Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1804
 

Mektup

Mektup
 

Mektup yazan kaldı mı? (Sabahattin Gencal)


Merhaba,  

 

50 – 60 yıl önceleri çocukken, gençken ne güzel mektuplar yazardık. Sonra öğretmen olunca yazdığımız mektupları da beğenmez olduk. Klişe dedik, basma kalıp dedik, o içten yazılan mektupların sonunu getirdik. Sadece okul müfredatlarına uymak için değil, bu andaki kadar samimi düşüncelerle mektupları çöpe attık. 

 

Mektuplaşmayı biz sona erdirdik, bugünkü gençler değil. Artık mektup yazılmamasının sebebi biziz, iletişimdeki ilerleme değil. 

 

Bazı hataları düzeltmek zor, adeta imkânsız. Öyle ya iki satırlık maillerdeki harfleri bile tam yazmayan, yazamayan gençlerimize mektup yazma alışkanlığını nasıl verebiliriz? Biz bile artık kalem taşımazken, el yazısıyla yazılan mektupların anlamını, değerini nasıl kavratabiliriz? 

 

Olumsuz duygular içindeyken ne yazabilirim ki? O klişe dediğimiz mektuplar hakkında birkaç cümle olsun yazayım dedim. İnşallah, sonra da mektup yazmaya başlarız: 

 

Mektuplar hitapla başlardı. Mektup yazılan kişiye göre değişen Sevgili, Kıymetli, Değerli …vb. bir çok sıfatlarla başlanırdı mektuba. Burada muhatabı değerli görme vardı. Her insan başlı başına değerdir. Bu değeri takdir etme, tespit etme güven verir insana. 

 

“Evvelâ üzerime farz olan selâmlarımı…” Selâm esenlik, sağlık dilemedir. Selâm dini anlamda sünnettir. Ancak bunun farz gibi, mutlaka yerine getirilmesi gereken bir şey gibi kabul edilmesi güzel değil mi? Bazen Farsça bir kelime olan Merhaba ile başlanıldığı olurdu. Merhaba, benden sana bir zarar gelmez anlamındadır. 

 

Selâm bölümünden sonra hatır sorma bölümü gelir. Daima iyi dilekler belirtilir. Buradaki pozitiflik dikkate değer. Çağımızda ikide bir pozitif düşünmeliyiz diyenleri duydukça o klişe diyerek vazgeçtiklerimizi özlüyoruz. 

 

Hitap, selâm, hatır sorma gibi başlangıçlar bundan sonra söylenilecekleri objektif olarak değerlendirmeye hazırlar insanı. 

 

Mektup yazmaktaki amaç yani asıl söylenmek istenen konu ya da konular uygun biçimde yazılır. Bunların hazmı çok kolay olurdu. Çünkü başlangıçtan itibaren olumlu bir hazırlama devresi olurdu. 

 

Eşi, dostu sorma, yakın çevreye selâm bölümleri de, insanın ancak çevresiyle değer bulacağına işarettir. Yoksa gereksiz bir ayrıntı değil. Muhatabı da, onun ailesini ve çevresini de olumlu kabullenme anlamındaki hatır sorma ve selâm bölümünden sonra tekrar esenlik dilekleri ile mektup sona ererdi. 

 

O basma kalıp dediğimiz mektupları okuyanlar az çok anlamıştır yazdıklarımızı. Okumayanlar için örnek yazmam gerekirdi belki. Ama yazamayacağım. Çünkü biz de unuttuk bu tür mektupları. Örnek isteyenlere arşivlere müracaat etmeleri tavsiye olunur. 

 

Değerli okurlarımız,  

Bazı yazar olma heveslilerine açık mektuplar yazmaya başlamayı düşündüğüm için böyle bir giriş yaptım. 

Her hevesliye ayrı ayrı esenlik dilemek, samimiyetimizi, iyi niyetimizi belirtmek en iyisi; ama ister istemez çağa uymamız gerekli. Yani hem o güzelim klişe mektupların değerini bildiririz; hem de öylesine yazmayız. Bizim de çelişkimiz bu olsun. 

 

Daha önceleri de demiştim, hitap, selâm kelâm olmayan mektuplara mektup demem. Aynı düşüncedeyim. Buna rağmen hangi kategoriye girerse girsin, ben mektup niyetine yazmaya çalışacağım. Umarım yararlı olacaktır. 

 

Bir kişinin şahsında hepinize mektup yazmaya başlayacağım haberini ve basma kalıp deyip geçtiğimiz, eskiden yazılan mektupların önemini vurguladığımız bu yazımızı olsun eski biçim özelliklerine uyarak yazabilirdim; ama yapmacık olurdu. Yapmacıklık saygıyı zedeler düşüncesiyle böyle yazdım. İnşallah yanlış yapmadım. 

Saygı ve sevgilerimle. 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 13. 07. 2011 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir mektup örneği Mezuniyetten bu yana görüşmeyeli uzun yıllar oldu. Okuldan azat edilmek ikimiz için de bir mutluluk vesilesi elbette ama bazı mutluluklar hüznü de beraberinde getiriyor. Okul sıralarında başlayan tesadüfî arkadaşlık okul nihayetinde mekânların ayrılmasıyla son bulmuş olabilir. Ancak bu arkadaşlığımızın sonsuza dek bittiği anlamına gelmez. Gerçi daha önce kurduğum arkadaşlıklar okul bittiği gün de mazinin karanlıklarına dahil olmuştu. Ama şunu bilmeni isterim ki zihnimde belirsiz bir hatıra olarak değil varlığını her zaman muhafaza eden güzide bir anı olarak baki kalacaksın. Münzeviler gibi sükûnete, uzlete vabeste bir varlık olarak teknolojinin, iletişimin alasından da ednasından da kendimi tecrit ediyor olmam bu çağda izahı güç bir garabet gibi görünebilir; ama insan alışkanlıklarının çocuğudur. Bizzat görüşmesek dahi meçhul diyarların birinde yaşıyor olabileceğin umuduyla kendimi tatmin etmeye gayret ediyorum. Umarın şu anda kaygının elemin olmadığı, asude bir hayat sürüyorsundur. Hayatımız tesadüflerin getirdiği malzemelerden oluşur Bakarsın bu tesadüfler bir kere daha bizi karşılaştırır. Malum adresini temin edemedim. Kumandanım tesadüf belki bir gün bu mektubu sana ulaştırmak için talimat verir. Karşılaşmak dileğiyle…

Sonbahar yaprağı 
 23.03.2013 22:28
Cevap :
Merhaba, Mailler ve sosyal medya icat olalı mektup yazılmaz oldu. Buna rağmen güzel bir mektup örneği yazdınız. Başarılar dilerim.  06.07.2013 17:39
 

Ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkür ederim. Mektup türünün tarih olmasıyla sadece asker mektupları, sadece özel mektuplar değil; mektup biçiminde yazılan eserler de kayboldu. Bu durum sadece bizim gibileri değil herkesi üzer. Çünkü kaybolan kültürdür. Keşke bir şeyler yapabilsek. İyi günler dileğiyle.

Sabahattin Gencal 
 13.07.2011 16:58
 

Sabahattin öğretmen , bir de mektup biçiminde yazılmış kitaplar vardır; örneğin, Franz Kafka'nın "Milena'ya mektuplar" ... Kolay kolay unutmak mümkün müdür? Saygılar efendim...

Erdal Ceyhan 
 13.07.2011 12:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 285
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 639
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster