktar geri kalmış olduğu söylenmektedir.  Armastrong’u aya yollamış olan Von Braun, bu olguyu açıklayamadan göçüp gitmiştir. Saat mi bozulmuştur? Yoksa zaman mı azalmıştır? Mekan ayni kaldığına göre, zaman azalmış olmaktadır.

Zaman azalması ne demektir? Zaman azalması(zamanın gevşemesi) demektir. Bu sayede madde ortaya çıkmakta ve hız sabit kalmaktadır. Buna karşılık; hız sabit kalır ve zaman gevşerse yine maddede(mekan)değişme gerekecek ve mekan(madde)küçülecektir. Karşıt durumda; zaman sıkışırsa ;hız sabit kaldığında mekan(madde) artacaktır.

Buna göre;Big-Bang’in (zaman gevşemesi)olduğu söylenebilir. Zaman gevşeyince, mekan oluşmuştur. Tersine; hız sabitken zaman sıkışırsa; mekan(madde) küçülecektir. Sonunda; zaman sıfırlandığında madde iyice küçülecek ve maddenin yok olduğu, anti maddeye dönüştüğü “kara delik olgusu “ortaya çıkacaktır.

Kutsal kitaplardaki kıyamet günü, zamanın durması(sıfırlanması) olacaktır. Zaman sıfırlandığında; eşitliğin sağı da solu da sıfırlanmış olacaktır. Ne hız, ne zaman ne de madde kalacaktır.

Hızın sıfırlanması durumunda da zaman ve mekan sıfırlanacak ve yok olacaktır. Hız sıfırlanınca mekan(madde) yok olmaktadır. Ölüm bu olmalıdır. Uzaydaki tüm varlıklar için geçerli kural bu olmaktadır.

Dolayısıyla; (var olan bir şey yok olmaz, yokluktan bir şey olmaz) ilkesi yanlıştır.Bu ilke yerine şu yeni ilke geçmiştir.(Bir şey her şeye dönüşebilir, her şey bir şeye dönüşebilir). Var olan bir şey yok olabilir. Tersine, yoktan da bir şey var olabilir. Çünkü; hız kazanan her şey bir mekana(maddeye)sahip olmaktadır. Buna göre Big-Bang;durağanlıktan kurtulup hız kazanmak olmaktadır. Big-Bang’ın bir açıklaması da (hızlanma) olmaktadır.

Tersine göreyse kıyamet; (hızın sıfırlanması) ile  ortaya çıkmaktadır. Böylece; her şey ve mekan ve zaman; durağan duruma dönüşmektedir.

Eşitliğin(mekan) yanında değişiklik olabilir mi? Kişioğlu; var olan maddelerden yararlanmadan(maddeye biçim değiştirmeden);yeni maddeler üretebilirse; bu olanaklı görünmektedir.

Genelde kişioğlu;atomları, molekülleri, enerjiyi değiştirebilmekte ve dönüştürebilmekte; ancak, yeni atom ya da enerji yaratamamaktadır. Bunun başarılması durumunda;eşitliğin sol yanındaki hızın ya da zamanın ya da her ikisinin birden artacağını düşünmek zorundayız. Hızın artması dermek(ışık hızı)ndan başka bir hız kavramına geçmek demektir. Böyle bir hız kavramında; yeni bir mekan(madde) söz konusu olacaktır.

Zamanın artması ise; zamanın gevşemesi anlamına gelecek ve yeni bir Big-Bang olayı yaşanacaktır. O zaman; uzayda birden çok Big-Bang in izlerine rastlamak doğal olmaktadır.

Hız ve zamanın; mekandaki(maddedeki) artışı dengeler biçimde, ayni zamanda artmaları durumunda; Big-Bang’in ya da kıyametin olmayacağını; yeni bir mekanda dengelenmiş varlığın süreceğini kabul etmek uygun olacaktır.

Uzaya açılmak; uzayı öğrenmek için(hız-zaman-mekan) kavramları üzerinden yoğunlaşmakta yarar bulunmaktadır.

Ölümsüzleşmek için de bu yöntem üzerinde çalışılabilir. Anti maddenin ne olduğu; ölümsüzlük sorununun önemli bir öğesi gibi görünmektedir. O da hıza, zamana dayalı bir kavramdır.

Yazan:Uçar Demirkan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 141
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 526
Kayıt tarihi
: 04.09.13
 
 

1940 yılında İzmir'de doğdum İzmir Atatürk Lisesi'ni bitirdim 1961 yılında Mülkiye(Siyasa..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster