Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
675
 

Mektup ile randevu!

Mektup ile randevu!
 

Mektup bir zamanların en popüler iletişim aracıydı. Birbirlerini göremeyenler, görme imkanı olamayanlar, hasretlik çekenler, sevenler, sevilenler, özleyenler, duygularını mektuba döker, postanenin yolunu tutardı. Postacı yolunu bekleyenler, mektubun kendine ulaşmasıyla, hasretine bir nebze son veren, kimi zaman gözyaşlarıyla, kimi zaman kahkalarla okuduğu bu zarfla kağıdı atmaya dahi kıyamaz, senelerce saklardı.

Bizim nesil az kullanmamıştır mektubu. Facebook’taki nostaljik sitemizde, üzerinde adresten başka her şey bulunan o sevimli rengarenk boyalı zarflar, hesapta, postacıya eziyet çektirmeyi amaçlayan, aynı zamanda ‘’kim daha komiğini yapacak’’tarzı bir yarışmaya dönüşen bir eğlenceydi bizim için. Bunları böyle postaneden almazlar diye, pul alır, mektubu da her sokakta bulunan, sarı posta kutusuna atardık. Bilirdik ki postacı her gün belli saatte o kutuyu açıp, mektupları dağılım için postaneye götürecekti. Askerde epey işe yaramıştı mektup. Mektubun gerçekten neler ifade ettiğini o zaman anlamıştık. Gurbetin tek ilacıydı o.

Çok değil, 30-35 yıl öncesinden bahsediyorum. Telefon her evde yoktu. Müracaattan bağlanmaya tam 18 yıl geçmişti.

Şimdi teknolojinin geldiği en son noktada ne varsa, iletişimde, ülkemizde de o var.

Mobil telefonlar, bilgisayarlar, e-mailler, haberleşmeyi üstelik görüntülü olarak saniyelik bir olaya çevirdi. Buna karşılık yine de insanlar, gerçek anlamda birbirinden kopuk, duygular sanal. Yaratıcık yok, içtenlik yok. Diyalog eksik. Falanca kimsenin yazdığı bir kandil mesajını kopyalan, forward edip anında 100 kişiye yollamayı tercih ediyor.

Sanki hepsi teknoloji yorgunu.

Başbakan Erdoğan’ın, ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’na görüşme talebini mektupla bildirmiş olması bana bunları hatırlattı. Daha önce de Deniz Baykal’a bu amaçla böyle bir mektup göndermiş, o da mektubu gazetecilere göstermişti yanılmıyorsam. Öyle bizim bildiğimiz, uzun uzadıya, şuradan buradan anlatan bir mektup değildi 2-3 cümlelik bir davetti ve bilgisayar çıktısıyla alınmıştı. Arkadaşla o zaman bu mektup işini konuşurken tuhafımıza gitmişti. Oooo mektup 1 haftada gider, cevabı da 1 haftada gelir diye inceden hicvetmiş, ‘’bilgisayardan çıktı alıp, cargo parası vereceğine, bir e-mail gönderseydi ya’’ diye de fikir beyanında bulunmuştuk.

Siyasette böyle midir, bilmiyorum. Davetler mektupla mı yapılır?. Kamuoyunu bilgilendirmek için mi mektup yazılır?. Dünyada bu böyle midir?. Başbakanlar, sık sık mektup yazarlar mı?. Yine de bu devirde anlaşılması oldukça güç.

Ne olursa olsun. Aynı şehirde, aynı mecliste, aynı ortamda ve aynı siyasetin içinde, temsil ettikleri mevkiin en üst makamlarında olanların mektup vasıtası ile haberleşmeleri tuhaf.

Bürokrasinin gereği bile olsa, (ki sanmıyorum) halka örnek olacak kişilerin birbirleriyle karşılaşmaktan, elini sıkmaktan itina etmeleri, bu kadar basit bir meseleyi mektup gibi artık devreden çıkmış bir iletişim yoluyla yapmaya teşebbüs etmeleri, bu diyalog meselesinde, iletişim sorunun on yıllardır değişmediğini gösteriyor. Bakın çağırdım ama gelmiyor demek için, halkın bilmesi için, halka şikayet için mektup yazılıyor. Bu dün de böyleydi, bugün de. Teknoloji bunlara uğramıyor. Bu ülkenin en büyük derdinin bu olduğunu anlamak istemiyor, kavgalı olmayı, kan gölüne dönen ülkenin çıkarı için birlikte bir çözüme ulaşmaya tercih ediyorlar.

Başbakan, muhalefete mektup yazmış, onu da kendi değil, yardımcısı açıklamış. Muhalefet lideri de mektubu hala almadığını söylemiş!..Normal mi, APS miydi acaba?.

Nerdeyiz, hangi devirdeyiz, hangi ülkenin başkentindeyiz?. Her şey bu kadar mı zor?..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

TAŞERON FİRMALARIN ELLERİNE KALAN DAĞITIM VE DAĞITICILAR, NE YAZABİLİR Kİ, SÜREKLİ DEĞİŞEN ELEMANLAR, RASTGELE BIRAKILAN POSTALAR, HİÇ TE HOŞ DEĞİL.

FERDI KARAN 
 11.07.2010 1:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 441
Toplam yorum
: 146
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 945
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

İstanbul doğumluyum.. İstanbul'un  tramvaylı döneminden bu şehirde yaşıyorum. Gençlik yıllarında ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster