Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '11

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
289
 

Mektup!

Mektup!
 

Gökkuşağı!


Merhaba Haldun,

Sen bilmiyorsun ama ben hep yazarak kendimi daha iyi ifade ettim. Bir tek sana yazamadım. Seni yazamadım. Yazmak için çok teşebbüs ettim ama hep bir şeyler bir düğüm gibi takılı kaldı boğazımda. Yutkundum, gitmedi. O kadar aşkla doluydum ki senle, yazmayı düşündüğüm her kelime çok basit, çok boş kalıyordu. Ta ki bu sabaha kadar.

Artık aşkla dolu değil misin diye sorma.

 Asaf'ın dediği gibi:

Öyle bir ben ki kapına gelen,

Baştan aşağıya sen.

 

Hâlâ böyle hissediyorum. Sadece o boğazıma takılı kalan düğümü çözen doğru şarkıyı buldum.

O çaldıkça yazmak istediklerim böyle çıkıyor işte.

 

Şark çalıyor son ses.

 

Unutursun için yana yana,

Unutursun ölüm sana bana,

Zaman basıp kanayan yarana,

Unutursun, unutursun!

 

Bana aldığın gülün yapraklarını okşuyorum senin yüzünü okşar gibi. Yüzün gözümün önünde.

Sabah yolda yürürken bağırmamak için zor tuttum kendimi. Başımı kaldırdım havaya. Bulutlu, kapalı, soğuk bir hava var. Benim içim yanıyor.

İsmini haykırmak istedim.

Unutursun diye bağırmak istedim.

Geçecek bunların hepsi demek istedim.

Kalbim acıyor demek istedim.

Başımı kaldırdım. Yine o bakış, yine o gülümseme. Yüzün gözümün önünde.

Aşığım.

Dediğin gibi körkütük aşığım evet.

Aşk hiçbir şey dinlemiyor ama. Hiç izin vermemiştim kalbime. Âşık olmasına. Hep acılar çekerek eğitmiştim, aslında hiç de zor olmamıştı.

Sen...

Başından beri hep umarsız oldum senin için.  Serbest bıraktım kalbimi, aslında emindim kendimden. Bir noktada duracağımdan, bir noktada duracağından kalbimin.

Söz dinlemedi işte.

Ben tutmaya çalıştıkça, bir günlük ömrü olan kelebek gibi sürekli uçmak istiyor sana doğru. Tutamıyorum. Tam kondu bir çiçeğin üstüne, geçecek artık diyorum. Sonra;  ya sesini işitiyor, ya kokunu duyuyor, ya gözlerini görüyor ya gülümsemeni hatırlıyor. Tekrar uçmaya başlıyor sana doğru.

Ben hayatına giren onca insandan farklı olmak istiyorum.

Hiçbir sonucu olmadan bitecek bürgün biliyorum.

Emin ol şuan yaşadığın, yaşadığım, yaşadığımız acıdan daha büyük acılarla bitecek.

Keşke .... Diyeceğiz.

Şimdi söz dinler mi gönlüm?

Zorrrr!

Çok zooorrr!

Çünkü,

O başka bir atıyor son zamanlarda.

 Seni Seviyorum,

Sonat.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel çok beğendim Nilay Hanım tebrik ederim. İsim kullanma konusuna gelince; iyi yapmışsınız. Alttaki yoruma cevap olarak yazdığınız gibi, o kahramanı siz sanabiliyorlar. Benim bir kaç mizah öyküm de o tarz yazılmıştı. Facebookta paylaştım ardından gelen yorumlar '' Ne kadar safmışsın Serkan'' tarzındaydı. O saf kahramanı ben sananlar da arkadaşlarım.: ))) Dedim ki yanıt olarak ''Bunları ben yapsam neden size anlatayım?'' Son gelen yorumun üzerine bir şey yazmadım artık. Son yorum çok yakın bir dostumdandı. '' Tüm bunlar olurken ben neredeydim Seko? Amma da tuhaf işler yapmışsın bensiz...'' Yani sözün özü Nilay Hanım, kahramanların adı olmalı... : )))) Sevgilerimle.

Adil Serkan SATI 
 18.11.2011 13:51
Cevap :
Evet. Siz gene mizah yazıları yüzünden müzdarip olmuşsunuz. Benim kahramanım ölüyordu yazıda. Sonunu siz düşünün :) Neyse. Sevildiğimin bir işareti olarak düşünmüştüm. Teşekkür ederim yorumunuza  21.11.2011 9:44
 

Hayatımızda çok önemli "kırılma anları" vardır! O talihsiz, hiç hesapta olmayan, acısı ve özlemi yıllar boyu sürecek olan kayıplar da bu "kırılma anları"na dahildir. Unutulmaz bir aşkın talihsiz kahramanını kendini kanatan bir kuğu gibi yazmışsınız. Yüce bir sevdanın, çocuklarınızın babasının kısa yaşam yolculuğundaki mücadeleci ama zarif ve tertemiz beyazlığını al renkli lekelerle de süslercesine yazmışsınız! Bilirim, çok zordur böylesi acıları yazmak!Cesaretinizi kutlarım. Ama iyi ki de yazdınız. Hem kayıtlara geçmiş oldu hem de günümüz gençlerinin yaşadıkları yüzeysel, daha çok çıkara dayalı, gel-geç ve plastik sevda ilişkilerine karşı hala yaşayan güçlü bir örnek olması açısından iyi ki de yazdınız. Anılara, onurlu var oluşlara ve hep anımsanan yok oluşlara sonsuz saygımla...

Ersin Kabaoglu 
 09.11.2011 0:47
Cevap :
Epeydir hatta MB'ye girdigimden bu yana tereddut ediyordum bu tür yaziları yayınlamakta. Genelde isim kullanmıyordum yazılarımda ve ne yazık ki bu yüzden kurguladığım bir hikayedeki bayanı ben sanarak cok üzüldügünü söyleyen mesajlar aldım blog yazarı arkadaşlardan. Bu nedenle hikayelerimde isim kullanıyorum artık. Haldun ve Sonat, bir türlü tamamlayamadiğım hikayemin baskahramanları. Aslında hikayeleri kafamda ama bir türlü başına geçemedim işte. Aşk mektubu derinlerden yazildı. Daha kanatıcı cümlelerim vardı ama onları yayınlamaya henüz cesaret edemedim. Belki bir gün tesekkür ederim.  13.11.2011 15:49
 

Hep derim: Bir başkadır kadının sevmesi, aşkını ifade edişi. Zarif ama bazen ürkek. Bazen de en masum damladan çağlayanlar yaratacak kadar coşkulu. Bu mektubu çok beğendim ama Sonat'ın ağzından bir paragraf da ben eklemek istiyorum:) "Benimle geçirebileceğin her anı özlüyorum Haldun. Seni bazen kendimden bile kıskanıyorum. Bana bakışını düşlüyor, gözlerindeki o pırıltıyı hayal ediyorum. Gözlerinden kalbine inen o tatlı hissi sevmeni seviyorum. Kalbinin hızlı çarpmasını, olmadık zamanlarda olmadık sürprizlerini; kaprislerime, kızgınlıklarıma ve kırgınlıklarıma rağmen beni sevmeni seviyorum. Sana öyle bağlıyım ki kalbimin içindeki sevgimi küçümsüyorum. O bağın gücüyle böbürleniyorum. Sen! Gözlerine bakmaya kıyamadığım sen. Baktıkça derinlerinde kaybolduğum sen. Gel desen gelivereceğim ama git desen gidemeyeceğimi biliyorum."

Ata Kemal Şahin 
 08.11.2011 7:05
Cevap :
Vay be! Ne müthiş bir tamamlama olmuş bloga. Benim cümlelerim ve duygu yoğunluğu ile çok örtüşüyor:) tek bir problem var. Bu henüz Haldun'a yazılmış ilk mektup. Sonrasında Haldun ve Sonat oturup konusarak aşk yaşamaya başlayacaklar. Sonra Haldun hapise düştüğünde Sonat bol bol mektup yazacak ona:)) Tesekkur ederim Ata Kemal bey.  13.11.2011 15:58
 

Pimi çekilmiş bu haykırışın..... Bakalım ne olacak...

Ahmets 
 06.11.2011 21:45
Cevap :
Haldun, Sonat aşkı evlilik ve iki çocukla devam ediyor. Bir önceki "Kabus" blgoumu okursanız günümüzdeki durumlarını anlayacaksınız. Zaman arasında gidiş gelişli bloglarım. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.  07.11.2011 12:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 91
Toplam yorum
: 400
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 985
Kayıt tarihi
: 24.02.09
 
 

Yazmak bir tutku benim için. Yıllardır yazmayı seven biri olarak, bilgisayarın icadı ve gelişen t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster