Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
563
 

Mekanik İnsan

Mekanik İnsan
 

Ruhu alınmış mekanik insan!


İnsanın evrendeki var olma öyküsü uzun ve ayrıntılarla dolu. Bilinen ise insanın yaşadığı sürenin dünya yaşının çok az zaman dilimine tekabül ettiği, hatta insanın bugünküne benzeyen şekliyle ancak 11.000 yıldan beri var olduğudur.

16. yüzyıl ile birlikte insan düşüncesi Batılı anlamında önemli bir aşama kaydetmiştir. Bu aşama sonucunda insanların kendi aralarındaki ilişkilerinin yanı sıra insan doğa ilişkisinde de önemli gelişmeler yaşanmış, organik bir doğa anlayışından mekanik doğa anlayışına geçilmiştir.

ABD kökenli psikolog Skinner insanın bir makine olduğunu savunmuş, insanın sürekli olarak rutin davranışlar ve hareketleri tekrarlayan bir makine gibi olduğunu söylemiştir.

İnsan, Hayatın capcanlı ve renkli olduğunu görmezden gelerek sadece nefes-alıp vermekle mi yetiniyor? Karmaşık fizyolojik yapısına rağmen insan belli olaylara geliştirmiş olduğu kalıp yanıtlarla karşılık veren mekanik bir makine midir?

Adı, soyadı, doğum tarihi, ebeveynler, akrabalar, mesleği, ait olduğu muhtarlık, numara, kimlik belgesi, kimlik no, plaka no, dernek kayıt no, sicil, no, semt, resmi daire, il, pasaport kontrolü, tarih, giriş tarihi, ev sahibi, kira, ev numarası, banka numarası, banka hesabı, gelir, görev sorumluluğu, yetkisi, beş çalışma günü, zorunluluklar, erginlik, kefalet, havale, tatil hakkı kazanma, alkol oranı, metre kare fiyatı, sözleşme, posta çeki, havale, iş yeri, geçiş hakkı, güvenlik, mahkeme, mesafe, kırmızı ışık, kontrol, oy pusulası, saç rengi, boy, adres…

Tüm bu tanımlanmış kayıt ve normlara bağlı insan, gerçekte toplumda kodlanmış haliyle mekanik bir alete benzemektedir.

İnisiyatif almak, rasyonel ve analitik düşünmek, üzülmek, inanmak, şaşırmak, hata yapmak, eğlenmek, ağlamak, mutlu ve neşeli olmak, takdir edilmek, kızmak, rahatlamak, güven duymak, gururlanmak, erdemli, ahlaklı olmak, coşku ve heyecan taşımak, insani ilişkiler kurup sosyalleşmek insani davranışlardandır. Günümüzde insan, hem sosyal medyanın esiri durumunda, hem de önceden belirlenmiş bir amaca veya amaçsızlığa hizmet eden düzenekvari mekanik davranış biçimine zorlanmaktadır.

Korku, kaygı, hayal kırıklığı, üzüntü, depresyon, yalnızlık, acılara, sevinç gibi insana özgü duygulardan insan nasıl izole edilebilir ki? Öyle ya, acılara alışamazsak bir uçurum kenarında, sevinçlere alışmazsak bir dağın doruğunda kalmış olmaz mıyız sürekli? Böylece hep başımız dönmez mi? Sosyal yaşamımızı nasıl sürdürürüz?

Alışkanlıklara sığınarak, tanımlanmış norm ve kriterlere bağlı yaşamak, hayatın ve doğanın bütün sihrini, güzelliğini yok etmekte, içimizi ve dışımızı çölleştirmekte, bizi irrasyonel koşullara itmekte giderek mekanik varlıklar haline getirmektedir. Yakınımızda ve uzağımızda bulunan hiç bir şeyi, (insan, hayvan, doğa) yeterince hayatımıza sokmuyor, kayıtsızlık, aldırmazlık giysilerine bürünüyor aksine metalara (arazi, ev, araba) bağlanıyoruz. Post modernizmin nevrotik ve obsesif bireyi olarak, bir de ruhu alınmış mekanik bir alet olma tehlikesi ile karşı karşıyayız. Mekanik olmak makine düzeninde mekanik düşünmekle doğrudan ilişkili, risk yok, heyecan yok, üzülmek, sevinmek, şaşırmak yok …

Asl olan; yeni Dünya düzeni/düzensizliğinde, mekanik insan olmamak, insan olmak ya da kalmaktır.

Nizamettin Biber

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu yazıyı bir de Avusturyalı ünlü film yönetmeni M.Haneke' nin "Duygusal buzlanma" ya da "Kent üçlemesi" olarak da bilinen filmlerini izledikten sonra okursak etkisi müthiş olacaktır.Kaleminize ve ruhumuza sağlık.

Ersin Kabaoglu 
 25.11.2017 13:34
Cevap :
Sizin önerinizi dikkate alarak davranacağım, teşekkür ederim, selamlar.  25.11.2017 16:13
 

ALBERT DUCROCQ'nun "İnsan denen harika makine" adlı altı ciltlik bir eseri var. Uzun bir evrim süreci sonrası biyolojik olarak "harika" ama yaşanılan çağın, sistemin bir yansıması olarak yaşanan ruhsal ve zihinsel bozunumlar sonucu ruhsal anlamda "paslanmış" bir makine...Saygı ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 24.11.2017 15:34
Cevap :
Kitapla çok haşır neşir biri olarak müzayedelerde bir kaç kez rast gelmiştim ama 6 cilt dev eser tabii. İnsanın evrimleşme sürecinde daha da insan olmasını beklerken mekanik hatta paslanmış bir alete dönmesi ne hazin bir son. Teşekkür ederim, selam saygı bizden de efendim.  25.11.2017 11:06
 

Psikolog Skinner ne kadar doğru söylemiş;)) Düşünüyorum da robottan bir farkımız yok gibi ;)) Sevgi ve selamlar..

Selda Çakmak 
 20.11.2017 21:28
Cevap :
Hep beraber robot ve mekanik insan olmaya direnip insan olmaya çalışacağız Selma hanım :) selamlar, sevgi ile kalın.  21.11.2017 8:43
 

Her ne kadar bir makina gibi çalışsa da organlarımız,kişiliği oluşturan duygusal ve zihinsel özelliklerin pek de değiştirilebileceğine inanmıyorum ben.Evrimleşme canlılara özgüdür çünkü.Teknoloji sadece fiziksel özelliklerimizde etkili olabilir.Galaksi insanı olma yolunda çalışmalar yapılsa dünyamız için daha hayırlı olur...Elinize sağlık Nizamettin bey kardeş ilginç bir konuydu.Selam ve saygılar.

Abbas Oğuz 
 19.11.2017 18:38
Cevap :
Kişiliğin kendine özgü özelliklerinin yok edilmesi veya yerine başka bir şey ikame edilmesi zor görünüyor ki insan insan yapan da kişilik özellikleridir. Evrensel insan özlemi ütopya sayılmaz kimbilir belki de gerçekleşir. Abbas bey kardeşim değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim, sayfama hoş geldiniz, selam ve saygı ile.  20.11.2017 8:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 876
Toplam yorum
: 3732
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 2523
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster