Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '12

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
189
 

Mektup

Mektup
 

Oğlum Umut ve ben 2012


CAN UMUT

Mutluluğu çağıran sesin, yüzün işte uzaklarda. Uzaklıklar çoğalsa da yaşanmışlıklarımız var yüreğimde. Duyar gibiyim sesini, görür gibiyim yüzünü.

Yaşadığın o mutlu

Sevi

Sarıyor sesi

Sürüyor yolculuk

 

Yaşamın buz çağında

Taşır başka denizlere coşkuları

Yeşerir yürek

 

Kahkahalar doluyor kuşevim

Gün uzuyor.

Yaşamı iyi kavrayınca umutsuzluk hep uzak olur. Başaramayacağın iş, aşamayacağın engel kalmaz. Bunun yöntemi bulunduğun konumda verimli olmaktır. Olanaklarını kullanırken çalışmalarını sürekli kılmalısın. Tüm bunları yapacak yeteneğin ve kararlılığın olduğuna inanıyorum.

Yaşamın ucunu bırakmayacaksın. Güzellikleri  yakalamak kolayla zorun, bilmekle bilmemenin iç içeliği gibi kişiye yakın ya da uzaktır. Sen güzelliklere yakın, başarıyı hak eden olacaksın.

Özlem yaşamı anlamlı kılan başka duygu. Kişi bedensel olduğu kadar tinsel yanıyla da özellikler taşır.  Mektubu okurken burnunun sızlaması, sevdiklerine yüreğinle uzanıp dokunmak istemen ne güzel değil mi? Diğer canlıları bilmem ama insan işte böylesine yücedir. Sen güzel duygularla bezenmiş, sorumluluklarını bilen can oğlumsun! İnanıyorum ki hep böyle kalacak, yaşamını mutlu kılacaksın.

Seziyor usla açılan

Kanat vuruyor sonsuz

Dengelere tutunuk erdem

Sığınır sabra

İnsan yaşamı hem uzun hem de kısadır. Bu da ne demek! İşte öyle! Bunu sana, yaşama düzeyin, belirleyeceğin amaçların, dünü aratmayan mutluluğun, dirliğin, sorumlulukların duyuracak. Şimdiden düzenli, ölçülü yaşam uzun yıllar bağışlayacağı gibi mutluluk, başarı da sunacaktır. Yaşamın gizi senin elerinde kişi nasıl isterse o öyle açar.

Sevgili Umut, sen benim oğlum, en yakın arkadaşımsın.Öyle de kalmanı istiyorum, diliyorum. Askerliği de yedin. Böyle değerli komutanlarla, arkadaşlarla ben de bir kez daha askerlik yapardım.

Bu yıl İzmit yollarında giderken seninle olan Sultanbeyli, Gebze yolculuklarımı anımsıyorum. Yine sabahları mercimek çorbasını içerken sen yanımdasın. Özlemle gözlerinden öperim.                                                       

Baban       

18 KASIM 2012’YE DÜŞEN NOT

Yaşam duyulan gibi yaşanabilse, başarılar da öyle gelse ne güzel olurdu!.. Can oğlum sevgilerimle!..                                                                                                                                                                                                                                                                                           Baban

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Mezuniyetten bu yana görüşmeyeli uzun yıllar oldu. Okuldan azat edilmek ikimiz için de bir mutluluk vesilesi elbette ama bazı mutluluklar hüznü de beraberinde getiriyor. Okul sıralarında başlayan tesadüfî arkadaşlık okul nihayetinde mekânların ayrılmasıyla son bulmuş olabilir. Ancak bu arkadaşlığımızın sonsuza dek bittiği anlamına gelmez. Gerçi daha önce kurduğum arkadaşlıklar okul bittiği gün de mazinin karanlıklarına dahil olmuştu. Ama şunu bilmeni isterim ki zihnimde belirsiz bir hatıra olarak değil varlığını her zaman muhafaza eden güzide bir anı olarak baki kalacaksın. Münzeviler gibi sükûnete, uzlete vabeste bir varlık olarak teknolojinin, iletişimin alasından da ednasından da kendimi tecrit ediyor olmam bu çağda izahı güç bir garabet gibi görünebilir; ama insan alışkanlıklarının çocuğudur. Bizzat görüşmesek dahi meçhul diyarların birinde yaşıyor olabileceğin umuduyla kendimi tatmin etmeye gayret ediyorum. Umarın şu anda kaygının elemin olmadığı, asude bir hayat sürüyorsundur. Hayatımız tesadüflerin getirdiği malzemelerden oluşur Bakarsın bu tesadüfler bir kere daha bizi karşılaştırır. Malum adresini temin edemedim. Kumandanım tesadüf belki bir gün bu mektubu sana ulaştırmak için talimat verir. Karşılaşmak dileğiyle…

Sonbahar yaprağı 
 16.03.2013 15:34
Cevap :
Sayın Nazmiye Çakmak, Tanışıyor muyuz? Böyle yıllar sonra tanıdık bir ses gibi sıcak sıcak konuşman çok hoş.Teşekkür ederim. İstanbul'da yaşıyorum.Öykü,şiir türünde yapıtlarım var.Her gün blog.milliyet.com.tr bir ürünü koyuyorum.05353905824 Sözcükleri etkili kullandığınızı söylememe lütfen izin veriniz. NOT: KURMACA YAZINSAL TÜR:ÖYKÜ,4 NİSAN 2013 GÜNÜ SAAT 15.00'DE SÖYLEŞİME BEKLERİM. ARGUVANLILAR DERNEĞİ, BOSTANCI TREN İSTASYONU ARKASINDA   17.03.2013 12:33
 

Türkay Bey, güzel duygularınızı Türkçemizle harmanlayıp sunduğunuz mektup yazın türü örneği yazınızı beğendim! Kutlarım.

Muhsin DURUCAN 
 18.11.2012 18:38
Cevap :
Sevgili Durucan, Seni özledik! Beğenileriniz için teşekkür ediyorum.Ben de senin gezi yazılarını beğenerek okuyorum.Görüşmek dileğiyle sevgiler, saygılar sunuyorum.  18.11.2012 19:28
 

Yazıda Umut'unuza duyduğunuz sevgi ile ilgili anlattıklarınız önemli.Akıl vermelerinizi almıyorum. Yanlış da olsa Umut yolunu kendi bulmalı.

Kerim Korkut 
 18.11.2012 11:36
Cevap :
Sevgili Kerim Bey, Baba olmak işte böyle bir şey! Neylersin,çocuklarımızın ayağı taşa çarpmasın diye nelere soyunmuyoruz ki!Sevgiler, saygılar...  18.11.2012 14:58
 

Bir evlada yazılacak en güzel satırlar. şiirde de Dağlarca havası var ki ,onu ayrıca sevdim. saygılar, selamlar Üstat.

Erdal Ceyhan 
 18.11.2012 11:35
Cevap :
Sevgili Erdal Bey, Sevgi tutunup yükseleceğimiz en önemli dalımız değil mi? Bir şey beklemeden bu duyguyu çocuklarımıza duyarak yaşıyoruz.İşte bu duygular güzel Türkçeyle birleşince burun kemiklerimizi de sızlatıyor.Yaşam bilinir bilinmez doğrultusunda akıyor.Sevgiler,saygılar sunuyorum...  18.11.2012 15:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1064
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 699
Kayıt tarihi
: 24.03.12
 
 

Türkay KORKMAZ, umuda yolculuğu ertelemez. Mermeri delenin damlanın sürekliliği olduğunu bilir. Y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster